Yükleniyor...

Yazı Hakkında

Yayınlanma Tarihi 04 Mart 2016 - 17:00
Son Düzenlenme Tarihi 04 Mart 2016 - 09:26
Döşemealtı Halıları

Döşemealtı Halıları

DÖŞEMEALTI HALILARI

Ayşen Aldoğan

Sanat Tarihçisi

Desen, renk, kalite ve form bakımından eski geleneğini günümüze dek sürdürebilen Döşemealtı Halıları 1980 yazında Antalya’ya yaptığım bir gezi sırasında incelemek fırsatını buldum.

Döşemealtı; Antalya Ovası’nın Kuzey’inde ve il merkezine 20 km. uzaklıkta 23 köyden oluşan bir yöredir. Halı dokuma sanatının bu bölgeye göç eden yörükler tarafından getirildiği en az 100 yıldır süregeldiği bilinmektedir. Bugün 4000’i aşkın dokuma tezgahının bulunduğu Kovanlık Köyü, yörede ilk dokuma sanatının başladığı önemli bir yerleşmedir. Halıcılığın geliştiği diğer köyler ise Aşağıoba ve Killiktir.

Döşemealtı ekonomisinde halı çok büyük rol oynar. Önceleri burada hayvancılığa dayanan bir ekonomi vardı. Yazın sıcaklardan kurtulmak ve hayvanlarını otlatmak için Döşemealtı’ndan Söbüce Yaylası’na göç başlar, kış yaklaşırken yine Döşemealtı’na dönüş olurdu. Zamanla hayvancılığın yerini tarım almağa başladığına göçebelik ve hayvancılık da eskiye nazaran önemini yitirdi.

(Ayşen Aldoğan, Döşemealtı Halıları, Sanat Dünyamız, Yıl 8, Sayı 23 1981, S. 16)

Döşemealtı’nda atkı, çözgü, ilimleri ve boyası halı dokuyucusu tarafından sağlandığından bu yöre halıları da “Anadolu El Halıları” içinde yer alır. Halılarda kullanılan malzeme yündür. Temizlenen yapağı önce elde didilir. Değişi renkteki yapağılar ayrıldıktan sonra taranıp, lif doğrultusunda dik bir şekilde dürülür. “Hav yapma” işleminden sonra da genellikle “Kirman” ile eğrilerek iplik haline getirilir ve boyama işlemine geçilir. Arış, argaç ve ilme ipi ile de üç iplik sistemine göre “Gördes” veya “Türk Düğümü” ile istar denilen dik tezgahda dokunur. Kullanılan renkler ise beyaz, lacivert, yeşil, kırmızı, bordo ve siyahtır. Yörede, büyük halıların yerini genellikle 1.12 X 1.89, 1.18 X 1.97, 1.22 X 1.83, 1.25 X 2.10 m. ölçülerindeki halılar alır. Daha küçük boyutlarda (0,73 X 1.20, 0.74 X 1.34 m.) dokunan ve “çeğrek” olarak adlandırılan halılar da dokumada yaygındır. Bunlarda, bordür sayısı azalmış buna karşın geleneksel motiflerin kullanıldığı da görülür.

Yerel adı ile motife “Su” veya “Yanış” denir. Arap (çırakman), el, şıngır, deve, akrep, heybe suyu, bıçak ucu, tutmaç, top, mektup, Mersin yaprağı topu, yantır, kocasu, bulanık su, çetene, çingilli, yastık yanışı, aklısu, böcü (koyun gözü), nacaklı su, albay suyu, küçük toplu su ve kırmızı toplu su halılarda kullanılan motiflerdendir.

Doğa bakımından zengin olan Akdeniz Bölgesi’nin bu yöresinde çeşitli bitkilerin yaprak, meyva, kabuk ve köklerinden faydalanılarak renkler elde edilip, yün ipliklerinin boyama işlemi yapılır. Bölgede yetiştirilen “Kök Boya” (boya pürcü, yumurta boyası, boya çili, dil kanatan, kırmızı kök, boya kökü, boya sarmısağı, boyalık otu, kırmızı boya, çubuk boya) gibi isimlerle tanınan bitkinin köklerinden kırmızı renk elde edilir(1- Kök Boya için bk: BAYLAN, Naşid, “Türkiye’nin Boya Bitkileri ile Türkiye’de Kullanılmış Olan Yabancı Memleket Boya Bitkileri ve Boyaları”, Türk Sanatı Tarihi Araştırma ve İncelemeleri, İst. Güzel Sanatlar Akademisi, Türk Sanatı Tarihi Ens. Yayınları, No: 1, 739-740, 1971. EŞBERK, Tevfik, KOŞGAR, Ömer, “Kök Boya”, Ank. Yük. Ziraat Ens. Dergisi, Cilt. IV. s. 1, Yıl: 2). Bunun için de kök boya denilen bitkinin kökleri kurutulup, havanda dövülür. Bir küp içinde kaynatılan suya un haline gelmiş olan kök boya atılır ve iyice karıştırılır. Yün iplikler ilave edilir. Boyanın iyi tutması ve parlaklığının sağlanması için de ayrıca hayvan idrarı (koyun, inek) ile palamut kabuğu ilave edilir. Boyanan bu yün iplikleri bir gün kadar bekletildikten sonra yine sıcak suda kaynatılıp küllü su ile durulandıktan sonra kurutulur.

(Ayşen Aldoğan, Döşemealtı Halıları, Sanat Dünyamız, Yıl 8, Sayı 23 1981, S. 17)

Bugün bitkisel boyaların yanı sıra, anilin gibi sentetik boyaların bitkisel boyalarla birlikte kullanıldığı ve elde edilen renklerin solmadığı ve canlılığını koruduğu da açıkça görülmektedir. Yeşil rengi elde etmek için ipler kaynayan şaplı suyun içine atılır. Sonra buradan alınarak ayrı bir kapta su ile kaynayan hayıt otu veya sütleğen otunu bulunduğu kabın içine atılıp onunla da kaynatılır. İpler sarı renge dönüşünce kaptan çıkartılarak soğuk suda yıkanır. Çömlek içine yapağının kiri konulur ve boya (çivit) ilave edilir. Sarı renk almış olan ipler çivitli suya basılır. Yazın, Güneşte üç gün kalır. Kışın ise, çömlekler gübre içine gömülerek renklerin sabitleşmesi sağlanmış olur. Yeşil rengi diğer bir elde ediliş keşli ise; su dolu bir kabın içine sütleğen otu, süpürge otu (ezentere yaprağı) ve kekik ilave edilerek kaynatılır. İçine şap ve limon tozu da atıldıktan sonra ipler de ilave edilir. Beraberce bir müddet kaynadıktan sonra iplerin sarı renk aldığı görülür. İpler sudan çıkartılıp içinde yeşil boyanın bulunduğu küp içine konulup bir hafta müddetle gübreye gömülür. Böylece rengin sabitliği sağlanmış olur. Kırmızı, lacivert ve siyah renkleri elde etmek için de, palamut ve mazı gibi bitkiler kaynayan suya atılır. İpler ilave edilir buna (ipin acılanması) denir. Sonra kaptan çıkartılır. Diğer bir kabın içindeki küllü su ve hayvan idrarından oluşan karışıma istenilen renklerdeki anilin boya konur. İpler bu kaba atılır. Böylece işlem tamamlanmış olur. Ayrıca siyah renk: su dolu kap içine limon tozu, tuz ve siyah boya atılarak kaynatılır. Kaynatılan suya ipler ilave edilerek boyama işlemi yapılır. Kaptan çıkartılan ipler yıkanıp kurutulur.

Döşemealtı Halıları:

I- MİHRAPLI HALILAR

  1. Tek Mihraplılar
  1. a) Camili halılar
  1. Çift Mihraplılar
  1. a) Dallı Halılar

  2. b) Madalyonlu Halılar

  1. Toplu Halılar

  2. Akrepli Halılar
    II- MİHRAPSIZ HALILAR =====================

  1. a) Halelli

  2. b) Madalyonlu Halılar

  1. Yastık Yanışlı Halılar

  2. Kocusulu Halılar olmak üzere sınıflandırılabilinir.

Mihraplı Halılar ise tek mihraplı ve çift mihraplı olmak üzere ayrı bir tipi oluşturur. Tek mihraplı (Camili) olanlar Ladik halılarına benzediğinden Ladikli Döşemealtı” olarak da tanınır. Çift mihraplı örnekler daha yaygın durumdadır. Eski örneklere bakıldığında mihrabın yer almaması bunun yörede sonradan kullanıldığını ve yeni olduğunu ispatlıyor bize.

(Ayşen Aldoğan, Döşemealtı Halıları, Sanat Dünyamız, Yıl 8, Sayı 23 1981, S. 18)

Camili Halılar; Tek mihraplı halılar tipindedir. Mihrabın karşısında üç küçük mihrabın daha yer aldığı görülür. (Res. 1). Basamaklı büyük mihrap kemerini içden ve dıştan çengel motifi çevreler. Mihrap kemerinin iki köşesi heybelerde çok kullanıldığı için bu ismi alan “Heybe Suyu” motifi ile dolgulanmıştır Res. 2). Mihrap zemininde ikişer yapraklı karşılıklı birer bitki motifinin iki yanında temizliği simgeleyen birer su ibriği yer alır. Su ibriklerinin gövdelerini dolgulayan çiçek motifleri kapalı bir zarfa benzediğinden Döşemealtı’nda “Mektup” olarak tanımlanır. Bazı örneklerde zemini dolgulayan çiçek motiflerinin yaygın olduğu da görülür. diğer çiçek motifleri ise; iki su ibriğinin alt tarafında birer ve üsteki iki yapraklı bitkinin üst tarafında da bir tane olmak üzere zeminde yer alı. Üç küçük mihraptan ortadakinin zemini ve onu dolgulayan bitki rengi her ikisinden farklı olup zeminleri, bir kökten çıkan çengelli yapraklı stilize bitki motifleri dolgular. Küçük mihrapların uçlarından çıkan karşılıklı stilize yapraklı dalların uçlarında çengelli, stilize birer çiçek motifi yer alır. “Camili” olarak adlandırılan bu halılar “Ladik” halılarını andırması bakımından da ayrıca ilgi çekicidir.

Çift mihraplı “Dallı Halılarda” zemin rengi genellikle kırmızı olup, çengellerle çevrilidir. Zeminin ortasında yer alan baklava şeklindeki çengelli madalyonu akrep ve bir yıldız motifi dolgular (Res. 3). Bu madalyondan iki yana doğru simetrik olarak uzanan dallar üzerinde çengelli, stilize çiçek motifleri yer alır. Bu yüzden bu halılar Döşemealtı’nda “Dallı Halı” olarak isimlendirilir. Bazı örneklerde madalyonun iç dolgusunun sadece bir çiçek veya bir akrep de oluşturabilir. Çengelli stilize çiçeklerden altı tanesinin uçlarında “Mektup” motifi yer alır (Res. 3). Mihrap köşe dolgularını “Heybe Suyu” motifi tamamlar. Diğer bir Dallı Halı örneğinde ise madalyondan “Mersin Yaprağı Topu” motifleri çıktığı gibi (Res. 4) ayrıca mihrap köşelerinde “Heybe Suyu” motifinin yanı sıra bitkisel dolgu da yer alabilir. Çift mihraplı madalyonlu halılarda ise mihrap içi çengellerin oluşturduğu altıgen iki madalyona bölünmüştür. Madalyonların içini “El”, “Arap” ve bazı çiçek motifleri doldurur. Madalyonları da genellikle içi bitkisel bezemeli bir küçük madalyon birleştirir. Aradaki boşlukları “Şıngır” motifi dolgular.

Çift mihraplı madalyonlu halılar gurubundan “Toplu Halıda”; zemini haç şeklinde üç madalyon dolgular. Bu motif yörede “Top” olarak adlandırılır (Res. 5). Top motiflerinin ortasını ve kollarını birer çiçek motifi dolguladığı gibi, zeminde top motiflerinin kolları arasında da çiçek motiflerinin konulduğu görülmektedir. Ayrıca ortadaki top, beyaz konturu ile daha belirgin bir hale getirilmiştir. “Heybe Suyu” motifi ile çiçek dolguları mihrap köşelerinde yer alır. Diğer bir “Toplu Halı” örneğinde ise; zeminde bitkisel dolgulu üç top motifinin yanı sıra simetrik bir düzen içinde yerleştirilmiş arap (çırakman), baklava ve çiçek motifleri yer alır (Res. 6). Mihrap köşelerinde “Heybe Suyu” motifinin yanı sıra bitkisel bezemeye de rastlanır.

(Ayşen Aldoğan, Döşemealtı Halıları, Sanat Dünyamız, Yıl 8, Sayı 23 1981, S. 19)

Çift mihraplı madalyonlu halılar grubundan “Akrepli Halıda” ise zeminde çengellerden meydana gelen üç baklava motifli madalyonun iç dolgusunu hayvan motifli akrep oluşturur (Res. 7). Bu yüzden yörede “Akrepli Halı” olarak adlandırılır. Madalyonların her köşesinde birer çiçek motifi yer aldığı gibi ortadaki baklava motifli madalyonun her kenarından ayrıca dallı ve çengelli stilize birer çiçek motifi çıkar. Bazı örneklerde zemin dolgusu olarak Çırakman, bazı çiçek motifleri ile “Mersin Yaprağı Topu’nun kullanıldığı da görülebilinir. Ayrıca mihrap köşelerinde “Heybe Suyu” motifinin yanı sıra “Mersin Yaprağı Topu’na da rastlanabilir.

Zeminin simetrik bir düzene göre yerleştirilmiş yöreye has Şıngır, yantır, Çırakman (Arap), El gibi geometrik ve sembolik motiflerle dolugulandığı halılara Döşemealtı’nda “Halelli” denir. (Res. 8, 9). Yörede oldukça yaygın olan bu mihrapsız halılar tipoloji bakımından eskiyi devam ettiren ve en çok dokunan örneklerdendir. Zemin renkleri kırmızı, lacivert, veya yeşil olan bu halılarda “Yantır” denilen motif zemini parçalara bölmüş, parçaların içini de Arap (Çırakman), Şıngır, El gibi tamamen geometrik motifler dolgulamıştır.

Mihrapsız madalyonlu halılar grubundan “Yastik Yanlışı Halılarda” zemin rengi kırmızı olup, genellikle üç altıgen madalyonla dolgulanmıştır. Madalyonların içinde ise “Yastık Yanışı” motifi bulunur. Bu motifi dört “Elibelinde” motifi oluşturur (Desen: 1). Bu motife “Yastık Yanışı” denilmesinin sebebi de önceleri yastık halılarda kullanılan bir motif olsa gerek. Ortasını ise geometrik bir motif dolgular. Madalyon aralarındaki boşluklarda ise genellikle “Şıngır” motifine rastlanır.

Mihrapsız madalyonlu halılardan “Kocasulu Halı”da ise zemini dolguluyan çengelli sekizgenlerin içinde “Kocasu” motifi bulunur. Bu, ortasında kare bir boşluk meydana getirecek şekilde dört stilize “Kocabaşı” motifinin karşılıklı olarak konulmasıyla oluşan bir kompozisyondan ibarettir. “Kocasu” motiflerinin ortalarını çiçek motifleri doldurur. Aralardaki boşluklarda ise genellikle “Mersin Yaprağı Topu” yer alır. “Koçbaşı” motifine hemen hemen bütün dokuma yaygılarda rastlamak mümkündür. Dokuma yaygıların esas ürünü olan yünün elde edildiği koyunun göçebe yaşantısında önemli bir yeri olduğu da bilinen bir gerçektir. “Kocasu” motifi halının en geniş bordürünü oluşturduğu gibi, “Kocasulu” adını alarak halını zemin dolgusu olarak da kullanılabilir ve yöresel adı ile bu halılar “Kocasulu” olarak tanınır.

Döşemealtı’nda yöresel adı ile bordure “Kenar Suyu” denir. Dokunan halılarda kullanılan Kenar Suları ise Tutmaç Suyu, Kocasu, Develi Su, Albay Suyu, Çetene, Bulanık Su, Aklı Su, Nacaklı Su, Küçük Toplu Su, Kırmızı Toplu Su ve Çingillidir.

(Ayşen Aldoğan, Döşemealtı Halıları, Sanat Dünyamız, Yıl 8, Sayı 23 1981, S. 22)

Tutmaç Suyu; Her halının dış bordürünü oluşturur. Döşemealtı’nın en eski bordürlerinden birisidir. (Reslo). İki Böcü (koyun gözü) dizisi arasında ortada bir çiçek motifi ile bunun alt ve üst tarafında birbirine ters olarak konmuş birer üçgen motifinden oluşur. Çiçek motifine yörede “Top”, üçgen motifine de “Bıçak Ucu” denir. Bu bordürün, Bergama yöresinde Kız Bergama ve Kozak halılarının bazlarında da kullanıldığı görülmektedir.

(Ayşen Aldoğan, Döşemealtı Halıları, Sanat Dünyamız, Yıl 8, Sayı 23 1981, S. 23)

“Kocasu”da Döşemealtı’nın en eski bordürlerindendir. Aynı zamanda bu motif “Kocasulu” adını alarak halı zemininde de kullanılabilir. Birbirine ters olarak sıralanan “Kocasu” motifleri tabanlarından “Yantır” denilen çengelli motiflerle birbirine bağlanır (Res. 10). Aradaki boşlukları ise, genellikle birbirine ters durumda olan “Şıngır”ın yerini “Mersin Yaprağı Topu”da alabilir (Res. 7)

Hayvan motifli bordüre örnek olarak “Develi Su”da en eski bordürlerden birisidir. Birbirine ters durumda sırt sırta olan develerin sıralanmasından oluşur. (Res. 10, 11). Göçebe yaşantısında taşıma aracı olarak kullanılan devenin hayvansal motif olarak halılarda yer alması, devenin yöredeki göç yaşantısında ne kadar önemli bir yeri olduğunu ispatlıyor bize. Develerin sadece baş ve gövdeleri gösterilmiş olup, renkleri de birbirinden farklıdır. Ayrıca iki deve motifi arasında geometrik bir motif yer alır.

“Çetene”, genellikle iç bordür olarak kullanılan dar bir bordürdür. (Res. 9)

Albay Suyu; Yöreye yeni girmiş motiflerden olup, beyaz zemin üzerinde siyah, kırmızı ve yeşil renkler kullanılarak yaprak ve çiçeklerden oluşan bitkisel bezemelidir.

Zikzak şeklindeki “Bulanık Su” genellikle iki bordür arasında yer alan bir ara bordür durumundadır. (Res. 4, 7)

Zeminin beyaz renkte olması nedeniyle bu ismi alan “Aklısu” Döşemealtı’na sonradan girmiş motiflerdendir. Ortadaki çiçek motifinin iki tarafında birer testere dişli yaprak yer alır. Aradaki boşlukları ise üçgen motifleri dolgular.

(Ayşen Aldoğan, Döşemealtı Halıları, Sanat Dünyamız, Yıl 8, Sayı 23 1981, S. 24)

Nacaklı Su, çengelli motiflerin yer aldığı üçgenlerin yanyana sıralanmasından meydana gelir. Üçgenlerin iç dolgusu olarak da “Elibelinde”, (Aman Kız), (Gelin Kız) adları ile bilinen motifin oluştuğu görülür (Res. 1, 5)

Küçük Toplu Su; “Bıçak Ucu” motifleri arasında geometrik motif olarak ortadaki karenin dört kenarından çıkan yine kare motiflerden meydana gelen bir kompozisyondur.

Kırmızı Toplu Su; “Bıçak Ucu” motifleri arasında baklava şeklindeki sekiz yapraktan oluşan stilize çiçek motifini sıralanışı görülür.

Bitkisel bezemeli “Çingilli Su” ise; beyaz zemin üzerine lacivert, yeşil ve kırmızı renkler kullanılarak stilize yapraklı kıvrık dal üzerinde stilize çiçeklerin sıralanmasından oluşan bir bordürdür (Res. 7)

Yörede yaptığım kişisel incelememde, elde ettiğim verilere göre; Milli Sanatımız olan Halıcılık bazı dokuma merkezleri dışında gittikçe yozlaşmaktadır. Bu yozlaşmanın dışında kalan bölgelerden birisi de “Döşemealtı”dır. Halıların dokunmasında kullanılan hammadde (yün), renk, kalite ve geleneksel motifleri zevkli renk, desen kompozisyonu içinde halılarını eski özelliklerini koruyarak gönümüze dek ulaştırabilen Döşemealtılıların sorunu, şimdiye kadar bir kooperatif kuramamaları. Halı üreticileri buna sebep olarak da ellerindeki malları daha ucuza almak isteyen halı tüccarlarının bu isteklerine karşı çıkmalarını gösteriyorlar ve bu konuda Devletin sorunlarını çözmede kendilerine yardımcı olmasını diliyorlar. İsteğimiz, en kısa zamanda halı dokuyucularının bir kooperatif kurarak huzurlu ve daha verimli bir üretimle Türk Halı Sanatına değerli katkılarıyla hizmetlerini sürdürebilmeleridir.

(Ayşen Aldoğan, Döşemealtı Halıları, Sanat Dünyamız, Yıl 8, Sayı 23 1981, S. 25)

+1 Beğeni ziyaretçilerin beğenme sayısı

Tüm Zamanlar

Tüm zamanlar görüntülenme
+19
İstatistikler 2019 yılından itibaren tutulmaya başlanmıştır.