Yükleniyor...

Yazı Hakkında

Yayınlanma Tarihi 11 Aralık 2015 - 22:04
Son Düzenlenme Tarihi 04 Nisan 2017 - 14:36
BİZANS ELÇİSİ ZEMARKHOS'UN GÖKTÜRK KAĞANLIĞI ZİYARETİ

BİZANS ELÇİSİ ZEMARKHOS'UN GÖKTÜRK KAĞANLIĞI ZİYARETİ

Zemarkhos ve yanındakiler günler süren yolculuğu tamamlayarak, Sogdların yaşadığı topraklara girdiler. Bu noktada atlarından indiler ve bunu yapmaları için emir aldıkları aşikâr olan bazı Türkler, onlara satılık demir sundular ki bana göre bunun amacı, demir madenlerine sahip olduklarını göstermekti. Çünkü bu insanlar arasında demirin kolaylıkla elde edilmediği söylenmektedir. Demir madeni yataklarına sahip topraklara hâkim olduklarını ima etmek için böyle bir gösteri yaptıkları varsayılabilir.
Kendi kabilelerinden başkaları da ortaya çıkarak kendilerini tekin olmayan şeylerden kurtaran kişiler olduklarını söylediler ve Zemarkhos ile arkadaşlarının yanına geldiler. Taşıdıkları bütün yükleri alarak yere koydular. Daha sonra tütsü ağacının dallarından bir ateş yaktılar, ziller ve davullar ile gürültü çıkararak İskit dillerinde bazı haşin sözler söylediler, alevlerle çatırdayan tütsü dallarını yüklerinin üzerinden geçirdiler ve cinnete düşüp deli adamlar gibi davranarak kötü ruhları uzaklaştırdıklarını düşündüler. Bu şekilde bazı adamların şeytana karşı engelleyici ve koruyucu oldukları düşünülüyordu. Düşündükleri gibi şeytanları uzaklaştırınca ve Zemarkhos'un kendisini ateşe yaklaştırdıklarında, bu sayede kendilerini de temizlediklerini düşündüler.Tüm bunlar bu şekilde gerçekleşirken, Ektag (Akdağ) , veya Grekçede "Golden Mountain (Altın Dağ)" olarak adlandırılan dağda Kağan'ın nerede olduğunu göstermek için tayin edilen kişilerle birlikte yolculuklarına devam ettiler. Zemarkhos ve arkadaşları İstemi'nin o sırada bulunduğu yere – sözde "Altın Dağ'ın" bir vadisi – ulaştıktan sonra, çağırıldılar ve hemen İstemi'nin huzuruna çıkarıldılar. İstemi bir çadırın içindeydi ve gerektiğinde bir at tarafından çekilebilecek, iki tekerlekli altın bir taht üzerinde oturuyordu. Zemarkhos ve arkadaşları Kağanı selamladılar, adet olduğu üzere ona hediyelerini sundular ve hediyeler görevliler tarafından alındı. Daha sonra Zemarkhos şunları söyledi:

"Birçok insanın hâkimi, büyük İmparatorumuz benim aracılığımla size şunları söylemektedir, "Dostumuz olan ve Roma devletine karşı lütuf gösteren sizlerin, talihiniz iyi gitsin ve başarı sizinle olsun. Her zaman düşmanlarınızı istila edip onları yağmalayabilesiniz. Arkadaşlık kurallarına zarar veren kıskançlığa sahip olursak, bizden uzak durun. Türk kabileleri ve Gök-Türklere tabi olanlar bizim dostlarımızdır ve siz de bizim hakkımızda böyle düşünün".

Zemarkhos tam olarak bunları söylemiş ve İstemi de aynı sözlerle karşılık vermiştir. Daha sonra şölenlere başladılar ve günün geri kalan kısmını aynı çadır içerisinde eğlenerek geçirdiler. Çadır çeşitli renklerde, hüner olmaksızın boyanmış ipek perdelerle donatılmıştı. Bizim gibi üzümden çıkarılan şarap içmediler, çünkü toprakları üzüm şarabını desteklemiyordu ve bitki türleri bölgelerinin yerli ürünü değildi. Başka bir tür olan tatlı bozkırlı şarabı içtiler. Daha sonra herkes kalacağı yere çekildi. Ertesi gün benzer şekilde çok renkli ipek perdelerle dekore edilmiş başka bir kulübede buluştular. Kulübenin içinde farklı şekillerde heykeller vardı. İstemi tamamen altından yapılmış bir divanın üzerine oturdu. Yapının ortasında altın semaverler, su serpme araçları ve altın testiler vardı. Tekrar şölenlere başladılar ve içme sırasında gerekli olan şeyleri söyleyip dinledikten sonra oradan ayrıldılar.Bir sonraki gün, içinde yaldızlı ahşap sütunlar ve dört altın tavus kuşu ile desteklenmiş, ayrıca dövülmüş altından yapılmış bir divanı olan başka bir yapıya geldiler. Bu yapının önündeki geniş bir alan üzerinde, çok sayıda gümüş nesneler, tabaklar, kâseler ve yine çok sayıda hayvan heykelleri, gümüş heykeller ve hiçbir şekilde bizim yaptıklarımızdan daha bayağı olmayan, yani Gök-Türk kağanının zenginliğini gösteren nesneleri taşıyan yük arabaları çekiliyordu. Zemarkhos ve arkadaşları orada beklerken İstemi, Sasânîler üzerine yürüdüğü sırada Zemarkhos'un yirmi izleyici ve katılımcı ile birlikte kendisine katılmasını ve diğer Romalıların Zemarkhos'un dönüşünü beklemek üzere Kholiatai 'ya dönmesi gerektiğine karar verdi. [İstemi]...onları hediyelerle onurlandırdıktan sonra gönderdi. Zemarkhos'a, Kherkhir olarak adlandırılan topluluktan elde edilen bir savaş esirini yani bir kadın köleyi sundu ve Zemarkhos Sasânîlerle savaşmak üzere yola çıktı. İlerlerken Talas olarak adlandırılan bir yerde kamp kurduklarında, Sasânîlerden gelen bir elçi İstemi'nin huzuruna çıktı. Kağan Roma ve Sasânî büyükelçilerini kendisiyle birlikte akşam yemeği yemeye davet etti. Elçiler yemeğe icabet ettiklerinde İstemi, Romalı elçilik heyetine büyük bir saygı ile davrandı ve şerefli divan üzerine oturmalarını istedi. Ayrıca Sasânîler hakkında şikâyetlerde bulunarak, onların ellerinde haksızlığa uğradığını ve bu nedenle onlara karşı savaşa gittiğini söyledi. İstemi hiddetli bir biçimde suçlamalarda bulunurken, Sasânî elçisi bu tür ortamlarda hâkim gelen susma geleneğini bozdu ve hızlı bir şekilde karşı çıkarak İstemi'nin suçlamalarını cesur bir biçimde yalanladı. Orada bulunanlar, elçinin geleneği terk edip ölçüsüz ifadelerde bulunmasını ve öfkesinin ölçüsüzlüğünü görünce şaşkına döndüler. Sasânî elçileri bu şartlar altında Gök-Türk ülkesinden ayrıldılar ve bunun üzerine İstemi, Sasânîlere saldırmak için hazırlıklara başladı.

Bu olaydan sonra Zemarkhos ve arkadaşlarını çağırdı, Romalılara yönelik dostluğu yeniden teyit etti ve onları evlerine gönderdi. İlk elçi Maniakh öldüğü
için onlarla birlikte başka bir elçi gönderdi.Maniakh'ın halefinin adı Tagma , unvanı ise Tarkhan idi. Böylelikle İstemi tarafından, vefat eden Maniakh'ın oğlu ile birlikte Romalılara elçi olarak gönderildi. Oldukça genç bir delikanlı olduğu için, kendisine babasının unvanı verildi ve Tarkhan Tagma'dan hemen sonraki rütbeyi aldı. Bana göre bu çocuk babasının unvanını aldı çünkü Maniakh, İstemi'ye karşı oldukça arkadaşça ve sadık idi. İstemi, Zemarkhos ve arkadaşlarını gönderdikten sonra, daha önce kendilerine beklemeleri söylenen yere gönderilen Romalılar ile Zemarkhos burada buluştular. Bu birleşmenin ardından eve dönüş yolculuklarına başladılar ve ilk Kholiatai şehrini terk ederek kaleler boyunca yolculuk ettiler.

(Menandros ve T. Simokattes) Bizans Kaynaklarında Türkler

İSMAİL MANGALTEPE

+3 Beğeni ziyaretçilerin beğenme sayısı

Tüm Zamanlar

Tüm zamanlar görüntülenme
+369
İstatistikler 2019 yılından itibaren tutulmaya başlanmıştır.