Yükleniyor...

Yasemin Gül

Öğretmen

Yazı Hakkında

Yazı Kategorileri
Yayınlanma Tarihi 04 Aralık 2015 - 19:56
Son Düzenlenme Tarihi 03 Ocak 2019 - 21:52
İncecik Tellere Kazınan Büyük Türk Hikayesi, "Kopuz"

İncecik Tellere Kazınan Büyük Türk Hikayesi, "Kopuz"

DedeKorkut

“Dedem Korkut kımız içti hey!

Kopuzunu çaldı geçti hey! “

Hastalıkların tedavisinde kullanılan, sahibinin onu başkasına vermeyi tabu saydığı, başka kimin eli değerse değsin günah olduğu kabul edilen, Korkut Ata'nın buluşu olduğuna inanılan, Türk mitolojisinin temellerinden birisidir “Kopuz”. Bir rivayete göre Ölüm Tanrısı olan Aldacı bile Kopuz'un sesinden Korkut Ata'nın canını veya o civarda bulunanların ruhunu almaya gelemez. Onun sesinde bir haşmet vardır. Korkut Ata öldükten sonra kopuzu yıllarca acıklı sesler çıkarmıştır. Kopuz bir müzik aleti olmanın çok ötesindedir. Birçok hikayede yer almıştır. Türk toplumunda “Baksı”, “Şaman” ve “Ozan”a İslamiyet'ten önce ve sonra eşlik etmiştir. Şamanlar ruhlarını onunla çağırır, törenlerde de onu kullanırlardı. Yazılı kaynaklar kopuzu bin yıl öncesine kadar götürmektedir.

Kopuz en eski Türk Halk Çalgısı olarak bilinir. Bağlamanın atasıdır. Kopuzun milli edebiyatımızdaki yerinin çok büyük olması dışında Hun Türkleri'nin musiki hayatında da çok önemli yere sahiptir. Milattan önce Hun Türklerinde saray erkanına musiki aletlerinin hediye olarak verilmesi milli bir adet halindedir. Periskes Rheter, V. yüzyıl Hunlarından bahsederken Hunların türkülerinin ve kahramanlık destanlarının olduğunu kaydeder. Tanık olarak da Atilla'nın hükümet merkezine girdiği zaman, Hun kızlarının kendisini türkülerle karşılamalarını ve akşam Atilla'nın sofrasında iki Hun ozanının hazırladıkları türkülerle O'nun zaferini övmelerini gösterir.

Tuyiyu Türklerinin musikiye büyük önem verdiği, erkeklerin “Hyupu“ isimli bir müzik aletini çaldıklarını ve bu aletin de kopuz olduğu Çin kaynaklarından öğrenilmektedir.

Kopuz hakkında ilk metinler Uygur Türklerine Uygur Türklerine aittir. İdikut adı verilen hükümdarlarından Bökü Kağan'ın çok güzel kopuz çaldığı da bilinmektedir. Lakin, Uygurlarda bu aletin yapısı ve biçimine ait kesin bir bilgi yoktur.

“Her milletin ilk nağmelerini terennüme mahsus millî bir sazı vardır ki esâtirine girer ve hatırası asırlarca saklanır. İşte en eski Türk baksı ozanlarının sagular destanlar okunurken yahut diğer yarı dinî âyînlerde kullandıkları en eski millî musîkî aleti kopuzdur.”

Divan-ı Lügati't-Türk'te, Kubuz, “uda benzer bir çalgı” , “kubuzluğ kişi“ “kopuz, ud çalan kişi", Kubzaşmak, “kopuz çalmakta yarış yapmak“ gibi kullanımlar yer almaktadır. Evliya Çelebi Kopuzun üç telli olduğunu yazmışsa da bazı kaynaklar dört çift tel takıldığını yazmaktadır. Perdesiz bir çalgı olan kopuz, sert bir mızrapla çalınır. Sapının uda oranla daha uzun olması sebebiyle Türk lavtasına benzetilmektedir. Tarihi kaynaklarda nasıl akortlandığına dair bir ipucu bulunmamaktadır.

+1 Beğeni ziyaretçilerin beğenme sayısı

Tüm Zamanlar

Tüm zamanlar görüntülenme
+106
İstatistikler 2019 yılından itibaren tutulmaya başlanmıştır.