Yükleniyor...

Yazı Hakkında

Yayınlanma Tarihi 28 Aralık 2015 - 09:17
Son Düzenlenme Tarihi 28 Nisan 2016 - 14:08
Hakas Şamanizmi Hakkında Yazılan Bazı Makaleler

Hakas Şamanizmi Hakkında Yazılan Bazı Makaleler

“HAKAS ŞAMANİZMİ/DÜNYA GÖRÜŞÜ” ÜZERİNE YAPILAN BAZI ÇALIŞMALAR - Abdulselam ARVAS

Şamanizm, gerek iç gerekse dış yapısıyla dikkat çeken ve araştırmalara konu olan geniş perspektifli bir “gelenekler sistemi/ritüeller dizisi”dir. Dünyanın değişik halklarında var olan bu “ritüeller dizisi” Türk halklarında da çok eski zamanlarda ortaya çıkmış, muhafaza edilerek bugüne kadar taşınmıştır. Neticede Türk halklarında yaşaya gelen bu “gelenekler sistemi” hakkında pek çok araştırmalar yapılmıştır (örn: Malov 1912, Basilov 1992, Roux 2002). Genel olarak Sibirya Türk halkları şamanizmi üzerine de hayli bir literatür olduğu söylenebilir (örn: Alekseyev 1984, Sagalayev-Oktyabsrkaya 1990, Ksenofontov 1992). Bununla birlikte Sibirya’daki değişik Türk toplulukları şamanizmi de münferiden çalışılmıştır. Örneğin Sibirya Türklerinde bugüne kadar varlığını sürdüren şamanizmin Altay (Potapov 1991)2, Buryat (Mihaylov 1980), Tuva (Vaynşteyn 1964) ve Yakutlardaki (Alekseyev 1975) durumu geniş bir şekilde ele alınmıştır.

Tabi Güney Sibirya’daki başka bir Türk topluluğu olan Hakasların şamanist gelenekleri (örn: Anjiganov 1997, Butanayev 2006, Burnakov 2006) de araştırmalara konu olmuştur. Ancak Hakas şamanizmi üzerine Türkiye’de bir makale (Şişman 1996) ve bazı bildirilerin (Anjiganov 2007, Davletov 2002, 2007) dışında pek araştırma yapılmadığı görülmektedir. Kısaca Hakas Türklerinin şamanizmi hakkında bugüne kadar çok sayıda Rusça çalışma (kitap, kitapçık, broşür,makale, bildiri, gezi notları vs.) yapıldığı halde Türkiye Türkçesiyle yeteri derecede araştırma ortaya konulmadığı görülmektedir. Dolayısıyla bu makalede Hakas şamanizmi üzerine yapılan bazı Rusça araştırmalar (makale, bildiri, kitapçık)
kronolojik olarak ele alınacak ve bu çalışmalar hakkında kısaca bilgi verilecektir.

Hakas Şamanizmi Hakkında Yazılan Bazı Makaleler

Bu konuda çalışan araştırmacılardan biri Venariy A. Burnakov’dur. Zaten bu başlık altında onun makalelerinden bazıları ele alınacaktır. O, “Duhi Gor: Dvuedinaya Suşnost / Dağ Ruhları: İkiruhlu Varlıklar” adlı makalesinde, Hakasların geleneksel dünya görüşünü araştırmakta ve ondaki geleneksel ve modern mitolojik fikirlerin tüm katmanlarını ele almaktadır. Yazar, bizzat alan araştırmalarından elde ettiği malzemeleri kullanarak bu çalışmayı ortaya koyduğunu söylemektedir.

Bu makalede ilkin yeni arşiv ve derleme materyalleri tanıtılmaktadır. Yazarın belirttiğine göre bu malzemeler özellikle “Dağ İyeleri” ve “Dağ Kişileri”nden birileri olarak varsayılan tabiat nesneleri ve tabiat olgularının “iye-sahip”leri hakkındadır. Yazara göre “dağ kültü” Hakas inançlarının anahtar elementidir. V. A. Burnakov, Hakas etnik şuurunun dünya görüşünü ve değerlerini modern mitolojik kavramlara dayanarak incelemiştir. Araştırmasında dini ve mitolojik dünya yapısının yeniden sistemleştirilmesini vermiş ve insanın ondaki yeri ve rolünü saptamıştır. Yazarın, makalesinde aynı zamanda Hakasların yaşamındaki geleneksel dünya görüşü sistemiyle de ilgilendiği dikkat çekmektedir (Burnakov, 2002: 35-38).

Venariy A. Burnakov’un bu konuyla ilgili karşılaştığımız başka bir makalesi “Juravl v Mifologiçeskih Vozzreniyah Hakasov / Hakasların Mitolojik Bakış Açılarına Göre Turna” adını taşımaktadır. V. A. Burnakov, bu araştırmasında Hakasların mit-ritüel kompleksinde yer alan “turna ikonu”nu (simge) analiz etmiştir. Literatür bilgileri, saha derlemeleri ve arşiv materyallerinden hareketle “turna”nın insan ölümü ve ruhu hakkındaki anlayışla bağlantısını inceleyen yazar; turna simgesi, turnanın yuvası ve aile yapısıyla ilişkisi üzerinde durmaktadır. Örneğin Hakasların geleneksel dünya görüşünde (şamanizm/kamlık) turna yuvasının “dişiliğin başlangıcı”nı temsil ettiğini ve ev yönetiminde kadının önemli rolüne işaret ettiğini ifade etmektedir (Burnakov, 2012a: 87-89)

Aynı yazarın konuyla ilgili önemli bir makalesi ise “Hakasların Ritüelistik Pratiklerinde Kumaş / Tkan v Ritualnoy Praktike Hakasov” başlığını taşımaktadır. Yazar, bu makalede Hakasların kumaş hakkındaki geleneksel bakış açısının rekonstrüksiyonunu tartışmaktadır. V. A. Burnakov, öncelikle alan ve arşiv malzemelerinin bilimsel tabirlerini açıklamakta, daha sonra da Hakasların bu malzemelere ilişkin kumaşla ilgili mit-ritüel uygulamalarını incelemektedir. Makalede ayrıca kumaşın törenlerdeki rolünün serdedilişine ve insanın geçiş dönemleriyle bağlantılı ilişkilerine yönelik bilgiler aktarılmıştır. Bunların haricinde kumaş kullanılmak suretiyle doğaya nasıl saygı gösterildiğine değinilmiş ve Hakasların sosyal kural pratiklerine ilişkin mit-ritüel kompleksine göz atılmıştır. Yazar, makalede insanın doğum, düğün ve ölüm esnasındaki geçiş dönemlerinde kumaşın kullanımından ve fonksiyonlarından örnekler vermeyi de ihmal etmemiştir. Örneğin dul kalan kadının omzuna kumaş atma, kumaşı iğneyle şapkaya batırma vb. (Burnakov, 2012b: 175-186).

Venariy A. Burnakov’un “Hakas Şamanlarının Ritüelistik Tören Pratiği/ Odejda v Obryadovoy Praktike Hakasskih Şamanov” adlı makalesi de dikkat çekicidir. Yazar, burada da önce arşiv malzemelerini bilimsel bir bakış açısıyla düzenlemiş ve bu materyallerde şaman “kamlama”larındaki giyimleri gözden geçirmiştir. Yani Hakas şamanlarının mit-ritüelistik kompleksini elbiselerle ilişkilendirerek analiz etmiştir. Böylece elbiseyle “vurma”, “yelleme” vs. gibi “halk hekimliği”nin insanlar arasındaki ritüelistik pratiklerin yayılması incelenmiştir. Makalede ayrıca “çilbegçi”, “çalanzıh” gibi usta ve çırak şamanlara dikkat çekilmekte ve bunların törenlerde kullandığı eşyalar hakkında bilgi verilmektedir. Kötü, zararlı ruhlardan gelen hastalık ve kötülüklerin iyileştirilmesinde ve yok edilmesinde yapılan törenlerden ve bu törenlerde yapılan uygulamalardan da bahsedilmektedir. Özellikle şamanların giydiği elbiseler, şapka, kemer, pelerin gibi giyimlerin fonksiyonları dikkati çekmektedir (Burnakov, 2012c: 258-269).

V. A. Burnakov’un konuyla ilgili karşılaştığımız başka bir araştırması ise “Hakasların Geleneksel Tasavvurlarında Atmosferik Hadiseler / Atmosfornıe Yavleniya V Traditsionnıh Predstavleniyah Hakasov” başlığını taşımaktadır. Araştırmacı, Hakasların geleneksel kültüründe esas dikkatin dünyanın çevresini idrak etmeye ve ondaki kendi yerini belirlemeye yöneldiğini ifade etmiştir. İdrak etme ve doğayla birlikte hareket etme özdeşlik ve karşılıklı dayanışmanın temeline yerleştirilmiştir. Yazar, ilkin atmosferin görünümüyle ilgili olarak Hakasların mit-ritüel kompleksini incelemiş (yıldırım, gök gürültüsü, gök kuşağı, yağışlar, rüzgar vb. gibi), sonra da bu cisimlerin Hakasların geleneksel şuurunda doğa yasalarına uygun olarak bulunan doğal tabiat fenomenlerine bağlı olarak insanın hayatı, ölümü, kaderi ve mutluluğu hakkındaki düşünceler çevresinde mit-ritüellerin ortaya çıktığını belirtmiştir. Mitolojik zihniyette atmosferik hadiseler, “Gökyüzü-Yukarı Dünya”yla doğrudan ilişkisi bulunan kutsal güçler olarak kavranmıştır.

Hakas inançlarının şekillendirdiği bilinçlerinde bu kutsal güçler (atmosferik hadiseler) doğal afet ve bereket kültüyle ilişkilendirilmiştir. Doğa hakkında asırlarca süren müşahadeler ve onu anlama hevesi geleneksel halk bilgisine, meteorolojik büyüye, aile hayatı törenlerine, pronostik (sonucu önceden gösteren) pratiklere vb. biçim vermeye katkı sağlayarak, insanın kendi işlerini doğanın ritmiyle ve görünümüyle eş zamanlı yapması için şevk vermiş ve bunlar ritüelistik uygulamalarla pekiştirilmiştir. Böylece bütün tören pratikleri geleneksel toplum yaşamının istikrarını desteklemeye ve onu doğayla uyumlu yaşatmaya yöneltilmiştir (Burnakov, 2013: 254-266).

Konuyla ilgili başka bir araştırmayı ise V. A. Burnakov, D. Ts. Tsıdenova ile birlikte ele almıştır. Bu araştırmanın başlığı “Hakasların Geleneksel Dünya Görüşünde Ay / Luna v Traditsionnom Mirovozrenii Hakasov” ismini taşımaktadır. Söz konusu makalede Hakasların ay hakkındaki mitolojik düşüncelerinin rekonstrüksiyonu söz konusu edilmiştir. Araştırmacılara göre geleneksel toplum insanı kendini doğadan ayrı, doğanın dışında düşünmemiş ve birçok tabiat nesnesi arasında “ay”a büyük önem vermiştir. Hakasların dünya görüşünde bu gök cisminin mistik algılanışı hâkim olmuş ve pek çok açıdan insan hayatının ona bağlı olduğu sanılmıştır. Bu kozmik nesne en kutsal güç olarak tevzi edilmiş ve canlı bir varlık olarak kavranmıştır. “Ayın şekilleri”, düzenli bir biçimde hizmet eden bereket, inkişaf ve ahenkle bağdaştırılmış, sıklıkla ve heyecanla ona tapınılmıştır. Güneşin yanında o, kozmik başlangıç, dünya hayatının belirlenmiş ritmi olarak algılanmıştır.

Doğadaki bütün her şey gibi ayın; doğma, büyüme, ölme ve yeniden doğma gibi değişken özelliklerinin olduğuna inanılmıştır. Halk kültüründe ayın her evresi, mit-ritüelistik görünüşün uygun bir örneği olarak düşünülmüştür. Ay; başlıca etkisini hayat, ölüm, kader, zenginlik vb. gibi olgularla bağlantılı olarak törensel pratikleri oluşturmada göstermiştir. Ayın döngüsü Hakasların halk takviminin temelini de oluşturmuştur. Geleneksel düşüncede bu gök cismi, sadece zamanı ölçmede değil aynı zamanda evrenin sahibi ve başka eylemlerle karşılaştırılan bir nesne olarak algılanmıştır. Ay, güzelliğin en yüksek ölçüsü olarak Hakasların estetik normlarını biçimlendirmeye hizmet etmiştir. Bu düşünceler Hakasların destan, masal, bilmece gibi halk edebiyatı türlerinden örneklerle de desteklenmiştir (Burnakov-Tsıdenova, 2013: 267-279).

+1 Beğeni ziyaretçilerin beğenme sayısı

Tüm Zamanlar

Tüm zamanlar görüntülenme
+5
İstatistikler 2019 yılından itibaren tutulmaya başlanmıştır.