Yükleniyor...

Yazı Hakkında

Yayınlanma Tarihi 25 Mart 2016 - 17:00
Son Düzenlenme Tarihi 14 Mart 2017 - 19:58
KAZAK ADI ÜZERİNE

KAZAK ADI ÜZERİNE

Reşit Rahmeti Arat

Tarih Kazakistan’da paleolitik devri eserlerine tesadüf edilmemektedir (Orsk’un cenub-i garbisindeki mahallin bu devre ait olması şüpehilidir). Henüz iyice tetkik edilmemiş olmakla beraber, Ak-Tübe, Aday, Kazalı, Sagız, Kustanay, Mangışlak ve Türkistan’da mühim miktarda neolitik devri eserlerine rastgelinmektedir. Tunç devri daha iyi araştırılmış olup (yarı-göçebe hayata ait malzeme, iptidai ziraat, hayvan besleme, av vb.b), elde edilen malzeme, mahiyeti itibarı ile, Sibirya (Minusin), orta ve aşağı Volga ile Karadeniz’in şimal kısmındaki aynı devir malzemesine benzer Atlı kavimler kültürüne ait İskit ve Sarmat mezarlıklarına (IV. asır m. ö.) tesadüf edilir. Nisbeten yeni olan eski türk mezarı tipine daha çok rastlanır (bilhassa cenupta, İskit-Sarmatların inkırazı ile Türk kavmi teşekkülü devrine ait büyük mezarlar ve taş balballar.)

Asya ile Avrupa arasındaki bozkırlarda bulunan Kazakistan, asırlardan beri muhtelif kavim ve kabileler için bir geçit sahası vazefisini görmüştür. Hunlar (miladın ilk seneleri), (XIII. – XIV. asırlar) buralarda dolaştıkları gibi, daha sonraları burasını kendilerine vatan edinmiş olan türk kavmi birliklerinedn Nogaylar (cenubi Volga, Ural ve Emba boylarından Kafkaysa ve Kırım bozkırlarına) ve Özbekler (Turgay, Irgız ve İşim sahalarından orta Asya’ya) dışarıya göç etmişlerdir. Kazakistan bozkırlarını şarktan – gurba ve garptan – şarka doğru dolaşın son yabancı kavim Kalmuklar olmuştur.

Kazak tabiri aslında, "hür, serbest, bi-hanman, bekar, mert, yiğit ve cesur" ve kazaklık "cenk eyyamı seferde asker ve leşkerin hali" manalarına gelir. Ş. Süleyman'ın bu son tarifi bu sözün ifade ettiği manayı a.-yk. İzah etmektedir. Babur, bu tabir ile, fetret devresini, yani bir hükümdarın, hakim bulunduğu yeri şu veya bu sebeple terkederek, eski mevkiini veya buna mümasil bir vaziyeti buluncaya kadar geçirdiği zaman ve durumu kasteder (bk. bilhassa trk. Trc., s. 78; krş. bir de kazaklanma, "tecerrüt etme"). Kazak tabiri bu ilk manası ile slav dillerine de geçmiş ve bilhassa hudut boylarında bekçilik vazifesi gören bir nevi imtiyazlı askeri koloni mensuplarına alem olmuştur. Daha sonra, orta Asya'nın dahili karışıklıkları zamanında bu tabir (kazak ve kazakçı), menfi mana alarak, "derbeder, serseri, harami, haydut, kutta-ı tarik, şaki" kazaklık "şakavet" mefhumları için kullanılmağa başlanmıştır. Kazak uruğ ve boyları ile bunların taşıdıkları adlar için bk. N. A. Aristov, Zametki ob etniçesk. Sostave türkskih plemen i narodnostey (Zap. İmper. Russ. Geogr. obşç., XXVIII, vıp. II, 1897, s. 76 v.dd. ve Jivaya starina, 1894, III-IV). Kazakların menşe'i hakkında kendi aralarında dolaşan rivayetlerden biri için bk. msl. V. Radloff, Praben der Volkslitteratur..., III, 63-68.

Kırgız, Kırgız-Kazak, Kırgız-Kaysak tabirleri ise, ruslar tarafından, yanlış olarak, Kazaklar için de kullanılmış ise de, Kazakların kendileri, kavmi tabir olarak, yalnız Kazak ismini kullanmaktadırlar.

+1 Beğeni ziyaretçilerin beğenme sayısı

Tüm Zamanlar

Tüm zamanlar görüntülenme
+8
İstatistikler 2019 yılından itibaren tutulmaya başlanmıştır.