Yükleniyor...

Yazı Hakkında

Yayınlanma Tarihi 14 Nisan 2016 - 19:01
Son Düzenlenme Tarihi 14 Nisan 2016 - 19:01
RODOS KALESİNDEKİ "TÜRK CASUSLARI"

RODOS KALESİNDEKİ "TÜRK CASUSLARI"

Bu son derece müstahkem kalenin fethi, Türkler'in askeri dehasının üstünlüğü ve sebatkarlığı sayesinden başarılmıştır. Öyle ki, Türkler daha Yavuz Sultan Selim zamanından beri buranın fethini akıllarına koymuş ve sistemli bir casusluk teşkilatı kurmuşlardı. Büyük muhasaranın başlamasından sonra kaledeki Türk casusları da faaliyetlerini canları pahasına arttırmışlar ve Türk ordusuyla daimi temasta bulunmuşlardır. Yavuz devrinden beri adadaki Türk casus teşkilatının başında bir Türk hekimi vardı. Bu hekim meslek bilgisiyle şövalyeleri birçok hastalıktan kurtarmış, yıllar boyunca tamamen itimatlarını kazanmaya muvaffak olmuştu. Hatta zahiren din değiştirerek Hristiyan görünmüştü. Sonunda şövalyeler Türk topçusunun, en hassas yerlerini bulup isabet kaydetmesinden şüphelenmişler ve Türk hekiminin ışıkla haber verdiğini anlayıp, bu fedakar casusu parçalamışlardır. Kaledeki bir Türk kadın casusu da mühim bir mevkide yangın çıkarmak üzereyken yakalanıp parçalanmıştır. Bu Türk kadını, arkadaşı olan iki Türk kadınıyla beraber en müthiş işkencelere tabi tutulduğu halde, Rodos kalesindeki diğer Türk casuslarının isimlerini ifşa etmemiştir. Başka bir Türk kadın casusu da Türk ordugahına işaret verirken yakalanmış, her uzvu ayrı ayrı parçalandığı halde, o da arkadaşlarının adını vermeyip şehit olmuştur.

Rodos bu gibi fedakarlıklar pahasına fethedilmiştir. Türkler'in şövalyeler içinde bile casusları vardı. Bu adam Don Andrea d'Amaral adlı Grand - Croix rütbesine haiz bir İspanyol asilzadesi idi. Bu da şövalyeler tarafından teşhis edilmiş, tarikattan tardedildikten sonra idam olunmuştur.

YILMAZ ÖZTUNA, TÜRKİYE TARİHİ, CİLT: 5, S. 155

+1 Beğeni ziyaretçilerin beğenme sayısı

Tüm Zamanlar

Tüm zamanlar görüntülenme
+11
İstatistikler 2019 yılından itibaren tutulmaya başlanmıştır.