Yükleniyor...

Yazı Hakkında

Yayınlanma Tarihi 28 Şubat 2016 - 18:00
Son Düzenlenme Tarihi 03 Ocak 2019 - 21:52
FARKINDA OLMADAN TENGRİCİ KALMAK

FARKINDA OLMADAN TENGRİCİ KALMAK

şaman tuğu

TENGRİCİLİĞİ FARKINDA OLMADAN YAŞIYOR MUYUZ ?

Bu yazımız da ise Tengricilikten İslamiyete geçen gelenekleri ele alacağız. Araştırmalar neticesinde çoğunlukla Anadolu’da sürdürülen bu geleneklerin aslında bir Tengrici geleneği olduğunu ve belki de farkında olmadan atalarımızın dinini ve kültürünü devam ettirdiğimizi görüyoruz.Günümüzde bu davranışlar Batıl olarak nitelendirilse de kökenini araştırdığımızda Tengricilik ortaya çıkıyor.

SU DÖKEREK UĞURLAMA:

Türklerde su kültüründen gelen bir adettir

Türklerde su kutsaldır ve ak çabuk , ak geri gel, su gibi çabuk gel anlamında da kullanılır.

ağaca çaput bağlama

ÇAPUT BAĞLAMA MUM DİKME :

Çaput bağlama Tengricilik dininde dilek dileme amacıyla kullanılır. Genellikle ağaçlara çok önem verilir çünkü ağaç yaşamın sembolüdür. Kumaş bez parçaları dilek dileyerek ağaca bağlanır ve dileğin gerçekleşmesi beklenir.Bir başka benzerlik ise Hristiyanlarda dilek dilemek için kiliselere mum dikerler bu da Tengricilik inancından gelir.

Tahtaya Vurmak :

İstenmeyen bir olay duyulduğunda kötü ruhların duymasını engellemek amacıyla yapılır. Aynı zamanda kötü ruhlardan ve şeytandan, doğa ruhlarına haber vererek korunma amaçlıda yapılır.

KURŞUN DÖKMEK:

Kamlar bu ritüele ‘kut dökme’ yani günümüz Türkçesiyle kurşun dökmeye ‘kut kuyma’ adını vermişlerdir. Kötü ruhlardan arınmak ve etkisini ortadan kaldırmak amacıyla yapılan eski bir Tengrici ritüeldir. Bugünlerde nazardan korunmak için kullanılıyor ancak birazdan açıklayacağımız gibi nazarda Tengricilik bir inançdır.

Nazar :

Özellikle anadoluda olmak üzere ülkemizde çok yaygın olan nazar

şaman kam davulu

Müzik:

Kamlar ayinlerinde müzik kullanırlar. Bu müziği kam davulu ve kopuzdan elde ederler. Müziksiz bir ayin düşünülemez. Ancak günümüzde Diyanet İşlerinin almış olduğu karar ile 2000 yılında ayet ve surelerin müzik eşliğinde okunmasını caiz olmadığı kanaatine varılıp yasaklanmıştır.

Kırmızı Kurdele :

Bu adet yani doğum yapan bir kadının ve yeni doğan çocuğa albız (şeytan) musallat olmaması için şeytana karşı bir nevi tılsım niteliğinde kullanılır. Kırmızı kurdele hep uğur ve kısmeti temsil eder kötü ruhlardan koruduğuna inanılır.

40 sayısı :

Eski Türk inancına göre ruh fiziki bedenden 40 gün sonra ayrılır. Ölen kişi hakkında kırkının çıkması sözünün kaynağı da budur. Ayrıca mevcut Türk destanlarında 40 sayısı çok yer alır. Manas destanı olmak üzere , Dede Korkut hikayelerinde, Türeyiş efsanesinde, Kırk kız efsanesinde, kırk gün kırk gece düğün , kırk haramiler, kırk satır kırk katır gibi bir çok söz, destan, efsane ve hikayelerde 40 sayısı geçer. 40 sayısı pek çok dinde de yer alır ancak daha çok totemcilik zamanından kalma bir inanıştır.

Mezar Taşları :

Mezar taşları kesinlikle Türklerden Araplara, Tengricilikten İslamiyete geçmiştir. Araplarda çok önemli kişiler haricinde mezar yapılmaz, mezar taşı konulmaz. Ölü direk toprağa gömülerek bir an önce toprakla bütünleşmesi istenir. Kutsanması caiz değildir. Türklerde ise tam tersini görüyoruz, özellikle büyüklerin özel mezarları yani kurganları yapılıp, kurganlarının iç duvarları yaşarken katıldığı savaş resimleriyle süslenir. Sıradan kişilerin mezarlarının belli olması için de mezar taşı ve bir tümsek belirlenir. Mezarlara taş dikilmesi ve bu taşın yazılar ve sözlerle süslenmesine sadece Anadolu da rastlayabiliriz.Aynı zamanda mezar ayak uçlarına konan suluklar da Tengricilikte ruhlar susadıklarında kalkıp oradan su içmeleri inancına dayanır.Ayrıca kuşların ve böceklerin o sudan içmelerinin ruha fayda sağlayacağı inancıda mevcuttur.

Köpek Uluması:

Tengricilik'e göre köpekler uzaktan bir ruhun yaklaşmasını acı bir uluma ile haber verebilmektedir.Sıradan biri o ruhu görürse öleceğine işaret sayılır. Nitekim günümüzde de köpek uluması uğursuz karşılanır. İnsanların algılayamayacağı bazı sesleri hayvanların duyduğu bilimsel olarak kanıtlanmış bir gerçektir.

Bu ve benzeri birçok ritüel Tengricilikte mevcuttur.

Ellerin göğe açılıp dua edilmesi, birisi öldüğünde ölen kişinin evinde toplanıp dua okunup, yas tutulması ve bunu 7,21 ve 40 günde bir tekrarlanması, düğünlerde gelinin başı üzerinden kuru yemiş pirinç ve benzeri şeyler atmak, su içerken eliyle başını tutmak geçmişten günümüze atalarımızın bize miras bıraktığı ritüellerdir.

Tengricilik, yalnız İslama değil bir çok dine etkisi vardır. Bütün dinlerin çıkış kaynağı olarak bilinen Tengricilik'in çıkış tarihi tam bilinemese de şu günlerde Tengrici torunları atalarının geleneklerini sürdürmektedirler.

+1 Beğeni ziyaretçilerin beğenme sayısı

Tüm Zamanlar

Tüm zamanlar görüntülenme
+6
İstatistikler 2019 yılından itibaren tutulmaya başlanmıştır.