Yükleniyor...

Yazı Hakkında

Yayınlanma Tarihi 23 Nisan 2015 - 11:52
Son Düzenlenme Tarihi 22 Nisan 2016 - 19:17
Birinci Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin Yapısı ve Faaliyetleri (1920–1923)

Birinci Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin Yapısı ve Faaliyetleri (1920–1923)

BİRİNCİ BÜYÜK MİLLET MECLİSİ’NİN YAPISI VE FAALİYETLERİ (1920–1923)

Mustafa Kemal Paşa, Milli Hâkimiyet fikrini, Milli Mücadele hareketinin başlangıcından itibaren düşünmüş, önce başkanlığını yaptığı Erzurum ve Sivas Kongrelerinde organize etmiş, Anadolu ve Rumeli Müdafaa-i Hukuk Cemiyeti ile merkezleştirmiş ve daha sonra Ankara’da açılan Birinci Büyük Millet Meclisi ile kurumsallaştırmıştır.

Birinci Meclisi, Türk Demokrasi Tarihinin gelişim süreci içerisinde değerlendirecek olursak, Büyük Millet Meclisindeki Milli Egemenlik anlayışına dayalı uygulamalar ve yasama, yürütme, yargı erklerinin alt yapısının oluşturulması bakımından diğer dönemlere oranla farklıdır. Ayrıca, ilk olması yönüyle de ayrı bir öneme sahiptir.

Birinci Büyük Millet Meclisi’nin açıldığı ilk günden itibaren, Milli Egemenlik ilkesi, meclis üyeleri tarafından benimsenmeye başlamıştır. Milli Mücadele Hareketi ve TBMM’nin kuruluşu, Türk Demokrasi tarihinin en önemli kısmını teşkil eder. Osmanlı İmparatorluğu’nda 1876 yılında oluşturulmaya çalışılan parlamenter sistem, 16 Mart 1920 yılına kadar sürekli tartışmalara ve toplumda fikir çatışmalarına neden olmuştur. Bunun doğal sonucu olarak da, toplum içerisinde
istenilen düzen sağlanamamış, demokrasiye geçiş adına fazla bir yol kat edilememiştir.

Müdafaa-i Milliye Hukuk Gruplarının faaliyetleriyle beraber İttihatçılar yeniden varlık göstermeye başlamışlar, bunun üzerine devrin padişahı Sultan Reşad iyice zayıflamış olan saltanat hukukunu düzeltme ve güçlendirme yoluna gitmiştir. Bu uğraşın başka bir amacı da, İstiklal Savaşı sırasında, Birinci Büyük Millet Meclisi ve Hükümeti tarafından yeni oluşturulmuş olan yönetim sistemini yok etmek ve ülke içerisinde iktidarın tek sahibi olmaktır. Ancak İstanbul’un İtilaf Devletleri tarafından işgal edilmesi ve Osmanlı Mebusan Meclisi’nin kapatılıp bazı mebusların Malta’ya sürülmesi, meclisin her bakımdan güvenli bir yer olan Ankara’da toplanmasını meşrulaşmıştır.

Birinci Büyük Millet Meclisi açılır açılmaz, yürütme işlerini yerine getirecek bir icra kuvveti oluşturmak amacıyla çalışmalara başlanmış ve ‘‘Meclis Hükümeti Sistemi’’ oluşturulmuştur. Kuvvetler Birliğini esas alan ve olağanüstü dönemlerde başvurulan bu sistemin seçimi ile Milli Mücadele başarıya ulaştırılmıştır. Meclis bundan sonra yaptığı işleri meşru bir zemine oturtmak amacıyla 1921 Anayasasını hazırlamıştır. 1921’de Teşkilat-ı Esasiye hazırlanmadan önce, kendisini Kanun-i Esasiye bağlı sayan meclis, yeni bir anayasa oluşturmakla, İstanbul Hükümeti tarafından yapılan tün kanunları ve antlaşmaları yok saymış, böylece kurucu ve ihtilalci bir meclis olma özelliğini kazanmıştır. Böylelikle çalışmalarına devam eden ve 1 Kasım 1922’de Saltanatı kaldıran meclis, ülke içinde tek yönetim erki olarak kalmış ve bağımsızlık hareketini hukuki bir zeminde halktan güç alarak sürdürmüştür.

Birinci Büyük Millet Meclisi, Milli Mücadelenin ilk organı olan Heyet-i Temsiliye’nin bir uzantısı ve devamı olarak görev yapmış, başlangıçtan beri hedefi olan Misak-ı Milli’den taviz vermeden canla başla çalışmıştır. Büyük Millet Meclisi açıldığı ilk günden itibaren siyasi bir var oluş mücadelesine girdiği gibi, ekonomik, sosyal-kültürel alanda ve eğitim alanında da birçok sorunla mücadele etmiştir. Nitekim görev süresi boyunca bir yandan kısıtlı imkânlardan mali kaynak yaratmaya çalışmış, diğer yandan da halk için her alanda hizmet yapmaya çabalamıştır.
I. Dönem Milletvekilleri, ülkenin geleceği ve bağımsızlığı için çalışırken aynı zamanda da, milli devlet olma yolunda hiçbir fedakârlıktan kaçınmamışlardır. Memleket sorunlarını hür ve açık bir şekilde tartışarak gayelerini gerçekleştiren ve her alanda hizmet veren ilk meclis, yeni Türk devleti’ni sağlam temellere oturtmuştur.

Sonuç olarak, Anadolu’da başlayan Milli Mücadele Hareketi, azimle, inançla ve lider kadrosunun üstün gayretleriyle adım adım sürdürülerek kazanılmış, bağımsız Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin siyasal tarihi ve harp tarihi açısından büyük bir başarı olarak kaydedilmiştir. Bundan sonra, Türkiye’de ülkenin ve milletin geleceğine hükmeden yegâne kurum Türkiye Büyük Millet Meclisi olmuştur.

Kaynak: BİRİNCİ BÜYÜK MİLLET MECLİSİ’NİN YAPISI VE FAALİYETLERİ (1920–1923)

Ayşegül DEMİRDEN YÜZGEÇ

+1 Beğeni ziyaretçilerin beğenme sayısı

Tüm Zamanlar

Tüm zamanlar görüntülenme
+204
İstatistikler 2019 yılından itibaren tutulmaya başlanmıştır.