Yükleniyor...

Yazı Hakkında

Yayınlanma Tarihi 07 Eylül 2015 - 16:08
Son Düzenlenme Tarihi 11 Temmuz 2016 - 17:35
Cariyeler-III

Cariyeler-III

CENAZE YIKAMA YERİ VE MEYYİT KAPISI
Haremde vefat eden cariyelerin ve saray görevlilerine ait cenazelerin yıkandığı yerdir. Cariyeler alt taşlığının sonunda günümüzde Arkeoloji Müzesi bahçesine bitişik olan köşededir. Yıkanan cenazeler, yanındaki meyyit kapısında dışarı çıkarılırdı. Padişahların cenazeleri ise Mukaddes Emanetler Dairesi’nin kapısı yanındaki revaklı bölümde bulunan çeşmenin önünde yıkanırdı. Üçüncü avluya bakan kapı önündeki sette ise cemaate hal sorma (Tezkiye) yapılırdı.

IŞİD CARİYE.jpg

USTALAR DAİRESİ
Valide Taşlığı ile cariyeler Taşlığı yolu arasına yer almaktadır. Her iki avlıya da geçişleri bulunmaktadır. Valide Taslağı’na açılan bölümü daha büyük ve itinalıdır. Bu kısmın Fatih devrinden kalma olduğu tahmin edilmektedir. Bir hela ve çeşmeli merdiven girişiyle değerlendirilen zemin kat üzerinde bir sofa, başoda ve kiler odasından mürekkep ana daire yer alır.

Burası tekne tonozla örtülüdür. Her iki taşlığı kontrol eden konumuyla üst düzey harem ustalarına ait olduğu düşünülmektedir. Girişi cariyeler taşlığından sağlanan diğer kanada ise doğrudan kesme taş bir merdivenle ulaşılır. Bu dairenin 16. yüzyılın harem yapılaşması sırasında inşa edildiği anlaşılmaktadır. Burada da saray ustaları ve kalfaların barındığı odalar yer alıyordu.

İşte bu mekânların da içerisinde bulunduğu haremin bir adı da Darüssaade yani Saadet Dairesi idi. Cariyeler buraya isteyerek veya istemeden geldiler. Fakat muhakkak ki dışarıda olan hür kadınların da arzusunu çeken bir merkezdi burası.

Sakinlerinin kimi padişah hanımlığına, kimi valide sultanlığa, kimi gözdeliğe, kimi ikballiğe yükseldi. Kiminin bahtı sonuna kadar açıktı. Kiminin talihi ise yaver gitmedi. Kimi güldü, kimi üzüldü. Ama mutlu veya mutsuz ömürlerinden bir kısmını burada sürdüler. Sonra muhakkak ki o bölüm, hayatlarının en hatırlanacak ve hasretle yâd edilecek kısmı olacaktı.

Osmanlı Harem hayatı bir sırdı. Bu sırrın bir parçası olan cariyeler çoğunlukla dışarı çıktılar.

Ancak onlar öyle bir sırdaş idiler ki saray ve harem hayatı ile ilgili olarak tek bir kelâm etmediler.

Sırları ile yaşadılar ve sırları ile gömüldüler!
Cariyeler-I

Cariyeler-II

Cariyeler-III

Bibliyografya:
Silahtar Fındıklı Mehmet Ağa, Silahtar Tarihi, İstanbul 1928, c.II, s. 580-582.
Çağatay Uluçay, Harem, Ankara 1985, s. 10-37
Ayşe Osmanoğlu, Babam Abdülhamid, İstanbul 1994, s. 85-87
Safiye Ünüvar, Saray Hatıralarım, İstanbul 1964, s. 70-71.
İsmail H. Uzunçarşılı, Saray Teşkilatı, Ankara 1984, s. 147-151.
Ahmed Akgündüz, Osmanlı’da Harem, İstanbul 1995, s. 275-293.
Leslie Le Peirce, Harem-i Hümayun ( Çev. A. Berktay), İstanbul 1996, s. 185-191.
Ahmed Refik, Kadınlar Saltanatı, İstanbul 1332, c. III, s. 37-40.
M.Anhegger (Eyüboğlu), Topkapı Sarayı’nda Padişah Evi: Harem, İstanbul 1987, s. 47-52.
Deniz Esemenli, Harem (Türk – İslam Mimarisinde Harem Kısmı), Diyanet İslam Ansiklopedisi, 16, s. 138-152.
Leyla Saz, Saray ve Harem Hatıraları, Yeni Tarih Dergisi, II, İstanbul 1958, s. 412-413-415-442.
Şadiye Osmanoğlu, II. Abdülhamid Devrinde Harem Hayatı, Hayat Mecmuası 1963/1, s.7;1963/15,s. 14-15.

+1 Beğeni ziyaretçilerin beğenme sayısı

Tüm Zamanlar

Tüm zamanlar görüntülenme
+7
İstatistikler 2019 yılından itibaren tutulmaya başlanmıştır.