Yükleniyor...

Yazı Hakkında

Yazı Kategorileri
Yayınlanma Tarihi 02 Şubat 2016 - 04:27
Son Düzenlenme Tarihi 02 Şubat 2016 - 04:29
KAZAKLARIN İSTİKLAL MÜCADELESİ - 1

KAZAKLARIN İSTİKLAL MÜCADELESİ - 1

İlk Bağımsızlık Hareketleri ve Kazak Adının Alınışı

Kazakların, “Kazak” adını alma ve bu ad altında ilk bağımsızlık hareketi yapmaları 15. yüzyılın ortalarında görülür. Kazaklar, diğer Türk tayfalarından farklı kimseler değildir. Başka bir ifade ile Kazaklar (Not-1) bu coğrafyadan göç eden Türk kavimlerinin bakiyeleri ile sonradan buraya gelen muhtelif Türk boylarının birleşmesi ile oluşmuş bir Türk topluluğudur. Kazak adını almadan önce Altınordu ve Timur devletlerinin parçalanmasıyla Ural Dağları- nın doğusunda Yayık ve İrtiş Nehirleri arasında kurulan Özbek Hanlığı’nın bünyesinde yer alır ve Özbek adını taşırlar. Özbek Hanlığı’nın (1428-1462) başında bulunan Ebül Hayr Han’ın, Moğollarla yapılan savaşta dirayetsiz davranması ve Sir Derya boyundaki tayfaların yağmalanmasını önleyememesi sebebiyle aynı soydan, yani Cuci soyundan Canıbek ve Kerey adlı iki Türk beyi, kendilerine bağlı tayfaları da alarak Balkaş Gölü’nün güneybatısındaki Çu Nehri boylarına, Esen Buga Han’a tabi bulunan coğrafyaya göçerler. Böylece burada “hür ve serbest yaşamayı seven, mâcerâperest, âsi” anlamına gelen “Kazak” adıyla anılan Türk boyunu meydana getirirler. Bir süre burada serbest, bağımsız ve başlarına buyruk yaşadıktan sonra, Canibek ve Kerey çok geçmeden bazı Türk uruklarını yanlarına toplamayı başarır ve 200 bin kişilik bir güç olurlar. Neticede 1465 yılında Kazak Hanlığı’nı kurarlar. Canibek ve Kerey, Kazakların ilk hanları olurlar.

Canibek ve Kerey Han (1465-1480) kısa sürede komşu hanlıklardaki bazı Türk tayfalarını ve 1462’de Doğu Çağatay hanı II. Esen Buga’nın ölümüyle meydana gelen karışıklıktan faydalanarak Yedi Su bölgesindeki bütün Türk tayfalarını da yanlarına almayı başarırlar. Kendi soyundan olan ve kendi idaresinden ayrılıp hanlık kuran Kazakların güçlenmesini çekemeyen Ebül Hayr Han, Kazaklar üzerine yürür. Ne var ki bu savaşta ölür (1468). Özbek hanlığında meydana gelen karışıklık üzerine bir çok Türk tayfası daha Kazaklara katılır. Kazakların ülkesi Sır Derya boylarına kadar genişler.

Kazaklar, Kerey Han’ın oğlu Burunduk Han (1480-1511) devrinde çok iyi teşkilatlanırlar. Canibek Han’ın oğlu Kasım Han (1511-1523) döneminde ise şimdiki Kazakistan topraklarını içeren güçlü bir devlete sahip olurlar. Sır Derya boyundaki bütün şehirler ve Yedi Su bölgesi onların olur. Kazak Hanlığı’nın o güne kadarki hükümet merkezi Sıganak’tan Türkistan (Yesi) şehrine taşınır. Ahmet Yesevî Külliyesi hükümet merkezi yapılır. 300 bin kişilik bir orduları olur. Kazak Örfî Hukuku “Qasım Qanın Qasqa Colı” (Kasım Han’ın Aydınlık Kanunları) diye sistemleştirilir

Çar Rusyası ve Kalmukların saldırıları

Tahir Han (1523-1533) döneminde hanın yetersizliği yüzünden Kazaklar çok sıkıntılı yıllar geçirir. Ülke parçalanır. Sır Derya boyları Türkistan dahil Kırgızların eline geçer. Siyasî ve askerî kabiliyeti yüksek biri olan Kasım Han’ın oğlu Ak Nazar Han, iktidarı ele alınca (1538-1580) parçalanan Kazakları yeniden bir yönetim altında toplamayı başarır. Üç asra yakın Türklerin hakimiyeti altında yaşayan Ruslar, Altınordu Devleti’nin Timurlular tarafından yıkılmasından sonra başı boş kalırlar ve Türk hanlıklarını birer birer istila ederek Türkistan’a doğru yayılmaya başlarlar. Çar Rusyası, 1552’de Kazan ve 1556’da Astrahan hanlıklarını istila ederek Kazaklarla komşu olur. Rusların bu hareketi, Kafkasya ve Türkis tan’a yürüyeceğinin işaretidir. Rusların entrikaları sebebiyle olsa gerek Türk hanlıkları çekişme ve didişmeye başlar. Ak Nazar Han, Taşkent hanı Baba Sultan tarafından öldürülür. Yerine geçen Şıgay Han (1580-1582) intikam alayım derken savaşta ölür. Onun yerine oğlu Tevkel Han (1582-1598) yönetimi ele alır

Tevkel Han, Taşkent hanı Baba Sultan ile Türkistan şehri önlerinde meydan savaşı yapar. Baba Sultan öldürülür (1582). Ertesi yıl Taşkent alınıp bütün bozkıra hakim olunur. Çar Rusyası, Tevkel ile dostluk kurarak Safevî Türk Devleti ve Sibir Hanlığı’nın üzerine yürümek istemektedir. Tevkel Han’ın, Andican, Taşkent ve Semerkant’ı alıp Buhara’yı kuşattığı ve bu kuşatma esnasında yaralanıp Taşkent’te öldüğü günlerde Rus Çarlığı da 16 yıldır yenemediği Küçüm Han’ın yönetimindeki Sibir Hanlığı’nı yıkıp ülkesini işgal eder (1598). Sibir Hanlığı bünyesindeki pek çok Türk tayfası Kazak Hanlığı’na tabi olur. Ruslar, Kazak Hanlığının kuzeyden de komşusu olur

Esim Han (1598-1645), komşu Türk hanlıklarıyla iyi ilişkiler kurup Taşkent’te yeni bir hanlık kurmak isteyen Tursun Sultan’ı da öldürerek hanlığını güçlendirmeye çalışır. Gösterdiği kahramanlık “Ensegey Boylı Er Esim” adlı destanın konusu olur. Kazak hukukunu “Esim Qannın Eski Colı” (Esim Han’ın Eski Kanunları) adıyla yeniden düzenler. Bu dönemde güçlü duruma gelen ve Rusların da desteğini alan Moğol asıllı Oyrat ve Kalmuklar, Kazaklar üzerine saldırmaya başlar. Kalmukların Rus destekli saldırıları Cengir Han (1645-1652) zamanında şiddetlenerek devam eder. Cengir Han, komşu Türk Hanlıkları ile ittifak oluşturur. İlk savaşta başarılı olur ancak ikinci savaşta Cengir Han ölür. Bahadur Han Devri (1652-1680), Kalmukların iç karışıklığı sebebiyle sükûnet içerisinde geçer. Aynı zamanda Kazaklarda yeniden bölünme alâmetleri başlar. Tevke Han (1680-1715), Kazakların bölünmesini önlemek için Köl Töbe’de kurultaylar düzenler, Kazakların üç cüzünü bir araya getirir. Beylerin yetkilerini artırır. Merkezî otoriteyi güçlendirir. Komşu ülkelerle iyi ilişkiler kurar. Karakalpak ve Kırgızlardan bazı tayfaları yanına alır. Ruslarla diplomatik ve ticarî ilişkiler kurar. Kalmuklara karşı koymak için Ruslardan silah yardımı alır. Rusların her iki tarafa da silah yardımı yaptığı görülür. Bütün bu tedbirler Kazak Hanlığını zayıf düşmekten kurtaramaz. Kalmukların saldırıları devam eder. Kazaklar Kırgız ve Karakalpaklar ile birleşerek Kalmukları ülkeden çıkarırlar; ama yine saldırılar devam eder. Kayıp Han (1715-1718) devrinde saldırılar hız kesmez. Kayıp Han’ın savaşta ölmesi ülkeyi daha da sıkıntıya sokar

Kazak Hanlığının Cüzlere Bölünmesi ve Kalmuk İstilası

  1. yüzyıl, Kazak Hanlarının çok büyük yanlışlar yaptığı, bağımsızlıklarını yitirme noktasına geldikleri bir dönemdir. Tevke Han’ın oğlu Bolat Han (1718-1730) başa geçtikten sonra onun hanlığını bazı sultan ve beyler kabul etmez. Bolat Han ile Küçük Cüz Hanı Ebül Hayr arasında ihtilaf çıkar. Ebül Hayr, Bolat’ın hanlığını kabul etmekten imtina eder ve 1718’de Küçük Cüz’ün bağımsızlığını ilân eder. Cüzlere bölünürler. Üç ordu (cüz/yüz, Akarıs, Bekarıs ve Canarıs ataların soyundan gelenler) şeklinde yapılanırlar. Büyük Ordu (ulu cüz) Yedisu, güneydoğu ve güney Kazakistan; Orta Ordu (orta cüz) doğuda Çin sınırından batıda Torğan’a kadar; Küçük Ordu (kişi cüz) ise batı Kazakistan, Hazar’ın kuzeyi, Sır Derya’nın aşağı mecrasından Aral’a kadar olan bölgeye sahiplenir

Kazakların didişip parçalandıkları bu dönemi fırsat bilen Kalmuklar, 1723 yılı baharında aniden saldırıya geçerler. Hazırlıksız yakalanan Kazaklar, Kalmuklar karşısında tutunamazlar. Büyük gruplar hâlinde kuzey Kazak bozkırlarına çekilirler. Üç yıl süren bu saldı- rılarda çok büyük can ve mal kaybına uğrarlar. Ancak mücadeleyi bırakmazlar. 1728 ve 1729 yıllarında yapılan iki savaşta da Kalmuk ordusunu yener ve Kazak topraklarının büyük bir kısmını kurtarırlar. Bu yıllarda Kazaklar arasından destanlara konu olan Bögenbay Batır, Canıbek Batır, Karanbay Batır, Sabalak Batır gibi büyük kahramanlar çıkar

Bolat Han’ın ölümünden sonra (1730) Kazak Hanlığı’nın birliği tamamen bozulur. Cüzler arasında didişme başlar. Ulu Cüz, Kalmuklar ve Hokant Hanlığı arasında paylaşılır.
Not-1:
Bugünkü Kazakistan coğrafyası asırlardan beri çeşitli kavimlerin bilhassa Türk kavimlerinin geçit yeri olmuştur. Miladın ilk senelerinden itibaren Hunlar bölgenin sakinleri olarak görü lür (Reşit Rahmeti Arat, Kazakistan, İslâm Ansikloped İslâm Ansiklopedisi İslâm Ansiklopedisi, MEB Yayınları, İstanbul, 1997, s. isi 48). İlk devlet yapılanması Türkler tarafından oluşturulur. 6. asrın ortalarından itibaren Türk hâkimiyetini ellerinde bulunduran Türk hanlıklarının yerini 8. asrın ilk yarısında Türkeşler, ikinci yarısından itibaren ise Karluklar alır (766-940). Şehirleşme ve iktisadî gelişmeler bu dönemde olur. 8-10. asırlarda güney Kazakistan’da İslâm dini kabul görür. 10. ve 11. yüzyıllarda ülke Oğuzların hâkimiyetine girer. 10. asrın sonlarında Doğu Türkistan ve Yedisu bölgesinde Karahanlılar Devleti kurulur. 12. asrın ilk yarısında Karakitaylar devleti görülür. 1219-1221 yıllarında Moğolların işgaline uğrar. Moğol istilası Türk halklarını siyasî, sosyal ve ekonomik yönden çok geri bırakır. Moğol hâkimiyeti müddetince önce Kızıl Orda’nın daha sonra Ak Orda’nın hâkimiyetinde kalırlar (Heyet, Kazahıstan, Azerbaycan Sovét Ensiklopé Azerbaycan Sovét Ensiklopé Azerbaycan Sovét Ensiklopédiyası II, Bakı, 1978, s. 563 diyası II ).

Ali KAFKASYALI - Türk Dünyası İncelemeleri Dergisi / Journal of Turkish World Studies, XII/1 (Yaz 2012), s.167-192.

+1 Beğeni ziyaretçilerin beğenme sayısı

Tüm Zamanlar

Tüm zamanlar görüntülenme
+158
İstatistikler 2019 yılından itibaren tutulmaya başlanmıştır.