Yükleniyor...

Yazı Hakkında

Yayınlanma Tarihi 20 Haziran 2015 - 12:53
Son Düzenlenme Tarihi 28 Nisan 2016 - 16:15
Cengiz Han’ın Devletinde Türk Kültürünün Etkisi  ve Katkısı

Cengiz Han’ın Devletinde Türk Kültürünün Etkisi ve Katkısı

Dünya tarihinin en büyük fatihlerinden biri Cengiz Han'dır. 12. Yüzyılın sonlarında başlattığı ve 13.yüzyılın başlarında büyük başarılar elde ettiği mücadelesi, bugüne kadar ulaşılan en geniş bitişik sınırlı imparatorluğun doğmasıyla sonuçlanmıştı. Cengiz Han'ın kurduğu imparatorluk, Çin, İran, Anadolu, Orta Doğu ve Avrupa'ya kadar genişlemişti. Bu büyük Fatih'in hayatı ve idealleri şüphesiz ilgi çekicidir ve merak konusu olmuştur. Bu konu hakkında en önemli kaynak 1240 yılında yazıldığı bilinen “Moğolların Gizli Tarihi” adlı eserdir. Bu eseri okuyan her Türk tarihçisi o dönem Moğol kültürü ve Cengiz Han devleti ile Türk kültür tarihinin önemli öğeleri olan Hun, Gök-Türk ve Uygur devletleri arasındaki kültürel benzerliği kolaylıkla fark edecektir. Tarihin erken dönemlerinden itibaren benzer coğrafyalarda yaşamış Türk ve Moğol toplulukları arasında esasında belirgin farklılıklar mevcuttu. Daha erken bir tarihte göçebe çobanlığa geçen Türklerin, ekonomileri, aile yapıları ve içtimai özellikleri ile Moğolların özellikleri birbirine benzememekteydi. Sahip oldukları nitelikler sayesinde Türkler daha Hun çağında güçlü devletler kurabilmişlerdi. Moğollar'da özellikle Büyük Hun Kağan'ı Mete döneminden itibaren bu güçlü Türk devletlerinin hakimiyet sahası altında yaşamışlardır. Göktürk ve Uygur devletleri içerisindeki tabiyetleri de dikkat çekicidir. Türk kültürünü tanıma ve ondan istifade edebilme fırsatını ve yeteneğini gösteren Moğollarda, Cengiz Han dönemine gelindiğinde kültürel alandaki benzerlikler son derece dikkat çekicidir. Cengiz'in Moğol devletinde gördüğümüz dini hayata dair unsurlar; eylem ve faaliyetlerinde Türkçe Tengri, Mogolca Tegri'den yardım beklemesi, kainatın ve dünyanın güç unsurları olan Güneş ve Ay'a duyduğu saygı, dini hayat içerisinde şamanist unsurların varlığı bu alandaki benzerliklerin bir kısmıdır. Devlet anlayışında; cihan hakimiyeti fikrinin ortaya çıkması, Türkçenin, Moğol devletinde muteber bir dil olması, töre, yasa, gibi esasen Türkçe kökenli kavramların ve anlayışların uygulanması da dikkat çekicidir. Yine Cengiz Han'ın kendi soyunu tıpkı Çin kaynaklarının bize bildirdiği Gök-Türk devlet kurucuları gibi kurt soyuna dayandırması da üzerinde durulması gereken bir benzerliktir. Cengiz Han'ın kurduğu devletin belli bir süre sonra başkent olarak Türklerin kutlu vatanı Ötüken'i seçmesi ve yine Cengiz Han'ın tıpkı Oğuz Kağan gibi doğumundan itibaren ilahi bir görevle ve nitelikle donatılması, Türk kültürünün, Cengiz Han'da ve onun kurduğu devlette çok güçlü biçimde etkili olduğunu ispatlamaktadır. Hun Hakanı Mete'nin “tüm yay geren toplumları birleştirdim şimdi onlar Hun oldular” şeklinde ifade ettiği millet ve devlet olma anlayışı, Cengiz Han'ın dilinde “Çadırlarda yaşayan tüm halkları birleştirdim” şeklinde hayat bulmuştur. Orhun Abidelerinde Bilge Kağan'ın Türk milletine vasiyet ettiği “Ötüken” den ayrılmayınız ve burada yaşayınız şeklindeki çağrısına uyanlardan biri de Cengiz Han olmuştur.

CENGİZ HAN’IN DEVLETİNDE TÜRK KÜLTÜRÜNÜN ETKİSİ VE KATKISI

İbrahim ONAY

Dr. Sağlık Bakanlığı

+1 Beğeni ziyaretçilerin beğenme sayısı

Tüm Zamanlar

Tüm zamanlar görüntülenme
+29
İstatistikler 2019 yılından itibaren tutulmaya başlanmıştır.