Yükleniyor...

Yazı Hakkında

Yayınlanma Tarihi 17 Ocak 2016 - 07:50
Son Düzenlenme Tarihi 20 Şubat 2016 - 16:33
Çuvaşlarda Ruhlar ve Kurban

Çuvaşlarda Ruhlar ve Kurban

Bu çalışma "International Journal of Central Asian Studies Volume 11-1 2007 / Durmuş Arık - Ankara Üniversitesi"'dan alınmıştır.

Ruhlar

Çuvaşların dininde Tanrının hizmetinde bulunan ve tabiat hadiselerini idare eden çeşitli ruhlar bulunur. Onların inanışına göre bütün dünya insanların hayatına ve kaderine etki eden sayısız ruhla doludur. Çeşitli hastalıklar, felâketler ve ölümün kendisi de bu ruhların faaliyetiyle açıklanır. Kendisine kötü ruh müptelâ olan insan hastalanır ve bu hastalık sonucunda ölebilir. Geleneksel inanışını muhafaza eden Çuvaşlar bu ruhlardan birini kızdırmaktan korkar. Bu nedenle sık sık bu ruhları çeşitli kurbanlarla ve törenlerle teskin etmeye ve merhamete getirmeye çalışırlar (Aşmarin, 1984: 31). Bu ruhlar arasında insanları, insanların konutlarını, ekmeklerini, hayvanlarını, mal-mülklerini yöneten ve koruyan ruhlar da yer alır. Bazı araştırmacıların bunları tanrı olarak nitelendirmesine ve değerlendirmesine rağmen bu ruhlar Tanrının taşıdığı özellikleri taşımaz ve Çuvaşlar tarafından Tanrı olarak kabul edilmezler. Bu nedenle onların birçoğunun gökte değil, yeryüzünde yerleştiği ve yaşadığı tasavvur edilir. Çuvaşlar, aynı zamanda güneşi, yeri, gök gürültüsünü, yıldırımı, ışığı, ateşi temsil eden birçok başka ruha da saygı gösterir (Nikol’skiy, 1911: 580-590). Bu ruhlar çeşitli şekillerde tasavvur edilir ve tazim görür.

Ruhların zararlarından korunmak veya onların iyiliklerini temin etmek için dualar yapılır, kurbanlar sunulur. Çuvaş inanışlarında bu ruhlar iyi ve kötü olarak iki gurupta değerlendirilir. İyi ruhlar arasında pirĩşti, kepe, pülĩhśĩ, pihampar, hĩrtsurt adı verilen ruhlar vardır. Kötü ruhlar arasında ise şuyttan, esrel (esreylĩ), yĭrĭh (yĩrĩh), vupkĭn, vutĭş, arśuri, vupĭr (vĭpĭr, vopĭr, vĭvĭr, lopĭr), kiremet (keremet), hıtĭm, iye (ıyya, ĭya) adı verilen ruhlar bulunur.

Kurban

Çuvaşlar, düzenli olarak tarım işlerinin bitiminde, Çuvaş takvimine göre yaklaşık olarak kasım ayının ortalarına denk gelen “kurban ayı”nda (çük uyĭhĭ) kurban töreni yaparlar. Kanlı ve kansız olmak üzere iki türlü kurban sunarlar. Onlar, Tanrıya, iyi ruhlara olduğu gibi kötü ruhlara da at, sığır, koç, koyun, kaz, tavuk, horoz, ördek gibi kanlı kurban; tahıl ürünleri, lapa, ekmek, para, yumurta, süt, yağ, peynir, bal, un, tuz, bira, pide ve başka çeşitli yiyeceklerden kansız kurbanlar takdim ederler (Fuks, 1840: 19-22; Vişnevskiy, 1846: 10-11; Magnitskiy, 1881: 26-33).1

Çuvaş inanışlarına göre at dışında kurbanlık hayvanların ak olması, kötü ruhlar için kurbanların ise genel olarak kara olması gerekir. Kurban sunarken bazı uygulama ve dualar yerine getirilir. Genellikle kurbanın türünü, kendine has yöntemlerle yumśĭlar belirler (Vişnevskiy, 1846: 11; Nikol’skiy, 1911: 589-590). Bazı durumlarda kurbanlık hayvan, ölen kimsenin ruhunun yerleştiği yeri belirten, kutsal kabul edilen kiremet yerinde canlı olarak bırakılır. Kiremet sözüyle genellikle bir ağaç, ağaçlık ya da koruluk kastedildiği gibi Türklerde yer-su inanışı kapsamında değerlendirilen bütün kutsal mekânlar da kastedilir. Bunlardan başka Çuvaşlarda kurban olarak kadınların el işi dokumaları, elbiseler ve madenî paralar da yer alır (Denisov 1959: 107; Kudryaşov 1961: 46). Çuvaşlar için kurban sunulacak yerler genellikle tarla, orman, nehir, göl ya da dere kıyıları ve “kurban ağacı”nın (çük yıvĭśi) yanıdır (Nikol’skiy 1911: 588).

Yüce Tanrıya ve diğer iyi varlıklara kurban hayvanları, aile içinde özel olarak uygulanan kurban töreninde ya da toplu ve genel olarak bir yerleşim yerindeki herkesin katılımıyla sunulan büyük kurban töreninde (mĭn çük) sunulur. Birinci tarz kurban törenine aile üyeleri, diğerine ise bir köy, birkaç köy hatta bazen birkaç kasabadan oluşan kalabalık insan topluluğu katılır. Özel kurban törenlerinde kurbanlık hayvan aile reisi tarafından evin dışında sunulur. Aile reisinin bulunmaması durumunda bu töreni evin hanımı yönetir. Ancak evin hanımı, yalnızca kansız kurbanlarla ilgili duaları icra etme hakkına sahiptir. Ayrıca töreni idare eden kadının erkek şapkası giymesi de gerekir (Vişnevskiy, 1846: 13; Nikol’skiy, 1911: 589).

Kurbanın türü tanrının veya ruhların derecesine göre ayarlanır. Yüce Tanrının, tazim edilen büyük ruhların ve kiremetlerin kendilerine büyük kurban, ikinci derecedekilerin ise küçük kurbanlar istediğine inanılır. Çuvaşlar, aile fertlerinden birinin hastalığı durumunda özel kurban takdimi yapar. Büyük kurban törenlerinde kurban olarak at, sıradan kurban törenlerinde ise sığır kesilir. Kurban törenleri için uygun olan yiyecekler arasında genellikle ekmek, pide, lapa, bal, tereyağı ve yumurta bulunur. Bunlar tuz ekleyerek suda pişirilir ve bunlar olmadan kurban törenlerinde yemek yenmesi uygun görülmez. Kurban törenleri için her zaman pirinç lapası pişirilir. Pirinç yoksa darı veya karabaşak lapası yapılır. Ancak bu lapanın içine en azından üç pirinç tanesinin katılması gerekir. Aksi hâlde kurban için hazırlanan lapanın uygun olmayacağı düşünülür (Aşmarin, 1984: 11).

Kurban için ayrılan hayvanlar, suyla yapılan bir denemeden sonra kesilir. Kurbanlık hayvan kesilmeden önce başına ve sırtına soğuk su dökülür. Su döktükten sonra hayvanın titremesi kurbanın, Tanrı veya ruhlar tarafından kabul edileceği anlamına gelir. Hayvan titremezse, bu hayvan kesilmeden bırakılır. Titremeyen hayvanın Tanrı ve ruhlar tarafından kabul edilmediğine inanılır. Bu yüzden bazen hayvan titreyinceye kadar su dökme işlemi uygulanır (Vişnevskiy, 1846: 11-12; Aşmarin, 1984: 11; Matorin 1929: 51).

Dua sırasında dua dışında başka ses ve gürültü olmamalıdır. Kurban günlerinde komşu veya yakınlardan bir şey istemeye gelen olduğunda onlara hiçbir şey verilmemelidir. Kurban töreninde dua bitimine kadar hiç kimsenin kurban yemeğine dokunmaması gerekir. Herhangi birisi onu tadarsa, duanın boşa gideceğine ve onun tekrar edilmesi gerektiğine inanılır (Aşmarin, 1984: 9). Zikredilen yemeği yememesi için çocuklar korkutulur. Onlara “Kurban sonuna kadar bu yemeği yerseniz dilsiz olur, konuşamazsınız” denir. Kekeme konuşanlar hakkında, onların zamanından önce kurban yemeği yedikleri için böyle oldukları söylenir. Kurban esnasında kullanılan kaplar saklanır ve gelecek kurban zamanına kadar korunur. Başka zamanlarda çok ihtiyaç olsa bile bu kaplar nadiren kullanılır. Dua veya kurban yerine gelirken, uygun ve güzel sözler kullanmaya özen gösterilir. Kurbanla dalga geçen ve onu hafife alan, aşağılayan kimse büyük günah işlemiş sayılır. Kurban uygulamasını yabancılar görürse, bu kurbanın amacına ulaşmayacağına ve onun tekrar edilmesi gerektiğine inanılır.

Çuvaşlar hiçbir zaman Tanrıya elbisesiz, çıplak veya yalınayak ibadet ve dua etmezler. Onlar ibadetlerden ve duadan önce banyoda güzelce yıkanarak temiz elbiselerini giyerler (Aşmarin 1984: 10).

Çuvaş inanışlarına göre kurban sunanların kurban etinden yemeleri gerekir. Kurbanın eti kazanlarda pişirilir ve dua bittikten sonra ziyafet verilir. Kurban, bütün törene katılanlara eşit miktarda dağıtılır. Kurban yerine getirilen her şey yenir ve içilir. Kurban Yüce Tanrıya sunulduysa kurbanın kemiklerinin ve iç organlarının yakılarak külünün dağıtılması gerekir; eğer kurban olarak Yüce Tanrıya at sunulduysa, at başları yakılmaz. At Yüce Tanrı’ya veya onun idaresi altında bulunan iyi varlıklara sunulduysa, atın kafatası tarlada korkuluk üzerine asılır. Bundan dolayı her Çuvaş köyünde korkuluklar üzerinde at kafatasları görülür. At kiremete kurban olarak sunulduysa, bu durumda at kafatası ormanda ağaca asılır ya da tarlada toprağa atılır (Vişnevskiy, 1846: 12; Aşmarin, 1984: 4).

Kurban sırasında Çuvaşlar doğuya yönelir ve öyle dua eder. Kurbanın da doğuya yönelerek kesilmesi gerekir. Kurbanın sunulduğu şey onuruna kutlama yapmak için kurban zamanına kadar bira hazırlanır. Bira hazırlarken Hıristiyan Çuvaşların kendi üzerinde haç işareti bulundurmaması, haç işareti yapmaması ve orada Rusların da bulunmaması gerekir. Eğer bira hazırlanan eve tesadüfen bir Rus gelirse, ev sahibinin mutlaka gizlice, gelenin saçından, şapkasından veya giydiği giysilerden bir tutam kıl ya da bir parça koparması gerekir (Vişnevskiy, 1846: 12-13; Aşmarin, 1984: 5).

Genellikle Çuvaşlarda hem özel hem de toplu yapılan kurban törenlerinin belli bir vakti yoktur. Yüce Tanrıya sunulan kurban dışında diğer özel kurbanlar Çuvaşların işlerinin gidişatına bağlıdır. İyi ürün elde ettiklerinde veya isteklerinin gerçekleştiği yıllarda Çuvaşlar kendileri için kurban kesmeyi zorunluluk olarak görmezler. Ancak onlar tarla işleri kötü gittiğinde, iyi varlıkların kendisinden ne istediğini öğrenmek için yumśĭya giderler. Yumśĭ öğüt almak için gelen kimsenin önceden hangi kurbanları sunduğunu sorar ve işlerinin iyi gitmesi için sunmadığı kurbanı veya daha önce sunduğu kurbanları tekrar etmesini önerir. Toplu kurbanlar genelde ilkbaharda ekim ve toprağı sürme işinin sonunda ya da sadece birkaç yıl ürün olmaması durumunda veya uzun süre kuraklık ve verimsizlik durumunda icra edilir. Bu felaketlerden dolayı halkın çaresiz hâle geldiğinde yumśĭlar toplu kurban töreni yapılmasını ilan eder. Bunun için onlar kurbanlık hayvanların niteliklerini, sayısını ve törene katılacak köyleri belirlerler (Vişnevskiy, 1846: 13-14; Aşmarin, 1984: 5). Bu talimatlar doğrultusunda yapılan toplu kurban töreninde kurbanlık hayvanların kaça mal olacağı ilan edilir ve bunun için her aileden gerekli ücret istenir. Bunun yanında her aile belirlenen güne, tören için bira pişirir. Büyük kurban töreni için en az bir hafta hazırlık yapılır (Vişnevskiy, 1846: 14; Aşmarin, 1984: 6). Bir veya birkaç köyün katılımıyla gerçekleşen toplu kurban törenleri, kült hizmetçilerinin veya halkın itibar ettiği yaşlıların danışmanlığında belirlenen yerde icra edilir (Kudryaşov, 1961: 16-179).

Çuvaşlar bazı dua ve kurban törenlerini tarlada, köyde, kutsal sayılan özel koruluklarda ve su kaynaklarında gerçekleştirir. Çoğunlukla bu törenler, tarıma bağlı dönemlerle ilgili kurban takdimi ve duası şeklinde uygulanır: Ürünün fazla olması (uy çük - kurban töreni), yağmur yağması (śumĭr çük -yağmur duası ve kurbanı), elde edilen ürün için (avĭn pĭti - şükür kurbanı veya sĭra çükleni - bira sunusu) kurban törenleri yerine getirilir (Kudryaşov, 1961: 82, 96).

Çuvaşlar başka tören ve bayramlarda da çeşitli kurbanlar sunar, ziyafet verirler. Kurban törenlerinin sonunda kurbanın önemli kısmını törene katılanlar yer. Kurban sunulan yüce varlıklara, tanrıya ve ruhlara kısmen kurbandan parça bırakırlar. Özellikle halkın maddî sıkıntılara maruz kaldığı dönemlerden itibaren sembolik kurbanlar gerçek kurbanların yerine konulmaya başlanmıştır. Ancak Çuvaşlar arasında bazı yerlerde, çeşitli zamanlarda kanlı ve kansız kurban uygulamasına günümüzde de devam edildiği görülmüştür.

+1 Beğeni ziyaretçilerin beğenme sayısı

Tüm Zamanlar

Tüm zamanlar görüntülenme
+0
İstatistikler 2019 yılından itibaren tutulmaya başlanmıştır.