Yükleniyor...

Tarihçi

Bot/Robot

Yazı Hakkında

Yayınlanma Tarihi 12 Eylül 2018 - 17:29
Son Düzenlenme Tarihi 12 Eylül 2018 - 17:29
ATATÜRK'ÜN, DİL VE TARİH - COĞRAFYA FAKÜLTESİ'NİN İLK DERSİNDE, AFET İNAN'IN ANLATMASI İÇİN YAZDIRDIĞI NOTLAR

ATATÜRK'ÜN, DİL VE TARİH - COĞRAFYA FAKÜLTESİ'NİN İLK DERSİNDE, AFET İNAN'IN ANLATMASI İÇİN YAZDIRDIĞI NOTLAR

AFET İNAN

9 Ocak 1935 te Dil ve Tarih - Coğrafya Fakültesi'nin ilk açılış dersimi hazırladığım vakit, Atatürk, buraya koyduğum yazıları bana not ettirmişti. Hattâ sonradan bunlar üzerinde kendi el yazısı ile de düzeltmeler yaptı. Bunları tarihî bir belge olarak saklamıştım. Dersimin metninde o zaman neşredemediğimden buraya koyuyorum:

Tabiatta, bilirsiniz ki, hiçbir şey yok olmaz. Ne bir ses, ne bir söz, ne bir hareket.... olduğu çağ ne kadar eski veya yeni olursa olsun bütün bu oluşlar oldukları anda gibi tabiat içindedir. Bu dalgalanmada, zaman ve mesafe mefhumu yoktur. Bugün dünyanın herhangi bir köşesinde söylenen sözü veya akis yapan hareketleri, yine dünyanın herhangi bir köşesinde aynı anda işitmek, dinlemek zaptetmek mümkün olduğunu görüyoruz. Yarın bizi saran tabiat unsurları içinde, binlerce ve binlerce sene evvel söylenmiş sözleri, olduğu gibi toplayıp tesbit etmek imkânına elbette varılacaktır, Tabiatın bugün için esrar dolu sinesine gireceği muhakkak görülen insan zekâsı, beklenilen hakikatleri ortaya koyacaktır.

Yine bu insan zekâsıdır ki, beklediğimiz neticeyi elde etmemiş olmakla beraber, bugünkü araştırıcı zekâları tatmin edecek ve tarihi aydınlatacak yeni metodlar ve ilimler bulmuştur. İşte arkeoloji ve antropoloji, o ilimlerin başında gelir. Tarih bu son ilimlerin bulduğu belgelere dayandıkça, temelli olur. Tarihi bu belgelere dayanan milletlerdir ki, kendi aslım bulur ve tanır.

İşte bizim tarihimiz, Türk tarihi, bu ilim belgelerine dayanır. Yeterki bugünün münevver gençliği, bu belgeleri vasıtasız tanısın ve tanıtsın.

Aynı mesele için başka bir yazı:

Arkadaşlar/
"Tabiatın esrar dolu sinesine her gün daha çok girmekte olan insan zekâsı, realiteye kavuşmak için çalışanları, tatmin edecek ve insanlık tarihini aydınlatacak ilimler bulmuş ve tesbit etmiştir. Tarih bakımından arkeoloji ve antropoloji, bu ilimlerin başında gelir. Tarih, bu ilimlerin bulup meydana çıkardığı belgelere dayandıkça temelli olur. Tarihi bu belgelere dayanan milletlerdir ki kendi aslıni bulur ve tanır.

İşte, bizim tarihimiz, Türk tarihi, bu ilim belgelerine dayanır. Onun içindir ki bizim tarih belgelerimizin her parçası, klâsik sayılan kültür eserlerinin de anasıdır."

PROF. DR. ÂFET lNAN, DİLVE TARİH-COĞRAFYA FAKÜLTESİNİN KURULUŞ HAZIRLIKLARI ÜZERİNE, S. 13

+1 Beğeni ziyaretçilerin beğenme sayısı

Tüm Zamanlar

Tüm zamanlar görüntülenme
+42
İstatistikler 2019 yılından itibaren tutulmaya başlanmıştır.