Yükleniyor...

Ümit Doğan

Tarihçi

Yazı Hakkında

Yazı Kategorileri
Yayınlanma Tarihi 29 Eylül 2016 - 17:56
Son Düzenlenme Tarihi 23 Temmuz 2017 - 22:11
PATRİKHANE LOZAN’I ZATEN DELİK DEŞİK ETMİŞTİ.

PATRİKHANE LOZAN’I ZATEN DELİK DEŞİK ETMİŞTİ.

Ümit DOĞAN

Fener Rum Patriği Bartholomeos ilk kez İzmir’e atama yaptı. Bartholomeos 25 Eylül günü Basmane semtindeki Aziz Vukolos Kilisesi’nde ayin yönetti.

Ayine Yunanistan Dışişleri Bakan Yardımcısı Yannis Amanatidis, Ankara Büyükelçisi Kyriakos Loukakis ve Yunanistan’dan çok sayıda din adamı ve sivil toplum kuruluşu temsilcisi katıldı. Ayin sonrasında Lozan’a aykırı olarak bir İzmir Başpapazı Kyrillos Sykis’in episkopos olarak atanması töreni yapıldı.

İzmir’e yapılan bu atama “LOZAN 94 YIL SONRA DELİNDİ” başlıklı haberlerle okuyucuya duyuruldu. Yanlış bilgi.

İkinci kitap çalışmam kapsamında, Fener Rum Patrikhanesinin başlangıçtan günümüze kadar yaptığı bütün faaliyetleri mercek altına almış birisi olarak söylemek istiyorum ki; Lozan 94 yıl sonra değil, Atatürk’ün ölümünden sonra delindi.

Nasıl mı?

Atatürk, fesad ve ihanet ocağı diye nitelendirdiği Fener Rum Patrikhanesini ülke dışına çıkartmak istemiş; dönemin şartları buna imkan vermeyince, Lozan’da Patrikhane'nin bütün siyasi yetkilerini elinden alarak, bu kurumu yalnızca İstanbul Rumlarının dini merkezi haline getirmişti. Diğer taraftan Papa Eftim’den, Kayseri'de kurdurduğu Türk Ortodoks Patrikhanesini İstanbul'a taşıyarak Fener Rum Patrikhanesi ile mücadeleye devam etmesini istemişti.

KANUNLARA GÖRE FENER RUM PATRİKHANESİ, FATİH KAYMAKAMLIĞINA BAĞLI BİR TÜRK KURUMU İDİ. Atatürk döneminde Fener patrikleri hükümetçe itibar görmemiş, muhatap kabul edilmemiş, bu sayede yalnızca dini işlerle meşgul olmaya bir nevi mecbur bırakılmışlardı.

Atatürk’ten sonra Ne oldu?

Athenagoras, ABD desteği ile Yunan vatandaşı iken bir gecede apar topar Türk vatandaşlığına geçirilip patrik seçtirildi. Yeni Fener Patriği Athenagoras, ABD’den Türkiye’ye geldiğinde, dönemin Cumhurbaşkanı İsmet İnönü onu makamında kabul etmiş, böylece Fener Patrikhanesine ilk taviz verilmişti. Türk Ortodoks Patrikhanesi Basın Sözcüsü Sevgi Erenerol’a göre Lozan’ı kendi eliyle imzalayan İsmet Paşa yine kendi eliyle delmiş oluyordu. Dönemin Türk basını Athenagoras’tan övgüyle bahsediyor, sevinçli karşılamalar yapılıyor, bir abartıdır gidiyordu. Atatürk’ün Patrikhane’yi Fesat ve Hıyanet ocağı şeklinde nitelendirdiği çoktan unutulmuş gözüküyordu. Dahası var, bütün bunlar yetmedi. Dönemin Başbakanı Adnan Menderes, 1952’de Athenagoras’ı makamında ziyaret ederek ona övgü dolu sözler söyledi.

Görüldüğü gibi Atatürk’ün vefatının üstünden henüz 10-15 yıl geçmişti ki, en büyük muhattabı Fatih Kaymakamı olması gereken Fener Patriği, Cumhurbaşkanınca kabul gören, Başbakan’ı ayağına kadar getirten bir otorite halini almıştı.
Tavizler birbirini kovalıyordu. Özal zamanında Patrikhane binası yenilendi. Ne kadar Emperyalist varsa hepsinin katıldığı yeni binanın açılış töreninde davetliler içeri alınırken orta kapı kapalı tutuldu. Bir Allah’ın kulu çıkıpta “Orta kapıyı neden kapalı tutuyorsunuz?” diyemedi. Diyemezlerdi, Emperyalist Ağabeyleri kızardı çünkü. Orta kapının kapalı tutulmasının özel bir sebebi vardı. Osmanlı döneminde ihanet içinde tespit edilen Fener Patriği Grigorios, yaptığı ihanetin yaftası boynuna asılarak orta kapı önünde idam edilmişti. O gün, Patrikle eşdeğer bir Türk din veya devlet adamını öldürmedikçe bu kapıyı açmayacaklarına and içmişlerdi. Orta Kapı, artık Kin Kapısıydı.
Aynı dönemlerde Fener Patrikhanesi kendisini “Ekümenik” yani eşitleri arasında birinci, Dünya Ortodokslarının lideri ilan etmeye başladı. Lozan’a göre İstanbul Rumlarının Ruhani Merkezi’inden başka bir vasfı olmayani yani İstanbul dışında bir hükmü bulunmayan Patrikhane’ye işi iyice abartmış, dünya liderliğine soyunmuştu. Ekümeniklik iddiası, Lozan’a bütünüyle aykırı olduğu için, her ekümenik faaliyetle Lozan bir kez daha delinmiş olacaktı. İnanın, Ekümenik olma yolundaki siyasi faaliyetleri yazmakla bitmez.
Bugün ne mi oluyor? Atatürk döneminde Fener patrikleri siyasi faaliyet yapamazlarken, bugün patrik Bartholomeos Yunanistan'ın tahsis ettiği özel uçakla bir dış işleri bakanı gibi ülke ülke gezerek temasta bulunuyor. Her gittiği ülkede bir devlet başkanı gibi karşılanıyor. Açılışlara katılıyor, fahri doktoralar, plaketler alıyor. Hemen her konuşmasında "Ekümenik patrik" olduğunu ilan ediyor. Bütün emperyalist devletler, Hristiyan inancında Ekümenik patriklikler belli olduğu ve buna göre Fener Rum Patrikhanesinin Ekümenik olmadığı bilinmesine rağmen, Fener Rum Patrikhanesini "Ekümenik" kabul ediyorlar. Bartholomeos bugün Laik Türkiye cumhuriyetinde, İstanbul'da din mahkemesi kurup Kudüs patriğini azl edecek kadar cesaret bulabiliyor. Atatürk ve Papa Eftim'in kemiklerini sızlatan bu faaliyetler günümüzde artarak devam ediyor.

Ayrıca; https://www.patriarchate.org/ adresine tıklayıp Patrikhanenin resmi internet sayfasına bir göz gezdirin derim. Patrikhane ekümenik olarak nasıl tanıtılıyor bir bakın. Tabi, İngilizce, Fransızca, yada Yunanca biliyorsanız. Çünkü bir Türk Kurumu olan Patrikhanenin resmi internet sayfasında Türkçe kullanılmamış. Şaşırdınız mı? Ben şaşırmadım.

+1 Beğeni ziyaretçilerin beğenme sayısı

Tüm Zamanlar

Tüm zamanlar görüntülenme
+3
İstatistikler 2019 yılından itibaren tutulmaya başlanmıştır.