Yükleniyor...

Yazı Hakkında

Yayınlanma Tarihi 10 Eylül 2015 - 18:25
Son Düzenlenme Tarihi 11 Temmuz 2016 - 20:48
Endülüs'e doğru-II

Endülüs'e doğru-II

Endülüs'e doğru-I

‘’Firara mecal yok! Arkanızda düşman gibi bir deniz, önünüzde deniz gibi bir düşman. Ölmemeniz ve yaşamanız için ileri gitmekten başka çare yok. Biliniz ki, bu yarımadada kötülerin sofrasına oturan yetim çocuklardan daha zor ve sıkıntılı şartlar içinde bulunuyorsunuz. Düşman sizi ordunuzu, silahlar ve bol yiyecekleri ile karşıladı. Siz kılıçlarınızdan başka sığınağa sahip değilsiniz. Düşmanın elinden kurtaracağınız azıktan başka hiç bir şeyiniz de yok. Eğer bir an önce düşmanın işini bitirmezseniz günler uzar gider de hız ve aksiyonunuzu kaybedersiniz. Sizden korkan kalpler artık cüret kazanmaya başlar. Bu feci akıbete düşmekten kendinizi koruyunuz. Biliniz ki, sizleri davet ettiğim şeye ilk defa kendim icabet ediyorum.’’

Sonra Got kralı Rodriki, Bekka vadisinde karşıladı. Ordusundan kat kat fazla olan bu zırhlı orduya karşı göğüs göğüse savaşa karar verdi. Bizzat kendisi harbin dördüncü günü, fildişinden yapılan müzeyyen bir araba içindeki Rodrike hücum ederek onu öldürdü. Kralın ölümüyle moralleri bozulan Vizigotlar, Tarık’ın her gün artan hücumları karşısında büsbütün bozguna uğradılar. Harbin 8. gününde kaçmaya başladılar. 711 senesinin ramazan ayının 24. gününde kazanılan meydan muharebesinin müjdesini Tarık, kralın kesik başı ve ganimetlerle beraber Musa Bin Nusayra gönderdi.

Düşman askerinin yeniden toplanarak büyük bir ordu ile karşı koyarak intikam almaya kalkacağını hesaba katarak, Musa Bin Nusay’ın yerinde durup beklemesine dair emri dinlemeyerek Kurtuba şehri yakınında bulunan İstece kasabasına doğru yürüdü. Burada toplanmaya çalışan düşman ordusunun artıkları üzerine şiddetli bir hücumda bulundu. Onları iyice bozup dağıttı. Bu iki zaferin İspanya’da duyulması, Vizigotlar’ın maneviyatını bozdu, cesaretlerini tamamen kırdı.

Köy ve kasabalardaki ahali, büyük bir korkuya kapılarak şehirlere doğru iltica etmeye başladılar. Bu durumda Tarık, ordusunu dört eşit parçaya bölerek, bir kısmını Kurtuba, bir kısmını Malaga, bir kısmını da Gırnata ve Elviraye şehirleri üzerine gönderdi. Kendisi de geri kalan kuvvetlerle Vizigotlar’ın merkezi olan Tuleytula şehri üzerine yürüdü.

Bu şehir gayet sağlam surlara sahip olmasına rağmen teslim olmak mecburiyetinde kaldı. Bu şehirde pek çok ganimetler elde etti. Bunlar arasında Tuleytula şehrinin sarayında bulunan Maide-i Süleyman adı ile anılan meşhur tabelâ da bulunuyordu. Ganimetleri Musa Bin Nusayr’a gönderdi. Onun bunlarda gözü yoktu. Çünkü zülcenaheyn idi. Yani dışın fâtihi olduğu gibi alabildiğine derinlere inmiş, iç âleminin de fatihi olmuş gerçek bir kahramandı. Hatta kralın sarayına girdiğinde hazinelerinin üzerine ayağını koymuş ve kendi kendine muhasebesini şöyle yapmıştı:

‘’Tarık, sen dün tasmalı bir köleydin. Bugün muzaffer bir kumandansın ama dikkat et, yarın toprağın altına göçecek ve hesap vereceksin.’’

Endülüs adı ile anılan bölge, İspanya’nın ancak 1/5 veya 1/4 inden ibaret olduğu halde, gerek burada ve gerekse ülkenin diğer yerlerinde oturan ahali, İslâm ordusunun ilerleyişinden korkarak Fransa’nın içlerine doğru hicret etti. Tarık, fethettiği yerlerdeki halkı dinlerinde serbest bırakıp mal ve can emniyetini sağladı. Hristiyanlara karşı gösterdiği bu güzel muamele, hemen tesirini göstererek, kısa zamandan sonra hristiyan muhacirlerden başka Avrupa’nın bilhassa Fransa’nın muhtelif yerlerinde oturan ve yaşayışlarından memnun olmayan bir hayli ahalinin sevine sevine Endülüs’e gelmesine sebep oldu.

Artık İspanya yeni bir doğuşa nüve teşkil edecekti. Edebiyat, sanat, ilim ve teknikte Rönesans’ın başlangıç noktasını burada aramak icap eder. Alman yazar S. Hunkenin ‘’Avrupa’dan Doğan İslâm Güneşi’’ isimli eserini mütalaa eden herkes bu gerçeğin itirafını bütün boyutları ile görecektir.

İşte bir çağın fatihi unvanına lâyık bu büyük kumandan, her büyük gibi hizmetinin mükâfatını dünyada görmeden, bu fâni âlemi terk etmiştir. Çünkü bu zaferlerden sonraki hayatı Suriye’de menkûbiyet içinde yani dert ve meşakkatler altında ve sade bir şekilde geçmiştir.

+1 Beğeni ziyaretçilerin beğenme sayısı

Tüm Zamanlar

Tüm zamanlar görüntülenme
+9
İstatistikler 2019 yılından itibaren tutulmaya başlanmıştır.