Yükleniyor...

Yazı Hakkında

Yayınlanma Tarihi 09 Ağustos 2016 - 20:11
Son Düzenlenme Tarihi 09 Ağustos 2016 - 20:40
ANAFARTALAR KUMANDANI MUSTAFA KEMAL İLE MÜLAKAT

ANAFARTALAR KUMANDANI MUSTAFA KEMAL İLE MÜLAKAT

Ruşen Eşref (ÜNAYDIN)

BİRİNCİ SAFHA

–Hayır efendim, düşünüyorum, size ne söyleyebilirim! Çünkü bakın, bütün bu
yığınlarla evrak hep o günlerin hatıralarını ihtiva ediyor. Buyrun bir sigara... Bir şey yaparız. Büyük kutuda bulunan Bafra - Maden sigaralarından bir tanesini aldım. Paşa, küçük bir sigara masasının üstünde duran çıngırağı bir iki defa çevirdi. Derhâl kapının önünde bir şık nefer, mahmuzlarını birbirine vurarak kumandanın emrine muntazır olduğunu vaziyetiyle anlattı.

–Çocuğum bize iki kahve, sobanın da ateşine bakın biraz.

–Bu defterleri kurcalayacak olursak içinden çıkamayız. İsterseniz sizinle bir
hülasa yaparız, bu ancak böyle olur? Hakikatte, defterler o kadar çoktu ki onların arasında insan kendini Çanakkale tarih-i harbini yazmak için bir mahzen-i evraka dalmış sanabilirdi. Dedim:

–Paşa Hazretleri! Şüphesiz ki Çanakkale Harbi bu memleketin çocuklarındaki
fedakârlığı, halife ve saltanat toprağını yabancıya vermemek için bir saadete koşar gibi ölüme atıldığını göstermek itibarıyla tarihimizde unutulmaz bir kahramanlık merhalesi vücuda getirmiştir. Bu hamaset günleri artık silinmemek üzere tarihimizde lehimize iki üç sahife daha ilave etti. Sir Hamilton bile Türkçeye tercüme edilmiş raporunda okudum, bizim fedakârlığımızdaki, bizim cesaretimizdeki ulviyeti kendi aleyhlerine kaydediyor. Bütün Fransız gazeteleri, Çanakkale’de dövüşmüş zabitlerin, kumandanların, oraya uğramış muharrirlerin ve gazetecilerin hatıralarını, makalelerini yazdılar. Hâlbuki şimdiye kadar biz henüz bir şey yapmadık. Yeni Mecmua’nın son kıymettar teşebbüsü bana o
gaza yerlerini görmüş olanlarla konuşmak fırsatını verdi. Bu hususta tabii zatıalilerini ihmal edemeyecektim. O muharebelerin her gününe büyük bir faaliyetle iştirak ettiniz. Vaziyeti tamamıyla biliyorsunuz, kim bilir ne kadar çok hatıralarınız vardır. İşte müsaade buyurursanız eğer bugün zatıalinizden onları dinlemek için geldim. Paşa, bu sözleri ciddi bir tebessümle telakki ediyordu.
Cumba tavanlarına ve pencere kenarlarına varıncaya kadar kanepeleri, koltukları bile halılar, seccadeler ve kilimler altında koyulaşmış birçok gölgeli geniş odada Mustafa Kemal Paşa’nın siması Rembrandtvari bir tablo mevzusunu andırıyordu. Genç bir simada bu kadar engin bir mana gördüğümü hatırlamıyorum: Işıklarla gölgelerin dalgaları arasında sebat, tevekkül, tevazu, vakar, mülayemet, huşunet, safvet, zekâ. Bütün bu zıt şeylerin toplandığı sarışın ve gayet sevimli bir yüz. Çekmekte olduğu doksan dokuzlu necef tespihi masanın üzerine bırakarak fesini çıkardı. Çünkü o gün lacivert bir esvap giyinmişti.

–O hâlde derhâl başlarız, dedi.

Devamını okumak için: ANAFARTALAR KUMANDANI MUSTAFA KEMAL İLE MÜLAKAT.pdf

+1 Beğeni ziyaretçilerin beğenme sayısı

Tüm Zamanlar

Tüm zamanlar görüntülenme
+14
İstatistikler 2019 yılından itibaren tutulmaya başlanmıştır.