[![koresavassk]()]() **KORE SAVAŞI VE TÜ..." /> [![koresavassk]()]() **KORE SAVAŞI VE TÜ..."> [![koresavassk]()]() **KORE SAVAŞI VE TÜ...">
Yükleniyor...

Yazı Hakkında

Yayınlanma Tarihi 26 Ağustos 2015 - 16:47
Son Düzenlenme Tarihi 03 Ocak 2019 - 21:52
KORE SAVAŞI VE TÜRKİYE

KORE SAVAŞI VE TÜRKİYE

koresavassk
KORE SAVAŞI VE TÜRKİYE

Güney Kore de Han-Guk, Kuzey Kore de Vatan Kurtuluş Savaşı olarak tanımlanan Kore savaşı Soğuk savaşın ilk sıcak çatışması olarak tarihe geçmiştir. Savaş ABD ve Birleşmiş Milletlerden oluşan müttefikleriyle sonradan savaşa dahil olan Çin Halk Cumhuriyetiyle birlikte uluslar arası bir boyut kazanmıştır. Savaş 1953'de ateşkesle sona ermiş, ancak bu ateşkes herhangi bir barış antlaşmasıyla resmiyete dökülmemiştir. Dolayısıyla Kuzey Kore ve Güney Kore hala teknik olarak savaş halinde gözüküyor.

Kore adası 2.Dünya savaşından sonra Japonya'nın teslimiyetinin ardından ABD ve Sovyetler Birliği arasında ki anlaşmazlıkların su yüzüne çıktığı ilk bölgelerdendir. ABD ve Sovyetler Japonya'dan aldıkları topraklar üzerinde iki ayrı devlet kurulmasına öncülük etti. Bunlardan biri Demokratik Güney Kore diğeri ise Komünist Kore Halk Cumhuriyeti idi. Her ne kadar dostane bir tutum sergileseler de Sovyetler ve ABD bu iki devletin kurulmasını stratejik çıkarları doğrultusunda desteklemişlerdir.Dünya üzerinde ki ekvatorun 38 derece kuzeyinde yer alan enlem dairesi 38.kuzey enlemi bu iki ülkeye sınır olmuştur. Kore savaşını komünizmin kapitalizme karşı ilan ettiği savaş olarak tanımlayan Kuzey Kore Birleşmiş Milletlerin çabalarına rağmen taarruzu başlatarak Seul'ü ele geçirdi. Savaşın başlarında Kuzey Kore askerleri Güney Kore askerlerini kısa zaman içinde bozguna uğrattı. Amerika Birleşik Devletleri'nin girişimiyle Birleşmiş Milletler (BM) Ordusu kuruldu ve aralarında Türkiye'nin de bulunduğu 16 batılı milletin askeri Kore'de Güney Kore'nin yanında yer aldı. 38 enlem sınırını geçen Kuzey Kore orduları BM ordusu savaşa katılınca gerilemeye başladı. Gerilemenin başlıca sebepleri büyük ateş gücü, modern silahlar ve güçlü hava bombardımanları etkili oldu. Kuzey Kore'yi sınıra kadar püskürten BM ordusu eski sınırlarda durmayıp iki Kore'yi birleştirme amacıyla Çin sınırına kadar işgale başladı. Bu durum ilk zamanlar savaşa ilgisiz kalan Çin'nin tepkisine yol açtı. Bölgede Amerikan müttefiki bir Kore'nin kurulması Çin için ciddi tehdit teşkil ediyordu. 38. enlemin geçilmesi durumunda savaşa gireceğini açıklayan Çin BM birliklerinin durmaması sebebiyle aktif olarak Kuzey Kore'yi desteklemeye başladı. Ancak bu destek BM ordusunu durdurmaya yetmedi 24 Ekim 1950 tarihinde belki de savaşın kaderini baştan yazacak bir açıklama geldi. Amerikalı Mareşal Douglas MacArthur savaşı bitirecek bir hücuma girişeceğini açıkladı. Bu açıklamanın ardından Çin Halk Gönüllü Ordusu adında yüz binlerce Çinli gönüllü sınırdaki Yalu nehrini geçerek gizlice Kore'ye girdi. Çin Ordusu Kuzey Kore'ye adeta bir umut ışığı gibi geldi. Bir çok Amerikan ve BM birliğini saf dışı bıraktı. BM'nin zaferi kısa süre içinde toplu çekilme halini almıştı. Ocak 1951'de başkan Truman, savaşı yürütebilmek için Amerikan Kongresinden özel yetkiler istedi. 50 milyar dolarlık bir savaş bütçesi oluşturuldu bölgeye destek birlikler yollandı. Kore savaşı adeta Kuzey-Güney Kore savaşından çıkmış ABD-ÇİN savaşına dönmüştü. Çin Halk Gönüllü Ordusu ise BM ordusunu 38. enleme püskürtmekle kalmayarak Güney bölgesini işgale başlamıştı. Yani bir zaman önce BM ordusunun oluşturmaya çalıştığı topraklar şimdi yeniden oluşuyordu ancak düşman birlikler tarafından. Buradan şunu anlıyoruz ki Çin savaşa girmeden önce sınırların korunmasını isterken şimdi bütün Kore'yi istiyordu yani ortada bir çıkar çatışması mevcuttur. Mareşal Douglas MacArthur başkan Truman'nın emirlerine riayet etmeyerek ordularını tekrar Çin ilerletmek istemesi üzerine Truman tarafından derhal emekliye sevk edildi. Zamanla savaşın durağan bir nitelik alması ve iki tarafında herhangi bir kazanç elde edememesi, tarafları barış görüşmeleri yapmaya itti.1951 Nisan ayında başlayan görüşmeler 1953 Temmuz ayında ateşkes antlaşması ile sonuca bağlandı. Kore savaşında yaklaşık 3 milyon insan yaşamını yitirdi.

Bakanlar Kurulunca Alınan Kararın Dönemin Gazetelerinde Yayınlanması

KORE SAVAŞINDA TÜRKİYE

Sovyet baskısına karşı müttefik arayan bu sebeple yıllardır girmeye çalıştığı NATO'ya girebilmek için müzakere mücadelesi veren Türkiye bu isteklerini daha kolay elde edebilmek için Amerika'ya yakınlaşmak amacıyla Kore savaşına bir tugay yollamıştır.

Birleşmiş Milletler Kore'ye müdahale kararı aldığında Güney Kore'ye asker göndermeyi teklif eden ilk ülke Türkiye olmuştur. 25 Temmuz 1950 akşamı Türkiye'nin Kore'ye 4500 kişilik bir birlik göndereceği büyük bir gururla bakanlar kurulunun aldığı karar ile açıklanmıştır. Dönemin muhalefet partileri CHP ve MP (Millet Partisi) meclisin kararı alınmadığı için eleştiriler de bulundular ancak izlenen politikaya karşı değillerdi. Hatta Dönemin CHP Genel Sekreteri Kasım Gülek Demokrat Parti'ye giderek bu kararın hükümet olarak değil birlik olup milli bir karar olarak alınmasını her ne kadar teklif etse de kabul görmemiştir. Nitekim CHP'ye yakınlığı ile tanınan Cumhuriyet Gazetesi 'Milli Birliği Bozmamaya Dikkat' başlığı ile desteğini sunuyordu. Aynı zamanda dönemin en büyük öğrenci örgütü Türkiye Milli Talebe Federasyonu Başkanı Can Kıraç, karardan dolayı hükümete şükranlarını sunmuş ve Türk gençliğinin har daim hazır olduğunu bildirmiştir. Diyanet İşleri Başkanı Ahmet Hamdi Akseki ‘Komünistliğe karşı’ Kore harekatına katılmanın “cihad” olduğundan bahisle bu savaşta hayatını kaybedenlerin “şehit” olacakları fetvasını vermişti. Bu ve benzeri açıklamalar halk desteğini toplamış ve Kore harekatı için iç meselelerde bir sorun kalmamıştır.

Ancak savaşa komünistlerin karşısında katılma kararı alınınca SSCB etkisiyle komünist rejimin egemen olduğu Bulgaristan'da ki Türkler göçe zorlandı. İki yıllık süreç de Bulgaristan'dan ülkemize 37.351 aile göç etti. Bu sırada Kore'ye milis güç gönderilmek üzere bir dernek kurulur bu derneğe ilk günden 3000 kişinin başvurduğu biliniyor. Amerika'da bile bu kadar gönüllü yokken Türkiye'den böyle yüksek sayının çıkması bize Hüseyin Nihal Atsız'ın şu sözünü hatırlatıyor ' Din Arap'ın, Hukuk sizinin, Harp Türklüğündür'.

Tuğgeneral Tahsin Yazıcı komutasındaki 259 subay, 18 askeri memur, 4 sivil memur, 395 astsubay, 4414 er ve erbaş olmak üzere 5090 kişilik 1. Türk Tugayı 17 Eylül 1950'de İskenderun limanından hareket ederek 12 Ekim 1950'de öncü takım Pusan limanına ulaştı ve 17 Ekim'de ana birliği de Pusan'dan karaya çıktı. Aynı gün Pusan’dan hareket ederek 20 Ekim’de Taeg’a varıp, süratle kuzeye doğru ilerleyen Birleşmiş Milletler ordularına iştirak etti. 21 Kasım’da Kunuri’ye vararak Amerikan 9. Kolordusu’nun sağ kanadında konuşlandırıldı. Savaş sırasında Türk askerleri 13 muharebeye dahil oldu, bunlardan biri 27-29 Kasım 1950'de yaşanan Kunu-ri Savaşları, askeri tarihimize 'destan' olarak kazındı.

itKGpOCT3EUtg
KUNU-Rİ MUHAREBESİ

Kunu-ri muharebesi Kore savaşında Türk Tugaylarının Çin Halk Kurtuluş Ordusu birliklerine karşı direndiği muharebedir.

27 Kasım gecesi Türk Tugayları , Wawon'un doğusundaki savunma pozisyonunu devraldı. İlk olarak Çin Halk Gönüllü Ordusu 114. Tümeni'ne bağlı 342. Alay ile karşılaştı.Daha sonra 342. Alay ile Türk Tugayı'nın ileri karakolu arasında tüm gün boyunca devam eden mücadelenin sonucu 400 Türk askeri şehit oldu ya da yaralandı.28 Kasım gecesinde Türk Tugayı daha sağlam savunma pozisyonunu kurmak için batıya Sinnim-ni'ye doğru geri çekilmeyi denedi. Fakat Çin Halk Kurtuluş Ordusu 342. Alay, Türk Tugayı'na arkasından saldırıdı ve tamamen kuşattı.Türk Tugayı keşif takımının karargâhı ile arasındaki irtibatı kesildi. Tugayımız her yerden kuşatılmasına rağmen kahramanca çarpışmaya devam ediyordu. Tugay Komutanı General Tahsin Yazıcı telsizden şu açıklamayı yapıyor “Çemberi yardık, cepheye ekmek gönderin, görev verin.” Bu telsiz bildirisi dünya basınında ve radyolarında büyük yankı uyandırmıştı. Her tarafı sarılmış olan Türk askerleri düşmanın içinden büyük bir soğukkanlılık ve sükûnetle hareket etmiş, ses çıkarmamak için erler ayakkabılarını çıkarıp ellerine almış ve süngülerin parlamaması için de eldivenlerini süngülerine geçirmişlerdir. Çetin muharebeler sonucunda General Yazıcı “ Son Er Son Kurşun” emrini verir ve Türk askeri bütün varlığını ortaya koyar. Çok çetin geçen mücadelenin ardından zaferi Moskova radyosu veriyor ve Amerikalılara “ Bu defa sizi Türkler kurtardı” diyordu. Türk birliğinin direnişi sayesinde Birleşmiş Milletler Kuvvetlerinin etrafının çevrilmesi ve cephenin çökmesi engellenmiştir. Türk askeri müttefik kuvvetlere geri çekilmek için gereken 3 günü kazandırmış zayiat vermesine rağmen kuşatmayı yararak imhadan kurtulmuştur. Sosori şehrinde gerçekleştirilen madalya töreninde 8. Ordu komutanı General Walker şu konuşmayı yapıyor ”Kahraman Türk Evlatları. Size şahsım, ordum ve Amerikan milleti adına teşekkür etmek için gelmiş bulunuyorum. Görevinizi fedakarlıkla yaptınız. Eğer sizin düşmanı durdurmak için kahramanca çarpışmanız ve mukavemetiniz olmasaydı, ordum kuşatılarak çok zor duruma düşecek belkide imha olacaktı.”. Bu söz belki de Türk askerinin Kore'de ki önemini ve hayati bir rol oynadığını açıkça ispatlar derecededir. Türk askeri bu defa Kumyangjang-ni’de kahramanlık destanı yazacaktı. Türk'ün şanlı sancağı düşmanın karşısında yine dalgalanıyordu. 26 Ocak’ta karşıdaki ordunun Kunuri’deki düşman olduğu anlaşıldığında, Türk intikam almayı bu seferde unutmayacak bu hırsla düşmanın üzerine atılacaktı. Kumyangjang-ni’de şanlı ordumuz mermisiyle ve hatta parlayan süngüleriyle Türk tarihine bir kahramanlık destanı daha hediye edecekti.

kore-savasi

KUMYANGJANG-Nİ MUHAREBESİ

Çin Halk Gönüllü Ordusu ile Türk Tugayı arasında gerçekleşen muharebe dir.

24 Ocak'ta Türk Tugayı Chonan'dan hareket ederek Çin Halk Gönüllü Ordusu'nun savunma mevziinin bir kısmını almak üzere saldırıya geçti ve bölgeyi savunan Çin Halk Gönüllü Ordusu ile mücadeleye girdi.

Savaşın başında mevzilerinde bulunan Çinliler etkili bir şekilde ateş yağdırmaya başladılar. Ancak önceden mevzilendirilen Türk 1. Takımı görünmeden Çinlilerin mevzilerine yaklaşıp el bombası kullanarak Çinlilerin mevzilerini aldı. Çinliler bu bölgedeki mevzileri yeniden ele geçirebilmek için uğraşması sonucu Türk 2. Taburu 185 rakımlı tepeyi ve ardından 156 rakımlı tepeyi süngü hücumuyla aldı. Alay taarruz grubu da rahat bir şekilde Kumyangjang-ni kasabasını aştı.

Türk birlikleri 12 şehit, 31 yaralı vermişken; Çin birlikleri Türk birliklerinin arka arkaya yinelediği süngü hücumlarının büyük katkısıyla 474 ölü ve 23 esir vermiştir. Böylece Kunu-ri'nin intikamı alınmış Türk ordusu şanlı bir zafer daha kazanmıştır. Çinlilerin karşısında, Türkler bir kez daha Kürşad'ı hatırlatmıştır.

Bu zaferden sonra General MacArthur madalya töreninde askerlerimiz için

**“sizleri görmekten memnunum. Japonya'da siz Türklere herkes kahraman diyor. Kunu-ri de 8. orduyu kurtaran, Kumyangj-ni de düşmanı mağlup ve perişan eden Türkler. Kahramanlar kahramanıdır. Türk Tugayı için yok yoktur ”**diyordu.

Düşman birlikleri bir türlü yenilgiye doymuyor şanlı askerlerimizle bu sefer de Wegas'da karşısına çıkıyordu. Düşman artık son kozlarını oynuyor ancak kahraman Türk askerinin karşısında pek de şansı olmadığının farkında olarak yine de cenk etmeye razı oluyorlardı.

koreturkler
VEGAS MUHAREBESİ

Vegas Muharebesini o muharebede bizzat bulunan Astsubay Osman Eken şöyle anlatıyor ; “Mayıs ayında gece zifiri karanlık, yağmur çiseliyor, zaman zaman atılan aydınlatma mermileriyle ortalık gündüz gibi oluyor; düşen mermilerin meydana getirdiği toz ve duman bulutu içinde içi yaralı, inleyen insanlarla şehit ve ölülerle dolan irtibat hendeklerinde meydan savaşının izlenimini veren mahşeri bir tablo, bir karış boş yer bulunmayan bir tepede düşmanın görebildiğimiz yerde, yine cesetlerin üzerlerine mevziler yaparak cesetlere basa basa yürüyorduk. Makinalı tüfeklerimizin önü cesetlerle dolu önümüzü göremiyoruz, tepeyi yine de savunmaya çalışıyoruz…” Ne kadar çetin bir çarpışma olduğunu Astsubay Osman Eken'in sözlerinden anladığımız Vegas Muharebesi 28 Mayıs 1953'de başlayıp 26 saat göğüs göğüse aralıksız sürer. Vegas bu 26 saat içinde 16 defa el değiştirir. Türk askeri bu çarpışma sonucunda 147 şehit verirken, düşman 2000 zayiat vermiştir.Bu muharebenin sonunda başaramayacağını anlayan düşman ordusu 27 Temmuz 1953’de Panmunjon’da ateşkes anlaşmasını imzalar. Vegas çatışmasının bir başka nedeni ise Çin Halk Gönüllü Ordusu, son bir taarruzla cephedeki dengeyi lehine değiştirmek ve ateşkes görüşmelerinde iradesini karşı tarafa dayatmak için bu saldırıyı bir anlamda yapmıştır. Ancak kesintisiz süren kanlı çatışmaların sonunda Çin kuvvetleri taarruz gücünü yitirdi ve mevziler Türk kuvvetlerinin elinde kaldı. Cephede de bir sonuç elde edilememesi üzerine barış görüşmelerinden başka seçenek kalmamıştı. Bu muharebe savaşın gidişatını kesin bir biçimde etkilemiştir.

Kore Savaşı’nda Türk Ordusu’nun kaybı 724 şehit olarak açıklanmıştır.

Türk Tugayı 1960 yılında 200 kişilik bir bölük gücüne ve 1965 yılında bir manga gücüne düşürüldü. 1971 yılında tamamen geri çekildi.

Bu zaferle birlikte Türkiye NATO'ya dahil oldu ve Sovyet tehlikesine karşı sırtını Batı'ya yasladı.

Ancak Kore topraklarından bizlere kalan sadece 724 Şehit Türk askeri oldu.

Busan -Kore Şehitleri- Anıtı, Güney Kore

+1 Beğeni ziyaretçilerin beğenme sayısı

Tüm Zamanlar

Tüm zamanlar görüntülenme
+0
İstatistikler 2019 yılından itibaren tutulmaya başlanmıştır.