Yükleniyor...

Yazı Hakkında

Yayınlanma Tarihi 10 Eylül 2015 - 15:23
Son Düzenlenme Tarihi 11 Temmuz 2016 - 20:49
Endülüs’e Doğru-I

Endülüs’e Doğru-I

VII. asırda, yeni bir inanç, yeni bir anlayış hâkimiyet kurmuş, yeni bir dünyanın müjde ve mesajları inananları yerinde duramaz hale getirmiştir. İçlerinde duydukları aşkı ve şevki bir meşale ışığının rehberliği kabul edenler, her tarafı aydınlatma niyeti ile mütemadiyen dünyanın sağına soluna koşup durmuşlar. Ruhlarında hissettikleri hazzı herkese duyurabilmek için karşılarına denizin çıkışına aldırış etmemişler.

Temiz ve duru inançlarını bir uçtan öbür uca, dünyaya yayma yarışma katılmışlar. Bütün bir asır, boydan boya, bu esrarengiz kuvvetin tesiriyle coşup, çağlayanların destanları ile dolup taşmış. Köklü ve derin bir uyanış, bir kaç asır içinde bir oldubittiye gelebilir mi?

VIII. asırda, aynı davanın sevdalıları ile aynı ahenkle akışına devam etmiş. Asırlarca bir devlet kuramamış, başkalarının müstemleke veya himayesinde yaşamak bir huy haline gelmiş olan badiyede dağınık hayat süren çöl çocukları, o müthiş enerjinin heyecanı ile azlık ve imkânsızlıklarına bakmadan inançlarının beslediği zengin ve rengin ruh dünyalarını başkalarına da açabilmek, insanlığı hep bahar havası olan kendi iklim ve mevsimlerine çekilmek için kendi beldelerini, benlikleri gibi aşmış ve yenidünyaların içine karışmışlar yeni nar-ı beyzaların yetişmesine vesile olmuşlar.

Başka ırktan yeni nesillerin ellerine hizmet sancağını tutuşturmuşlardır. Bunlardan sadece birisini, bir dağa adını veren ve bin seneyi aşkın bir zaman sonra Abdülhak Hâmid’e şiir ve nesir dünyasında ilham kaynağı olan Tank Bin Ziyad’ı ele alalım.

Berberi asıllı. Berberileri bu ırktan sayanlar, onun Türk olduğunu da söylüyorlar. Kölelikten azad edilmiş. İyi ata biner, çok iyi kılıç, silah kullanır. 710 yılında 500 kişi ile mavnalara binerek Cebel-i Tarık sahiline çıktı ve güney sahillerini keşfe koyuldu. Bir iki kişiyi esir alıp Mağrib’e geri döndü. Fethe değer bir ülke olduğu anlaşılınca Halifeden fetih için izin aldı. Bunun üzerine Tarık Bin Ziyad 7000 kişilik bir ordu ile İspanya kıyılarına gitti.

Mayıs (711) tarihinde Ceziret’ül-Hadra’nın Cebel-i Tank denilen kısmına ayakbastı. Müfrezelerini parça parça bu dağa yığdı. Geçiş tamamlandıktan sonra bütün gemileri yaktırarak askerlerinin dönüş ümitlerini ortadan kaldırdı. Bu kararlı ve cesur tutumu ile ordusunu büyük mücadeleye hazırladı. İlk şehir olarak deniz kıyısındaki Ceziret’ül-Hadra şehrini zabtetti. Tarık ilk defa (710) da İspanya sahillerine geçince Endülüs valisi Theodemir, durumu İspanya kralı Rodrik’e bildirerek, Arapların niyetlerinin iyi olmadığını haber vermişti.

Kral Rodrik de o zaman gerekli hazırlıklara başlamıştı. Tarık bunun farkına varınca Musa Bin Nusayr’dan yardım istedi. Beş bin kişilik bir yardım kuvveti imdadına yetişti. Önce 7000 kişilik ordusu ile Seduniye şehrine doğru yürüdü ve zaferi elde etti. 5000 kişilik imdat kuvvetiyle Guadalate veya Late Irmağı kenarında bulunan Seviş mevkiine doğru ilerledi. Burada aniden kral Rodrik’in 100.000 kişilik ordusunun haberini aldı. Bunun üzerine çok yönlü meşhur hitabesiyle askerlerini cihada davet etti.
Endülüs’e Doğru-II

+1 Beğeni ziyaretçilerin beğenme sayısı

Tüm Zamanlar

Tüm zamanlar görüntülenme
+12
İstatistikler 2019 yılından itibaren tutulmaya başlanmıştır.