Yükleniyor...

Yazı Hakkında

Yayınlanma Tarihi 28 Ağustos 2015 - 18:47
Son Düzenlenme Tarihi 03 Ocak 2019 - 21:52
Nutuk'da Atatürk'ün Milli Şuur İle İlgili Görüşleri

Nutuk'da Atatürk'ün Milli Şuur İle İlgili Görüşleri

Dr. Abubekir S. YÜCEL

Millet, sosyologlar arasında yapısal ve fonksiyonel özellikleri bakımından üzerinde tam olarak ittifak edilememiş bir kavramdır. Bize göre, Türk milletinin karakteristik özelliklerini yansıtması bakımından, E. Renan'ın meseleye manevi açıdan yaklaşan;

"milletin, bir ruh, idealler ve hislerdeki birlikteliğinin meydana getirdiği değerlerin tümü"

şeklindeki tarifi daha uygun gözükmektedir. Bir milletin teşekkülünü ve temadisini sağlayan yegâne unsurun da üzerinde yaşanan bir vatan parçası olmasıdır. Mete Han'ın dediği gibi "toprak milletin köküdür". Bu toprak, her müstakil devletin hak ve yetkilerini mutlak şekilde kullanabildiği coğrafi sahadır, yani vatandır.

Millet, tarihi bir oluştur ve onun teşekkülünde en büyük rolü milli şuur veya milliyet şuuru oynar. Bu şuur milleti meydana getiren fertler arasındaki istiklâl duygusundan kaynaklanmaktadır ve bizdeki istiklâl duygusunun temeli Türk kültürünün içerisinde yatmaktadır. Türk tarihinin seyri içinde, bu duygu ve düşüncelere sıkca rastlamak mümkündür. Bilge Kağan'ın Türk halkının Çin esaretinden kurtuluşunu anlatırken;

"Türk Tanrısı, Türk milleti yok olmasın diye babam İl-teriş Kağan'ı ve anam İl-Bilge Hatun'u yükselterek gönderdiğini ve Tanrının güç vererek istiklâl kazandıklarını"

söylemesi hakan, vezir ve halkın nasıl aynı milli şuurla birleşerek esaretten kurtulduklarını göstermesi bakımından çok önemlidir. Bu düşünceler, yöneteni ve yönetilenleriyle birlik ve bütünlük içerisinde olmanın ortak bir değer ve bu değere bağlı olarak da olumlu sonuçların ortaya çıkabileceğini göstermesi bakımından dikkate değer bir noktadır.

Türk tarihine baktığımızda; bazı dönüm noktalarının olduğunu görürüz. X. yüzyılda İslam'ın kabulü, Malazgirt savaşıyla Anadolu'nun kapılarının Türkler'e açılması, İstanbul'un fethiyle yeni bir çağın açılması....gibi. Gelişen olayların arka plânına baktığımızda, milleti meydana getiren bütün fertlerin aynı halet-i ruhiyede hareket ettiklerini görmemiz mümkündür. O da milli şuurdur. İşte bu ruhladır ki, Türk milleti hiçbir zaman vatansız kalmamıştır. Göçebe Türkmenler arasında yaygın olan,

"yerinden ayrılan yedi yıl, yurdundan ayrılan ölünceye değin ağlar. Devletli devlet arar; devletsiz vatan arar"

sözü hiç bir dönemde gözardı edilmemiştir. İşte Anadolu da, yurt edindiğimiz vatan toprağının en önemli halkalarından biridir. Burada 26 Ağustos 1071 Malazgirt Meydan muharebesiyle Türk Devletinin temelini atılmış ve Anadolu'nun Türklüğü tescil edilmiştir. Bu vatan toprağı, Osmanlı Devleti'nin çökmesiyle birlikte yeni olaylara sahne olmuş ve Türk milleti tarihin bazı zamanlarında olduğu gibi vatansız kalma tehlikesiyle karşı karşıya kalmıştır. Herkesin ne olacak diye durakladığı bir zamanda, Milli birliğin temelini; milli şuurda ve milli birlikte gören, adından kendisinden sonra sıkça zikredilecek bir şahsiyeti, Mustafa Kemal'i ve onun Anadolu halkıyla topyekün başlattığı bir hareketi, İstiklâl Savaşı'nı görüyoruz.

Yurdumuzun parçalanıp işgal edildiği günlerden başlayarak, Türk tarihinde bir dönüm noktası olan İstiklâl Savaşı'nı Türkiye Cumhuriyetinin kuruluşunu ve İnkılâpların yapılışını anlatan Atatürk'ün Nutuk 'u, siyâsi ve milli tarihimizin birinci elden, pek değerli bir kaynak eseridir. Atatürk'ün kendi kaleminden çıkan bu eser, yine Atatürk tarafından, Cumhuriyet Halk Partisi'nin 15-20 Ekim 1927 tarihleri arasında Ankara'da toplanan ikinci
kurultayında 36.5 saat süren ve altı günde okunan tarihi bir hitabeye dayandığı için Nutuk adını almıştır.
Bu çalışmamızda ülkenin, parçalanmanın eşiğine gelindiği bir zamanda, vatanı kurtarmak için ön saflarda yer alan Atatürk'ün, ülkenin milli bütünlüğü doğrultusunda sarfettiği veciz ifadeleri bir yazıda toplamayı düşündük. Bizi böyle bir çalışmaya iten saik, vatanımızın 1919'lu yıllardaki genel durumuyla, içerisinde bulunduğumuz şu andaki durum arasında paralellik arzeden noktaların bulunmasıdır. Bu paralellik gösteren noktaları, aşağıda, bizzat Atatürk'ün diliyle dercetmeye çalışacağımız satır aralarında görmek mümkündür. Amacımız, Türkiye Cumhuriyeti Devleti'nin sınırları içerisinde yaşayan bizlere, Cumhuriyetin kurucusunun diliyle bazı gerçekleri göstermektir. Görülecektir ki; o gün ülkenin bütünlüğünü tehlikeye sokmak isteyen dış düşmanlarla iç düşmanlar, bugün de aynı düşmanlardır. Atatürk'ün Kurtuluş Savaşı'nı başlattığı yıllarda oynanan fakat başarılı olamayan senaryo ile, bugün ülkemiz üzerinde oynanmaya çalışan senaryo aynı senaryodur.

Yakın tarihimizde, ülkemiz üzerinde oynanmak istenen fakat pek de başarılı olmayan bu senaryoların ortasından; ileri görüş, ince kavrayış ve büyük devlet adamlığı vasfının vermiş olduğu ustalıkla sıyrılan Atatürk'ün, o sıkıntılı günlerde tarihe mâl olmuş olan milli şuur ve milli bütünlük ile ilgili sözlerini, hiçbir yorum katmadan vermeye çalışacağız. Zira, ifadelerdeki açıklık yorumlanmasına yer bırakmamaktadır. Tarih, ibret alınmak içindir. Eğer ibret alınmaz ise hatalara düşmek de mukadderdir.

Devamını okumak için: NUTUK'TA ATATÜRK'ÜN MİLLİ ŞUUR İLE İLGİLİ GÖRÜŞLERİ

+1 Beğeni ziyaretçilerin beğenme sayısı

Tüm Zamanlar

Tüm zamanlar görüntülenme
+8
İstatistikler 2019 yılından itibaren tutulmaya başlanmıştır.