Yükleniyor...

Yazı Hakkında

Yayınlanma Tarihi 10 Nisan 2015 - 20:04
Son Düzenlenme Tarihi 03 Ocak 2019 - 21:52
Avrupa Hunları

Avrupa Hunları


Prof. Dr. Şerif Baştav

  1. yüzyılın sonunda Avrupa'nın ufkunda görünen Hunlar, İç-Asya'dan batıya gelen Türk soyundan kavimlerin ilki idi ve bunu başkaları izleyecekti. Bölgede yaklaşık 80 yıllık ömürleri boyunca inanılmayacak derecede önemli olaylara sebep olan Hunlar, önce Batı-Asya'nın Türkleşmesini sağlamış, Avrupa'nın o zamanki nizamını altüst etmiş, Büyük Kavimler Göçünü harekete geçirmiş ve Cermen Kavimlerini bir daha birleşmemek üzere dağıtmış, en önemlisi Doğu ve Batı imparatorluklarını temelinden sarsmışlardır. İlk Ortaçağ tarihinde bir fırtına gibi esen Hunlar, aradan geçen 1500 yıllık zamana rağmen hâlâ insanların ilgisini çeken, nereden geldikleri gibi böyle kısa bir zamanda dünya ölçüsünde bir devlet kurabilmelerinin muamması da çözülemeyen bir toplumdur. En tanınmış kağanları Attila, dünya büyükleri arasında yer alır ve devletin tarihe karışmasının 1500. yıl dönümü münasebetiyle bütün büyük Avrupa dillerinde Hunların tarihi üzerinde bir çok eser yazılmıştır.

Hunların en büyük başarısı mükemmel ok kullanmaktı. Ayrıca at ile süvarisi arasında mükemmel bir uyum var idi ve at üzerinde yapışmış gibi otururlardı. Atları çirkin fakat dayanıklıydı.

Hunlar her zaman bol sayıda yedek at bulundururlardı. Hun atları, kışın olduğu gibi yazın da muharebeye hazırdılar. Hunlar, çocukluk devrinden başlayarak at üzerinde büyürlerdi. At sırtında yer, içer ve uyurlardı. At üzerinde siyasî müzakerelerde bulundukları bildirilir. Hunlar, atların üzerinde çok sağlam oturur ve oradan nadiren düşerlerdi. Bir Hun süvarisi hiç beklenmedik yerde âniden ortaya çıkadı. Onların bu özelliği şöhretlerini oluştururdu. Ölçüsüz süratleri sayesinde insanlar daha onları farketmeden ortadan yok olurlardı.

500-1000 kişilik kuvvetlerle bir çok yerden aynı zamanda hücum eder ve korkunç sayıda ok atışları ile muharebeye başlarlardı. Bu suretle görüş sahası kararan düşmanı bozarlardı. Böyle bir durumda hücuma geçen düşman önünü görememiş ve birbirine karışarak dağılmıştır. Sahte bir ric'atle düşman saflarını bozan Hunlar, onları arkadaşlarının bulunduğu yere kadar çeker ve o zaman etrafını çevirerek imha ederlerdi. Yahut da, zafer coşkusuyla ilerleyen düşmanın arkasına sarkarak onların kamplarına saldırırlardı. Şayet kendilerini takip eden bir düşmanın saflarını bozmayı başarırlarsa âniden geri döner, süratle yeniden muharebe safı oluşturur ve düşmanı muhtelif cepheden yıldırım süratiyle demir bir yumruk gibi vururlardı. Bu gibi hallerde birbirine karışan düşmanı bir metreden uzun kılıçlarıyla biçmişlerdir. Burada uygulanan taktik bütün atlı kavimlerin kullandığı bir taktikti. Bu taktiği kritik anlarda kullanarak zaferlere ulaşmışlardır.

Ayrıca :

Orta Avrasya Boyunca Hun Kazanları
Makaleyi İncele

Resim : Hun Kazanları, İstanbul Askeri Müze

+1 Beğeni ziyaretçilerin beğenme sayısı

Tüm Zamanlar

Tüm zamanlar görüntülenme
+11
İstatistikler 2019 yılından itibaren tutulmaya başlanmıştır.