Yükleniyor...

Yazı Hakkında

Yayınlanma Tarihi 22 Nisan 2015 - 21:31
Son Düzenlenme Tarihi 28 Nisan 2016 - 16:09
II.Süleyman Şah(1196-1204)

II.Süleyman Şah(1196-1204)

II.Kılıç Arslan’ın en kuvvetli oğullarından biri olan Süleyman Şah Konya’yı ele geçirmek için plânlar yapmaya başladı. Kardeşlerine gönderdiği mektuplarda tahta çıktığı takdire kendilerini bulundukları yerlerde melik olarak bırakacağını vaat etti. Böylece onların da desteğini sağlayıp Kayseri-Aksaray yolu ile Konya’ya yürüdü. Şehri dört ay kuşattıktan sonra Gıyasettin ile anlaştı. Buna göre Süleyman Şah Sultan’a, çocuklarına, emirlerine ve hazinesine dokunmayacağına ve istediği yere gitmesine müsaade edeceğine söz verdi. İki kardeş anlaşma şartlarına bağlı kalacaklarına yemin ettikten sonra Gıyasettin Konya’dan ayrıldı. Süleyman Şah 7 Ekim 1196’da şehre girerek Selçuklu tahtına oturdu. Gıyasettin Keyhüsrev Konya’dan ayrılırken iki oğlu İzzeddin Keykavus ve Alâeddin Keykubad’ı şehirde bırakmıştı. Süleyman Sah yeğenlerine ilgi gösterip diledikleri şekilde hareket edebileceklerini söyledi. II. Süleyman Şah önce kardeşlerinden Argun Şah ve Berkyaruk Şah’a karşı sefere çıkıp Amasya ve Niksar’ı topraklarına kattı (594/1197). Elbistan meliki Mugiseddin Tuğrul Şah da kendisine tabi olduğunu bildirdi. Böylece Malatya meliki Kayser Sah ile Ankara meliki Mesud hariç bütün kardeşleri Süleyman Şah’a bağlılık arz etmiş oluyorlardı. Süleyman Şah’ın dâhili meselelerle uğraşmasını fırsat bilen Bizans imparatoru III. Alexios doğrudan Selçuklu topraklarına tecavüz edemedi. Ancak Giresun’da batan bir gemiyi kurtarmak üzere gönderdiği donanma Samsun limanındaki gemilere saldırdı. Mallar yağmalandı. Bunun üzerine tüccarlar Süleyman Sah ‘a şikâyette bulunup yardım istediler. Sultan bir elçi gönderip malların iadesini ve anlaşma yapılmasını istedi. Neticede Bizanslılar Türklere yıllık vergi ödemeyi ve tüccarların malları için de tazminat ödemeyi kabul ettiler. Süleyman Şah kardeşlerini kendine tabi kıldıktan sonra taht kavgalarından istifade eden Ermenilerin üzerine yürüdü. Ermeni kralı Leon Torosları asarak Kayseri yöresine kadar gelmiş ve bazı kaleleri ele geçirmişti. Bunun üzerine 1199 yılında Ermenilere karşı harekete geçen Süleyman Sah işgal edilen Selçuklu kalelerini geri aldı. Kilikya Ermeni Krallığı Anadolu Selçuklularına tabi oldu. Gürcülerin sürekli olarak Türk topraklarına saldırmaları üzerine II. Süleyman Sah 598 (1202) tarihinde Gürcistan seferine çıktı. Doğu Anadolu’da tabi hükümdar ve beylere de haber gönderip kendisine katılmalarını istedi. Bu sırada Erzurum Saltuklu hükümdarı Alâeddin Melik Şah’ı da huzuruna çağırdı. Melik Şah Sultan’ı Erzurum yakınlarında büyük bir törenle karşıladı. Bazı tarihçiler onun sultani karşılamada kusurlu davrandığı ve geç kaldığı için tevkif edildiğini söylerken diğer bazı kaynaklar da barış müzakereleri sırasında tevkif ve hapsedildiğini ifade ederler. 25 Mayıs 1202 tarihinde Erzurum’a giren Sultan Rükneddin Süleyman Sah Saltuklu hükümdarını hapsedip bütün topraklarına el koydu ve bu yöreyi kardeşi Elbistan meliki Tuğrul Şah’a ikta ederek Saltuklu hanedanına son verdi. Sultan Süleyman Sah Erzurum’u aldıktan sonra asil hedefi olan Gürcistan üzerine yürüdü. Selçuklu ordusu Mecingerd kalesi civarında ordugâh kurdu. Fakat ordugâhta istirahat halinde iken Gürcülerin baskınına maruz kaldı ve ağır kayıplar verdi. Gürcüler Selçuklu ordugâhına hücum ederek çok miktarda ganimet ele geçirdiler. Türk birlikleri ordugâhtan ayrılıp daha uygun bir müdafaa mevkiine çekilirken Sultanin saltanat şemsiyesi taşıyan görevlinin (çetrdâr) ati tökezleyip çetr yere düştü. Bunu gören emir ve askerler sultanin başına bir musibet geldiğini sanarak korkuya kapıldı ve dağıldılar. Bizzat Süleyman Sah orduyu toplamak için seferber olduysa da netice alamadı ve Türk ordusu ağır kayıplar verdi. Süleyman Sah Tuğrul Sah ve bazı beyleriyle Erzurum’a döndü. Gürcüler ordugâhı işgal edip sayısız eşya ve levazım, altın ve gümüş kaplar, çadırlar, halılar, at, katır ve deveyi ganimet aldılar. Esir düşenler arasında Erzincan Mengücüklü Beyi Behram Sah da vardı. Onu, fidyesini ödeyerek kurtardılar (1202). Gürcistan mağlubiyetine rağmen Süleyman Sah Anadolu’da sağladığı birliği devam ettirmiştir. Gürcüler de Türk topraklarını istilaya cesaret edememişlerdir. İntikam hissiyle dolu olarak ikinci defa Gürcistan üzerine yürürken 6 Temmuz 1204 tarihinde (6 Zilkade 600) Konya-Malatya arasında ölmüş ve Konya kalesindeki Kümbedhane’de defnedilmiştir. Gürcüler onun ölümünü fırsat bilerek 1205’te Malazgirt, Erciş ve Saman Kale’ye kadar olan toprakları işgal etmişlerdir. Ancak Erzurum meliki Tuğrul Sah Ahlatsahlar’dan Begtimur ile birlikte Gürcüleri bozguna uğratmışlar ve Gürcistan içlerine kadar ilerleyerek çok sayıda esir ve ganimetle geri dönmüşlerdir. Süleyman Sah yaklaşık 8 yıl süren saltanatı sırasında ülkede millî birliği sağlamış, hudutlarını doğuda Gürcistan’a, kuzeyde Karadeniz sahillerine kadar genişletmiş, Mengücüklü, Artuklu, Eyyubi hükümdarlıklarını ve Kilikya Ermeni krallıklarını kendisine tabi kılmıştır. Süleyman Sah yüksek devlet adamlığı vasıflarını haiz, engin kültürlü ve sair bir hükümdardı. Diğer birçok Türk hükümdarı gibi o da âlim, sair ve sanatkârları himaye etmiştir. Süleyman Şah’ın ani ölümü üzerine nüfuzlu kumandanları oğlu III. İzzeddin Kılıç Arslan’ı hükümdar ilen ettiler. Çocuk yasta Selçuklu tahtına çıkan III. Kılıç Arslan tahtı sekiz ay sonra amcası I. Gıyasettin Keyhüsrev’e terk etmek zorunda kaldı (1205).

+1 Beğeni ziyaretçilerin beğenme sayısı

Tüm Zamanlar

Tüm zamanlar görüntülenme
+71
İstatistikler 2019 yılından itibaren tutulmaya başlanmıştır.