Yükleniyor...

Yazı Hakkında

Yayınlanma Tarihi 07 Eylül 2015 - 16:20
Son Düzenlenme Tarihi 02 Eylül 2016 - 16:15
Doğu Türkistan'ın Yeri ve Önemi-III

Doğu Türkistan'ın Yeri ve Önemi-III

Çağatay hanedanından gelen hanların dirayetsizliği ve birbirileriyle uğraşmaları ülkeyi XV. Asrın ikinci yarısına (1462) kadar tam bir kargaşa içine sürüklemiştir. Her şehir ve hâkimi müstakil bir hanlığın hükümdarı gibi hareket etmeye başlamıştır. İşte bu yıllarda ülkenin doğu vilayetlerine Esen Buhar Han ölmüş ve yerine oğlu Yunus Han (1462-1487) geçmiştir. Adil ve hoş görülü tutumu ile halk tarafından sevilen bir kişi olan Yunus Han 25 yıllık hükümdarlığı zamanında iç karışıklıkları önlemeye muvaffak olmuştur. Bilhassa Şehir hâkimlerinin müstakil hareket etme alışkanlığını kaldırması, Doğu Türkistan’ın bütünlüğü yönünden başlı başına bir zafer teşkil etmiştir.
B) XVI.YY'DA DOĞU TÜRKİSTAN
Yunus Han’ın yerine geçen oğlu Ahmet Han (1487-1514) , ülke idaresinde elde edilen bu başarılı yönetimi mümkün olduğu kadar devam ettirmeye çalışmıştır. O sıralar Batı Türkistan’a hakim olan Muhammet Şeybani Han’ın üstünlüğünü kabul ederek bu kardeş devlet ile savaştan kaçınması Ahmet Han’ın en büyük başarısı olarak dikkati çeker.

Ahmet Han’ın 1514’te vefatı üzerine Doğu Türkistan’ın kaderine hâkim olan Seyyid Han (1514-1533) dönemi Çağataylılar sülalesinin son parlak dönemini teşkil eder. Zira kendisine o devrin ünlü tarihçisi Mirza Muhammet Haydar Duğlat müşavirlik yapmıştır. Haydar Duğlat’ın bilahare yazdığı ve 1521-1546 yılları arası Doğu Türkistan olaylarını anlattığı eserinde Seyyid Han dönemi ülkenin en huzurlu olduğu devir olmuştur.

Batı Türkistan’daki Özbek (Şeybani) Hanlıkları ile Doğu Türkistan şehirleri arasındaki dostluk ve ticari münasebetler gelişmiş ve halk uzun bir aradan sonra maddi ve manevi bir refaha kavuşmuştur.

SEİDİYE HANLIĞI (YARKENT HANLIĞI)
Çağatay’ın Han’ın on üçüncü kuşaktan torunu aynı zamanda Büyük Timur’un beşinci kuşaktan torunu Babür’ün dayısı olan Ahmet Alca Han’ın oğlu Seyyid Han (1484-1533), uzun bir müddet Babür ile kader birliği yaptıktan sonra halkında yardımı ile Kaşgar, Yarkent, Hoten şehirlerini ele geçirir ve 1514’te Seidiye Hanlığını kurar. Seyyid Han devletini güçlendirmek amacıyla birtakım ıslahat girişimlerinde bulunur. Aksu gibi verimli topraklara göç teşebbüsünde bulunur. Hazineden halka mülk dağıtır. En önemlisi halkın iktisadi durumunu düzeltmek için on yıl kadar süre bir zaman içinde, halk vergiden muaf tutulur.

Aksu’nun kuzey doğusu ile Bay’ın batısındaki Arbat (Aravan) denilen yerde, 1516 yılında Seyyid Han abisi Mansur Han ile görüşür ve aralarında Altı Şehir’deki bu hanlığı beraber yönetmekten ibaret bir antlaşma hasıl olur. Bu görüşmede tarihçi Haydar Mirza Duğlat’ta bulunur. Seyyid Han Tibet Budistlerine karşı cihat yolculuğuna çıktığı zaman, 2 Ağustos 1533 günü 48 yaşında ölür.

Hanlık önce Kaşgar’ı sonra Yarkent’i başkent edinir. Başkentinin adıyla “Yarkent Hanlığı” veya kurucusunun adıyla “Seidiye Hanlığı” olarak bilinen bu hanlık, gerçi kurucusu Moğol-Çağatay soyundan olsa bile Hanlık tamamen Türk-İslam geleneğine göre yaşatıldığı için hanlığa Çağatay hanlığı denilmemektedir. Eğer bu hanlığı kendine özgü bir yönü ile izah etmek gerekirse, en çarpıcı özgü bir yönü, hanlığın kuruluşundan başlayarak hocaların kuvvetli etkisi altında kalmasıdır.

Hanlığın genel manevi havasına tasavvuf hâkim olduğu için, hanların ve devlet adamlarının askeri ve siyasi fikirleri sınırlı kalır. Dünyada ve komşularında cereyan eden değişiklikleri takip edemezler. Bu yüzden Seidiye Hanlığı siyasi ve askeri bakımından komşuları ile rekabet edebilecek seviyeye ulaşmamışlardır.

+1 Beğeni ziyaretçilerin beğenme sayısı

Tüm Zamanlar

Tüm zamanlar görüntülenme
+19
İstatistikler 2019 yılından itibaren tutulmaya başlanmıştır.