Yükleniyor...

Tarihçi

Bot/Robot

Yazı Hakkında

Yayınlanma Tarihi 31 Mart 2018 - 19:05
Son Düzenlenme Tarihi 31 Mart 2018 - 18:52
"KIRMIZI LALELER" - KONYA ÖKSÜZ YURDUNDAN BİR ÇOCUĞUN ATATÜRK ANISI

"KIRMIZI LALELER" - KONYA ÖKSÜZ YURDUNDAN BİR ÇOCUĞUN ATATÜRK ANISI

Kurtuluş Savaşı günlerinde Konya Öksüz Okulunda okuyan Nesibe’nin bîr hatırası:

'Senesini şimdi pek kestiremiyorum. Fakat mevsim bir ilkbahardı.

Yurdun şurasından burasından toplanmış bir sürü çocuk Konya Öksüz Okulunda barınıyorduk. Bir öğle zamanıydı. Tahta masaların Önünde sıralara oturmuş, bakır taslarda bulgur pilavımızı kaşıklıyorduk. Birden yemekhanenin kapısı açıldı. Gazi Mustafa Kemal, maiyeti île içeri girdi. O güzel gözleriyle hepimize ayrı ayrı baktı. Saçları altın gibiydi. Sanki odaya giren bir insan değil de gökte güneşti. Kimse bir şey söylememişti. Fakat biz hep birden ayağa kalktık. Sevinçten içimiz titriyordu.

Gazi:

”Oturun çocuklar.” dedi."Yemekte ayağa kalkılmaz.“

Oturduk. O geldi. Hepimizin taslarından birer kaşık pilav yedi. Garip gönlümüz şad olmuştu. Artık anasız, babasız, evsiz, ocaksız değildik. Saçlarımızı, omuzlarımızı okşadı:

”Doyuyor musunuz çocuklar?" diye sordu.

Hiçbir gün bizi doyurmayan pilavlarımızla o dakika doymuştuk.

Ertesi gün, kulaktan kulağa haber bize kadar geldi: Son kaşıkta taş çıkmış. Gazi köpürmüş. Bundan sonra hep pirinç pilavı île muhallebi yedik. Harp içinde bulunduğumuzu, Gazi'nin vatanı kurtarmak için canını fedaya hazır olduğunu biliyorduk.

Bir sabah bize abdest almamızı, Hazreti Mevlana'ya gideceğimizi söylediler. Bilir bilmez abdest aldık. Yüzlerimiz sarı, yüreklerimiz heyecanlı yola düştük. Gözlerimizde, bizimle pilavımızı paylaşan adam canlanmıştı. Onun sağlığı için, vatanı kurtarması için, ovaları inleterek, feryat ederek Allaha yalvarıp dua ettik. Bir gün gene kapımız açıldı. İçeriye o girdi. Kolları arasında okuldaki öksüz sayısı kadar al al laleler vardı.

“Çocuklar!” dedi. ”Dualarınız kabul oldu. Vatanımız kurtuluyor. Bir zafer daha kazandık".

Sonra sevinç gözyaşlarımızı kendi eliyle silerek her birimize birer tane tane verdi ve:

”Bunları kitaplarınızın içinde saklayın. Bir hafta sonra gelip göreceğim.” dedi. Sevinçten deli olduk. Sanki her birimize saklamamız için çıkarıp yüreğini vermişti. Kim bilir belki de o bayrak renkli bahar çiçeklerini, babalarımızın kanıyla boyanmış diye bizlere getirtmiştir. Lalelerimizi kitaplarımızın arasında kurutarak sakladık. Kısa bir zaman sonra okulumuz, kitaplarımız ve içindeki lalelerimiz yandı. Fakat bize vatanımızı veren büyüğümüzün aziz hatırası kalplerimizde solmadan yaşadı.

Bugün de o aziz hatıra kalbimde al al, taze taze yaşamakta. Yarın bu dünyadan giderken kızımla oğluma mukaddes bir miras olarak bırakacağım."

*görsel temsilidir.

KAYNAK: ATATÜRK'TE ÇOCUK SEVGİSİ, CEMİL SÖNMEZ, S. 28-29

+1 Beğeni ziyaretçilerin beğenme sayısı

Tüm Zamanlar

Tüm zamanlar görüntülenme
+1
İstatistikler 2019 yılından itibaren tutulmaya başlanmıştır.