Yükleniyor...

Yazı Hakkında

Yayınlanma Tarihi 24 Ağustos 2015 - 20:32
Son Düzenlenme Tarihi 03 Ocak 2019 - 21:52
BAYRAK, TUĞRA, SANCAK

BAYRAK, TUĞRA, SANCAK

Mevhibe SAVAŞ

Bayrak, bir ruhtur. Binlerce yıldan beri elde taşınmış, eve asılmış, mezara dikilmiştir. Avda ve savaşta, ondan yardım dilenilmiştir. Uğur ondadır. Türklerin başlarını bağladıkları, iyi kaderin anahtarı da odur. O, kötülüklere karşı koruyan bir muskadır. Her şeyin tılsımı ondadır.

Bayrak, koruyucu bir ruhtur! Ataların ruhları bizi, onun içinden gözler; sözleri ise dalgalanmalarıyla uçuşan kutlu seslerdir O, bir "Zafer tanrısıdır !”. Bayrak, kutlu ve mübarek bir kişi gibidir. Bir insan gibi kızar, sevinir, kırılır. Düşerse, onu tutanlar da yok olur. Başı göklerdedir. Büyük rüzgârlar, şimşekler ve göğün diğer büyük güçleriyle iç içedir. Başı, aya ve güneşe değer. Bunlar da yetmez. Oğuz Kağan, güneşi bir bayrak yapmak ister. Bayrak! Kökü gibi yerde; başı ise göklerde olan bir varlıktır. Göklerde yayılır, enginleşir, yücelir. Bazen kötü kader, onu da kovalar ve düşer, kırılır!

Bayrak ölür mü? Ölmez! Çünkü o Türk milletinin soyunun bir kökü ve sembolüdür. Bundan dolayı, yaşayanlar değil; eski şanlı soylar ile gelecekteki soylarda manalarını bulmaktadır. Bu mana, onun parlak renklerinde yansır. Dalgalanmalarıyla ses verir. Soylar onunla aynı tarladan bitmişler ve yücelmişlerdir. Soyun damgası olmuştur. Türk devletleriyle de yücelmiştir. Böylece Ay başında bir yıldız olmuştur. Bayrağa kurban, binlerce yıldan beri Türklerin değişmez geleneği ve sığınağı olmuştur. Bayrağın ruhunu ve gönlünü doldurmalı ve ona daha yakın olmalıdır. Saçı ile sulamalı ve onu rahat tutmalıdır.

Hepsi : Makalenin Tamamını İndirmek İçin Tıklayınız

+1 Beğeni ziyaretçilerin beğenme sayısı

Tüm Zamanlar

Tüm zamanlar görüntülenme
+16
İstatistikler 2019 yılından itibaren tutulmaya başlanmıştır.