Yükleniyor...

Yazı Hakkında

Yazı Kategorileri
Yayınlanma Tarihi 08 Temmuz 2016 - 14:00
Son Düzenlenme Tarihi 09 Temmuz 2016 - 12:50
KAFİRLER KORKMAYA BAŞLIYOR! - BARBAROS HAYRETTİN PAŞA

KAFİRLER KORKMAYA BAŞLIYOR! - BARBAROS HAYRETTİN PAŞA

O kışı gene Tunus’ta geçirdik. Bahar gelince sefere çıktık. 13 günde Mora’da Anapoli limanı açıklarına geldik. İspanya’ya gider büyük bir kafir teknesine rasladık. İçinde 3-4 yüz cenkçi vardı. Altın işlemeli sancaklarımızı çekip toplarımızı ateşledik. Yedi defa düşman teknesine yanaşmak istedik. Yedincisinde yanaştık. Azim cenk oldu. Fakat kafir teknesinizaptettik. 150 yoldaşımız şehit oldu. 86 levend yara aldı. Öğrendik ki, kafir teknesinde 525
kişi varmış. Bunlar’ın 183’ünü esir aldık. Gerisi ölmüştü. İçlerinde İspanya’da büyük bir memleketin valisi de vardı. Bir gemi daha zaptedip Tunus’a geldik. Ağam Oruç yaralanmıştı. Tunus’ta tedavi gördü, dinlendi. Ganimet malımız arasında 70-80 papağan ve 20 doğan kuşu vardı. Bunları Tunus Sultanı’na verdik. Bu seferden sonra namımız bütün kafir memleketlerine yayıldı.
Bizi ortadan kaldırmak için kafirler ittifak eylediler. Dediler ki : "Oruç ve Hızır Hayreddin namında iki Türk peyda olmuş. Bu Hristiyan düşmanı yılanlar
ejderha olmadan, basalım, isimlerini yeryüzünden silelim. Şimdi fırsat verirsek, belli ki bu Türkler başımıza çok iş açar." İspanyol kafiri bu minval üzere 10 pare mükemmel kadırga donattı. Maksatları bizi yakalamaktı. Fakat onlar gelmeden biz deryaya açıldık. Ceneviz’e gitmek istiyorduk. Rüzgar muhalefetinden Cezayir sahillerine vurduk. Becaye nam Cezayir kalesinin önünde demir attık. 10 pare İspanyol kadırgası da bizi Ceneviz taraflarında bulamayınca Becaye’ye geldi. Sahil üzerinde cengi kabul etmek çok tehlikeliydi. Hemen deryaya açıldık. Kafir kadırgaları kaçtığımızı sandılar, peşimize düştüler. Kafi derecede sahilden açılınca ağam Oruç, hemen dönüp kadırgalara yaklaşmamızı emretti. Böyle bir şey beklemeyen düşman çok şaşırdı. Büyük cenk oldu. Hemen kadırgaların kapudane teknesi olanına yanaştık. Koca kadırgayı ve diğer üçünü zaptedince ötekiler kaçtı. Varıp Becaye kalesi altına sığındılar. Oruç Reis, altına girip kadırgaları yakalamak istedi. Ben mani olmak istedim. Ağamın emri, çok tehlikeliydi. Tedbir bu idi ki, aldığımız 4 kadırga ile Tunus’a dönelim, 6 kadırgayı kendi haline bırakalım.

4 GEMİ, 14 GEMİ OLMUŞTU!
Fakat çok atak olan ağam Oruç beni dinlemedi. Taarruza karar verdi. Halbuki Becaye kalesinde çok İspanyol kafiri vardı. 6 kadırgadaki İspanyol, teknelerini boşaltıp, kaledeki yoldaşlarıyla birleştiler. Ağam, kaleye hücum etti. Sahile çıktık. Kaleden üzerimize yağmur gibi top gülleleri ve tüfek misketleri yağıyordu. 60 şehit, bir o kadar yaralı verdik. Belki kaleyi düşürebilirdik. Fakat cengin en kızgın anında ağamın sol koluna bir misket isabet etti. Düşman bunu gördü. Kaleden çıkıp levendlere saldırdı. Ağamın ağır şekilde yaralanmasına çok üzülmüştüm. O hınçla 3-4 yüz levendle kafirlere öyle bir giriş girdim ki, melunları kıra kıra kale kapılarına kadar sürdüm. 300 kafiri öldürdüm, 150’sini esir ettim.
Daha fazla kale önünde durmak münasip değildi. Ağam Oruç yarasının şiddetinden kendinden geçmişti. Levendleri toplayıp gemilere bindirdim. Kafirler kaleden gemilerimize gülle yağdırıyorlardı. Fakat Allah’ın inayetiyle hiçbiri isabet etmedi. 14 parça gemiyle Tunus’a döndük. Oruç Reis’in yarasını cerrahlar hoşça tımar edip sardılar. Amma ıstırabı günden güne arttı. Cümle cerrehlar toplandılar, bana geldiler: "Eğer karındaşının kolu kesilmezse akibet vahim olur," dediler; "sonra bizden bilmeyesin." Tunus halkı 4 gemiyle sefere çıkıp 14 gemiyle döndüğümüzü görünce ziyade şad oldu. Ancak Oruç Reis’in kolcağızının haline cümle Müslümanlar ağladı. Cerrahlara dedim ki : "Ağam Oruç'un kolunu, kim kurtarırsa, onu terazinin bir kefesine oturtacağım. Diğer
kefesine altın koyup ihsan edeceğim. İsterse beğendiği 10 esiri vereceğim."

BARBAROS HAYRETTİN PAŞA

GAZAVAT-I HAYRETTİN PAŞA

+1 Beğeni ziyaretçilerin beğenme sayısı

Tüm Zamanlar

Tüm zamanlar görüntülenme
+2
İstatistikler 2019 yılından itibaren tutulmaya başlanmıştır.