Yükleniyor...

Yazı Hakkında

Yazı Kategorileri
Yayınlanma Tarihi 30 Haziran 2017 - 18:08
Son Düzenlenme Tarihi 30 Haziran 2017 - 18:08
IRKIMIZIN KAHRAMANLARI: "KÜÇÜK MEHMET BEĞ"

IRKIMIZIN KAHRAMANLARI: "KÜÇÜK MEHMET BEĞ"

Nejdet SANÇAR

Küçük Mehmet, Türkiye tarihinde bir deniz vakasının kahramanıdır. Bu vaka, Çanakkale Boğazı yakınlarında yapılmış küçük bir çarpışmadan ibarettir. Lâkin bu küçük çarpışmanın kahramanı olan Küçük Mehmet, kavgada gösterdiği yiğitlikle, ülkeler aşan, kaleler yıkan, büyük zaferler kazanan ve çığırlar açan kahramanların soyundan ve o ruhu taşıyan bir er olduğunu göstermiştir.

Küçük Mehmet Beğ’in yiğitlik vakası, Türk‐İtalyan vuruşmalarının en uzunu olan Girit Savaşı'nın bir yılına rastlar. 1645 yılı Nisanı'nda Türk donanmasının denize açılıp Girit'e varmasıyla başlayan ve yirmi dört yıl süren bu savaş sırasında Türkler, düşmanları ile Girit topraklarında ve Akdeniz sularında birçok kereler çarpışmışlardı. Kara çarpışmalarının hemen hepsinde İtalyanlar'ı yenen Türklerin, donanmanın usta ellerde bulunmayışı yüzünden, denizlerde bazan başarı kazanamadıkları oluyordu. Venediklilerin üstünlüğü ile sona eren böyle bir savaş da 1659'da yapıldı. Köprülü Mehmet Paşa'nın sadrazamlığa geçişinin ikinci yılı idi. Donanmamız, düşman tarafından kapatılmış olan Boğaz yolunu açıp Girit'e yardım götürecekti. Bunun için de İtalyanlar'la savaşmak ve onları yenmek gerekiyordu. İşte bu savaş Çanakkale Boğazı yakınlarında yapıldı. Fakat beklenilen sonunca ulaşılmadı. Yalnız bu çırpışma, tarihimize bir yiğitlik vakası armağan etti.

Venedikli İtalyanlar'ın büyük ve ünlü bir mavnası, öteki teknelerin biraz uzağında, Türkler'e karşı vuruşuyordu. Üç küçük Türk mavnasının kaptanları olan Ömer, Süleyman ve Halil adlı denizciler, bu ünlü düşman gemisini batırmak için tekneleri ile üzerine atıldılar. Türk mavnaları çevik hareketlerle büyük düşman gemisini çevirmiş hırpalıyorlardı. İtalyan mavnasının denizin dibini boylamasına az kalmıştı. Lakin yardımına yetişen başka Venedik gemilerinin himmeti ile bundan kurtuldu. Düşman mavnasını kurtaran bu yardım, Türk kaptanlarını müşkül duruma sokmuştu. Artık onlar için çekilmekten başka yapacak iş yoktu. Üç kaptan da tekneleri çekmek istediler. Ama saldırma sırası
düşmana gelmişti. Venedikliler, bu üç küçük tekneyi ele geçirmek için Türk mavnalarının üstüne atıldılar. Ömer ve Halil, ustalıklarını gösterip düşman elinden kurtulmak imkânını buldular. Kavganın bahtsızlığı Süleyman kaptanın omuzlarına yüklenmişti. Süleyman, gemisini düşmanın elinden kurtarmadı. Venedikliler onun mavnasını zapt ederek yedekte götürmeye başladılar.

Kavga, karaya pek yakın bir yerde olmuş kıyıdakiler Türk mavnalarının çevik ve yiğit hareketlerini sonuna kadar seyretmişlerdi. Bunlardan ikisinin kurtulması ile sevinmek isteyen gönüller, üçüncüsünün götürülmekte olması ile yaslanıyordu. Kıyıdan, küçük Türk mavnalarının bu usta çarpışmalarını seyreden Türkler'den birisi. Alâiye beği Küçük Mehmet Beğ, buna dayanamadı. Bir Türk gemisinin düşman tarafından göz göre göre götürülmesi ona pek ağır gelmişti. Bu hal Beğ'e anî bir karar verdirdi. Eline geçirdiği birkaç kayığa elli kadar er koyan Küçük Mehmet, düşman gemilerinin ardına döştü. Buyruğundaki bu elli kadar erle Türk mavnasını kurtaracaktı. Kayıklar suda hızla kayıp
Venedik gemilerine yetiştiler. Kayıkların götürülmekte olan Türk mavnasına yanaşması ile Venedik denizcileri ve Küçük Mehmet'in erleri birbirlerine girdiler. Kama ve bıçaklarla yapılan çok sıkı bir çırpışmadan sonra, Alâiye sancak beği yanındaki savaşçılarla mavnaya çıktı. Türk mavnasında yüz elliden artık İtalyan vardı. Küçük Mehmet Beğ, kendi erlerinin sayısından üç kere çok olan Venedikli kâfirlerin üzerine atılmaktan çekinmedi. Kamalar ve bıçaklar burada sert ve daha ustalıkla sallandı. İtalyanlar hiç beklemedikleri bu saldırış karşısında şaşırmışlar. Küçük Mehmet, onların kendilerini toplamalarına vakit bırakmadı. Mavnanın içindeki bütün Venedikliler, Türk kama ve bıçaklarının altında can verdiler. Küçük Mehmet, vuruşmadan arta kalan yiğitleri ile mavnayı kıyıya doğru yöneltti. Venedikliler buna engel olmak istedilerse de beceremediler. Türkler vuruşa vuruşa mavnayı kıyıya getirdiler.

Küçük Mehmet Beğ’in başlık yaptığı bu küçük deniz vakası ilk bakışta o kadar önemli değil gibi gözükebilir. O, bu hareketi ile ne bir zafer kazanmış, ne bir kale almış ne de bir ülke zapt etmiştir. Ancak düşman ellerinden bir gemi kurtarmıştır. Fakat o, bu gemiyi almak için yaptığı hareketle zaferler kazanan, kaleler alan ve ülkeler zapt eden kahramanların soyundan ve o ruhu taşıyan bir er olduğunu göstermiştir. Bir iki kayığa konulan bir avuç erle düşman gemilerine saldırmak ve onları alt etmek pek de yapılacak işlerden değildir. Küçük Mehmet, bu işi yapabilecek gücü kendisinde duymak ve ölüme karşı yürümek suretiyle, hayatı hiçe sayan kahraman ve ulu Türkler arasında kendisine şanlı bir yer ayırmıştır.

Alâiye sancak beği Küçük Mehmed Beğ, kahraman bir Türk'tür. Her ne kadar talih ona küçük adını vermiş, tarih de sayfalarına küçük bir vakasını geçirmişse de o, bu küçüklükler arasında büyük bir beğ olarak parlamakladır.

IRKIMIZIN KAHRAMANLARI, NEJDET SANÇAR, AYLI KURT YAYINLARI, 1943, S. 45-47

+1 Beğeni ziyaretçilerin beğenme sayısı

Tüm Zamanlar

Tüm zamanlar görüntülenme
+25
İstatistikler 2019 yılından itibaren tutulmaya başlanmıştır.