Yükleniyor...

Yazı Hakkında

Yayınlanma Tarihi 07 Eylül 2015 - 08:59
Son Düzenlenme Tarihi 03 Ocak 2019 - 21:52
Ömer Seyfettin’in “Başını Vermeyen Şehit” Adlı Öyküsünde Kendilik Bilinci*

Ömer Seyfettin’in “Başını Vermeyen Şehit” Adlı Öyküsünde Kendilik Bilinci*

Arş. Gör. Veysel ŞAHİN,

Fırat Üniversitesi Fen Edebiyat Fakültesi Türk Dili ve Edebiyatı Bölümü Araştırma Görevlisi

* Kendilik Bilinci: Bir milletin kendi olma bilinci ve mücadelesi

Kendi Olma Bilincinde Kahramanın/ Milletin / Sonsuz Yolculuğu

Ömer Seyfettin, “Başını Vermeyen Şehit” 1 adlı öyküsünde bir milletin kendi
olma bilincini ve mücadelesini okuyucusuna vermeyi amaçlar. Eserde kendilik
bilincine erişen bireylerin, kendini milletini için ötelere taşıması arzusu, öyküye büyük bir derinlik kazandırır. Öykünün başkahramanı olan Kuru Kadı kendini tamamlamış bir kahraman olarak karşımıza çıkar. Jung’un ifadesi ile bu kişi, “bilge adam” (Stevens, 1999: 34) veya başka bir ifadeyle “Yüce birey”dir.

Kuru Kadı,Yüce birey, olayların akışına yol veren ve insanları etkileyen ülkü bir değerdir.“Kendi yetenekleri ve yüceliği ile bilinç ve bilinçdışı arasında, bağ kurabilen üst bir kişidir. Yüce birey, bilinçdışını algılayıp kontrolü altına alabilecek ve yansıtabilecek yüceliğe sahiptir. Bireyde, bireyleşim sürecinde, iç benliğin izdüşümü olduğu için erdemine eve yardımına gereksinim duyulur.” (Gökeri, 1979: 77–78).
Kuru Kadı, varlığını dinin ve geleneğin eşliğinde bütünlerken milletin hafızasını da bütün yönleri ile kuşatır. Öyküde, Kuru Kadı’nın etrafındaki insanları kendi benliğinin etkisi altına alması, öyküdeki diğer kahramanların büyümelerine ve ruhsal olarak uyanmalarına sebep olur. Ötelere “Kızılelma”ya ulaşmak için açılan sancak, mekânın izdüşümünde kendini geleneğin, inancın ve yaşamın ellerinde büyüktür. Bu değerlerin en büyük kaynağı “din” ve “gelenek”dir. Öyküde din, millî ruhu ve millî belleği büyüten en büyük güçtür. Kuru Kadı’nın kendini erişilmez bir noktaya çekmesi din ve geleneklerle bütünleşmesinden kaynaklanır:

“Askerler başlarını tepeden gelen sese kaldırdılar. Kuru Kadı’dan hepsi çekinirlerdi. Gayet sert, gayet titiz, gayet sinirli bir adamdı. Adeta deli gibi bir şeydi. Sabahtan akşama kadar namaz kılar, zikreder, geceleri hiç uyumaz idi. Daha yatıp uyuduğunu kalede gören yoktu. Vali Ahmet Bey ona “Bizim yarasa” derdi. Zavallının “daüsseher” denilen hastalığını kerametine de yorarlar vardı.”

(a.g.e.,151).

Tamamını okumak için: Ömer Seyfettin - Başını Vermeyen Şehit

+1 Beğeni ziyaretçilerin beğenme sayısı

Tüm Zamanlar

Tüm zamanlar görüntülenme
+10
İstatistikler 2019 yılından itibaren tutulmaya başlanmıştır.