Yükleniyor...

Tarihçi

Bot/Robot

Yazı Hakkında

Yayınlanma Tarihi 29 Eylül 2017 - 19:48
Son Düzenlenme Tarihi 29 Eylül 2017 - 19:48
MADAME GAULIS - MUSTAFA KEMAL PAŞA MÜLÂKATI

MADAME GAULIS - MUSTAFA KEMAL PAŞA MÜLÂKATI

MADAME BERTHE GEORGES-GAULIS

Paşa’nın evinin birinci katında iç avluyu andırır bir yerde, üniformalı kalabalık bir subay grubu aralarında teklifsizce konuşmakta idiler. İçeri girdiğim zaman hepsi susarak bana baktı. Hiçbir resminin kendisine benzememesine rağmen, anılarında Paşa'yı seçebildim. Bu, kendine has tavrı ve fevkalade bakışları ile, Paşa’nın ta kendisi idi; yüzünde belirsiz bir tebessüm vardı. Nezaketle selâm vererek bu ilk görüşmemiz için yalnız kalacağımız bürosuna beni davet ederek:

"-Soruların derinliğine girmeyeceğiz, birazdan gidiyorum, dedi. Üç, dört gün sonra döneceğim, bu da size Ankara’yı tetkik etmeniz için vakit kazandıracaktır. Eğer tetkiklerinizi not edip, sizi ilgilendiren hususları bana bildirirseniz, döndüğüm zaman uzun uzun konuşuruz. Kısaca şunları söyleyeyim ki, efkârıumumiyeniz ve hükümetiniz iki ayrı dil konuşuyor. Esas konuyu, yanı İngilizlerin biz'e karşı Anadolu da açtıkları savaşı daha sonra ele alacağız. Şimdi, İngilizlerin en kuvvetli ajanlarından biri olan Mustafa Sagir ’in davasını izlemek fırsatını bulacaksınız. Burada her gün İngiliz ajanlarını tevkif ediyoruz. Ankara’ya kadar sızabiliyorlar, hâlbuki bunun kolay olmadığını siz de görebildiniz."

M. Kemal ’in esrarlı tebessümü yine belirmişti, soruyordu:

"-Ankara dan, evinizden memnun musunuz? Etrafınıza iyice bakın, burada çok sevdiğiniz araştırmalarınız için birçok ilgi çekici şeyler öğreneceksiniz!"

Bu arada, bulunduğumuz yere gelenler olmuştu, çevik ve ölçülü bir hareketle tâciz edeni uzaklaştırmış ve aynı jestIe benim de kalkmak için yaptığını hareketi durdurmuştu. Hiç. bir şey yapmıyormuş gibi, günlerimden süratle istifade edebilmem için Ankara'daki hayatımın plânını kuruyordu. Görüşmemizin sonunda Paşa beni arabaya kadar geçirdi. Başka bir sefer; Çankaya ’da, 1200 metre yükseklikteki yeni ikametgâhının dinlendirici serinliğinde, Mustafa Kemal, Fransa ile arasındaki durumu açıkladı: Nüfuz bölgesi ve Kilikya meselesi. Bir saatten fazla tartışmıştık. O, her sözünü ölçerek ve tam bir kesinlikle söylüyordu. Onu dinlerken anlaşmazlığın genişliğini sezmek kolay oluyordu, Bu anlaşmazlık, tarifî zor bir hissî meseleye dayandığı için daha da ciddileşiyordu:

“ -Fransa beni her zaman aldattı Bekir Sami’nin bana getirdiği bu anlaşma tuzak oldu," dedi.

Kendi kendimize de yaptığımız bu suçlamaları, Türk Milli Hareketi’nin şefinden de duyduktan sonra bu anlaşmazlığa bir çare bulunamayacağını ve her şeyin durumu daha da vahimleştireceğini içimden söylüyordum. Türk Millî Hareketi’ne karşı olan İngiliz çabasının öner mini görmüştüm. İngiliz subaylarının destekledikleri Yunan tecavüzünün neticesini de yakından görmüştüm. Bütün bunlara bizim kayıtsızca davrandığımızı da biliyordum. Mustafa Kemal:

“Birbirimizi, hakikatlerden ziyade, kelimeler ve şekiller üzerinde kırıyoruz. Bunlar; sizin için teferruat, fakat bizler için ise. bu teferruat, esası ifade ediyor," diyordu.

Ayrılacağım sırada:

“Niye gidiyorsunuz?" diye tekrar söze başladı. Bugün aranızda yegâne bağı siz teşkil ediyorsunuz ve bu bağın ne kadar faydalı olduğunu siz de görüyorsunuz. Yakında döneceksiniz ve diğer vatandaşlarınız gibi siz de artık bizi anlayacaksınız."

NAŞİT HAKKI ULUĞ, MİLLİ MÜCADELE'DE TÜRK-FRANSIZ MÜNASEBETLERİ, HAYAT TARİH MECMUASI, 1972 - EKİM,

+1 Beğeni ziyaretçilerin beğenme sayısı

Tüm Zamanlar

Tüm zamanlar görüntülenme
+35
İstatistikler 2019 yılından itibaren tutulmaya başlanmıştır.