Yükleniyor...

Yazı Hakkında

Yayınlanma Tarihi 31 Aralık 2015 - 01:57
Son Düzenlenme Tarihi 08 Nisan 2017 - 20:26
Anadolu'da Oğuz Boyları ve Bölgedeki Oğuz Yerleşmeleri

Anadolu'da Oğuz Boyları ve Bölgedeki Oğuz Yerleşmeleri

XVI. Yüzyıl Sonlarında Tomarza, Tomarza ve Kayseri Çevresinde Oğuzlar

Selim Hilmi ÖZKAN

Bölgedeki Oğuz Yerleşmeleri

Beğdilli

XVI. yüzyıldaki kayıtlara göre Anadolu genelinde yirmi üç yerleşim yerinin ismi Beğdili adını taşımakta olup bunlardan ikisi kayseri sancağında biri bugünkü Tomarza sınırları içerisindedir. Bugün Türkiye genelinde dokuz yerin ismi Beğdilli ismini taşımakta olup bunlardan Kayseri ve Tomarza çevresinde bu ismi taşıyan yer ismi yoktur.

Bugünkü Tomarza ilçesi sınırlarını içerisine alan Göstere nahiyesine bağlı Beğdil köyü XVI. yüzyıl içerisinde mezra iken Kaman cemaatinden bazılarının yerleşmesi ile köye dönüştürülmüştür. Bu köyde tapulu toprağı olan 25, topraksız 10, bennâk 8 olmak üzeretoplam 43 hane vergi nüfusu bulunmaktadır. Köyün nüfusu yaklaşık 215 kişidir. Ayrıca 1 imam bulunan köyde tahıl üretimi ile birlikte hayvancılık ve arıcılığın yapılmakta olduğunu anlamaktayız. Bir adet değirmen de bulunan köyden alınan vergi hâsılı 1200 akçe iken malikânesi 450 akçedir.

Kayseri’nin Kuzeydoğusunda Kızılırmak’ın doğusunda bulunan Karakaya nahiyesine bağlı Beğ-dili, mezra iken Paşalu cemaatinin yerleşmesi ile köye dönüştürülmüştür. Bu köyde tapulu toprağı olan 8, topraksız 10, bennâk 3 olmak üzere toplam 21 hane vergi nüfusu kaydolmuştur. Köyün nüfusu 105 kişi civarındadır. Arpa, buğday üretimi yapılan köyde hayvancılık ve arıcılık da yapılmaktaydı. Köyden alınan vergi hâsılı 5200 akçe iken malikânesi 4090 akçedir.

Yazırlar

Yazırlar, Anadolu'nun fetih ve iskânında oldukça mühim rol oynamışlardır. XVI. yüzyıla ait kayıtlarda Anadolu’daki yirmi dört yerin adı Yazırlara aittir. Ali Dağı ve Erciyes Dağı çevresi Yazırların göç yolu üzerindedir. Bugünkü Tomarza ilçesi sınırlarını kapsayan Cebel-i Ali ve Cebel-i Erciyes nahiyelerine bağlı Yazır mezrasının, XVI. yüzyılın sonlarında hâsılı 600 akçe iken malikânesi 570 akçe idi.

Afşarlar

Afşarlar, Anadolu'nun fetih ve iskânında Kayı ve Kınıklar gibi birinci derecede rol oynamışlardır. Anadolu’da birçok köy adı bu boyun ismini taşıdığı gibi, bir kısım dağ, yayla ve akarsu adları da bu boy adı ile ilgilidir. Bunlardan XVI. yüzyıla ait kayıtlara göre 86 yerin ismi Afşar olarak geçmektedir. Bugün bu sayı 53 adettir. XVI. yüzyıl kayıtlarına göre Kayseri de beş yerin ismi Afşar iken bu sayı bugün de beştir. Bunlar, Tomarza’nın doğu komşusu Pınarbaşı ilçesine bağlı Afşarpotuklu, Afşarkaraboğaz ve Afşarsöğütlü’dür. Sarız ilçesine bağlı Büyüksöbüçimen köyünün eski ismi de Afşar’dır. Yahyalı ilçesine bağlı Afşar Kuşçu isimliköyde bunlardandır. Bu köylerin dışında Bünyan, Develi, Felâhiye, Hacılar, İncesu, Kocasinan, Melikgazi, Sarıoğlan, Talas, Yahyalı, Yeşilhisar ve Tomarza ilçelerine Afşar obaları iskân edilmiştir. Bunlardan bugünkü Tomarza sınırları içerisinde olanları Toklar ve çevresindeki köylere dağılmış şekildedir. Tomarza ilçesi ve çevresi Pınarbaşı ve Sarız ilçesi ile birlikte Afşar hattı olarak adlandırılmaktadır.

XVI. yüzyılda Kayseri’nin kuzeydoğusunda bulunan Koramaz nahiyesinde Afşar isimli köyde 4 hane bennâk, 5 hane toprağı olmayan, 1 hane nim, 2 hane tapulu arazisi olan olmak üzere toplam 12 hane vergi nüfusu kaydolmuştur. Ayrıca köyde bir kişi de pir-i fani kaydedilmiştir. Köyden alınan vergi hâsılı 1000 akçedir. Karataş nahiyesine bağlı Afşar mezrasının hâsılı 1050 akçe, malikânesi 1000 akçe; İslamlu nahiyesine bağlı Kal’a-i Afşar mezrasının hâsılı 500 akçe, malikânesi 480 akçe; Afşar Viranı mezrasının hâsılı 2100 akçe, malikânesi 1848 akçeydi. Bugünkü Tomarza ilçesi sınırlarını kapsayan Malya Nahiyesi’nin 200 akçe gelirli Afşar isimli mezrası kayıtlıdır.

Bayatlar

Bayatlar, Anadolu'nun fethi ve iskânında mühim rol oynamışlardır. XVI. yüzyılda Anadolu'da 42 yerin ismi bu boyun adını taşırken, bugün bunlardan otuz ikisi zamanımıza kadar gelebilmiştir. XVI. yüzyılda Kayseri ve çevresinde Bayatların yaşadığı bilinmektedir. Bugün Bünyan Elbaşından başlayarak Tomarza’ya kadar uzanan hat arasına Bayat boyuna mensup oğuzlar yerleşmişlerdir. Bayat boyuna mensup Kuzugüdenli oymağı ise Tomarza Akkışla çevresine yerleşmiştir.

Yüreğir

XVI. yüzyılda Karakaya nahiyesine bağlı Yüreğir mezra iken Paşalu cemaatinin yerleşmesi ile köye dönüştürülmüştür. Bu köyde tapulu arazisi olan 10, toprağı olmayan 16, bennâk 4 olmak üzere toplam 30 hane vergi nüfusu kaydolmuştur. Ayrıca 1 imam bulunan köyde arpa, çavdar ve buğday üretiminin yapıldığını söyleyebiliriz. Hayvancılık ve arıcılığında önemli bir geçim kaynağı olduğu bu köyden alınan vergi hâsılı ve malikânesi 4000 akçedir.

Yıva

Tomarza sınırında bulunan Bünyan’a bağlı Güllüce köyü Yuvalı Yörüklerinin yerleşmesi ile oluşmuştur. XVI. yüzyılın sonlarında bu köy mezra iken Yuvalı Yörüklerinden Molla Vekil cemaatinin yerleşmesi ile köye dönüştürülmüştür. Bu köyde tapulu arazisi olan 17, arazisi olmayan 20, bennâk 4 olmak üzere toplam 41 hane vergi nüfusu kaydolmuşturArpa, buğday, bağ ve bostan üretimi yapılan köyde hayvancılık ve arıcılık da yapılmaktaydı. Köyden alınan vergi hâsılı 4000 akçe iken malikânesi 2716 akçeydi.

Bayındırlar

Bayındırlar, Anadolu'nun fetih ve iskânında en mühim rolü oynayan Oğuz boylarından birisidir. XVI. yüzyıla kadar Anadolu'da elli iki yerin ismi Bayındır iken bugün Anadolu'da yirmi sekiz yerin ismini Bayındır olarak görmekteyiz. XVI. yüzyıldaki Kayıtlara Göre; Kayseri sancağından bir yerin ismi Bayındırdır. Bugün Bünyan elbaşından başlayarak Tomarza’ya kadar uzanan hat arasına Bayındır boyuna mensup oğuzlar yerleşmişlerdir.

Kargınlar

XVI. yüzyıla ait kayıtlarda Anadolu’da Kargın isimli yer adlarının sayısı altmış iki olmakla beraber bu yer adlarından otuz dördü bize kadar gelebilmiştir. XVI. yüzyıl kayıtlarında Kayseri sancağında da Kargınların yaşadığını görmekteyiz. Tomarza ilçesinin komşularından Bünyan’a bağlı Girveli köyü Karkın boyuna mensup bir yerleşim yeridir.

Döğer

Kayseri’de tespit edilen Döğer isimli bir oymağın bir kolunu Felâhiye, Özvatan ve Sarıoğlan hattında görürken diğerinin Tomarza’da Kösedöğer köyünü kurduklarını görüyoruz. Döğer Boyu’nun bugün Kayseri, Felâhiye, Sarıoğlan, Özvatan ve Tomarza çevresine yerleştiklerini söyleyebiliriz.

Salurlar

XVI. yüzyıldaki kayıtlarda Anadolu’da elli bir yerin ismi Salur olarak geçer. Bugünkü kayıtlara göre, bu elli bir yer adından yirmi ikisi zamanımıza kadar gelebilmiştir39. XVI. yüzyılda Kayseri şehrinin kuzeydoğusunda bulunan ve büyük bir kısmı bugün merkez ilçeye bağlı olan ova köylerini kapsayan Sahra nahiyesine bağlı Salur köyü mevcuttur. 1500 yılında 42 hane olan köy, 1520’de 68 hanedir. XVI. yüzyılın sonlarında ise 121 vergi nüfuslu köy haline gelmiştir. Köyde yetiştirilen ürünler arasında arpa, buğday, bostan ve sebze vardır. Arıcılık da yapılmakta olan köyün vergi hâsılı 1500’de 14799, 1520’de 17073 XVI. yüzyılın sonlarında ise 15973 akçedir. Köyün malikânesi de 11676 akçedir.

Eymurler

Eymürler de Anadolu'da önemli bir yerleşme yapmışlardır. XVI. yüzyıla kadar Anadolu'da yetmiş bir yerin ismi Eymür idi. Bugün ise, Anadolu'da yirmi sekiz yerin ismi Eymürdür42. XVI. yüzyıldaki kayıtlara göre; Kayseri sancağında iki yerin ismi Eymür’dür.

Kayserinin kuzeybatısında ve Kızılırmak’ın geçtiği yerlerdeki yerleşim birimlerinin bulunduğu Kenar-ı Irmak nahiyesine bağlı Eymür köyü mezra iken Tagar cemaatinin yerleşmesi ile köye dönüştürülmüştür. Bu köyde tapulu arazisi olan 56, arazisi olmayan 88, bennâk 43, nim 2, çift 11, imam (bennâk) 1 olmak üzere toplam 202 hane vergi nüfusu kaydolmuştur. Ayrıca 1 müezzin kaydedilmiş olan köyde arpa ve buğday üretiminin yanı sıra hayvancılık ve arıcılığın da yapıldığını görmekteyiz. Köyün vergi hâsılı ve malikânesi 7300 akçe kaydolmuştur.

Kayserinin Güneybatısında bugünkü İnce Su ilçesi ve çevresindeki bölgeyi kapsayan Karataş nahiyesine bağlı Gökçe Eymür Köyü mezra iken Sarım Hacılu cemaatinin yerleşmesi ile köye dönüştürülmüştür. Bu köyde tapulu arazisi olan 8, toprağı olmayan 6 ve bennâk 6olmak üzere toplam 20 hane vergi nüfusu kayıtlıdır. Ayrıca 1 imam bulunan köyde arpa, buğday üretilmekte olup hayvancılık ve arıcılık da yapılmaktaydı. Köyden alınan vergi hâsılı 1000 akçe iken malikânesi 610 akçeydi.

Iğdırlar (İğdir)

İğdirler de Anadolu'nun fetih ve iskânında oldukça mühim rol oynamışlardır. XVI. yüzyıldaki kayıtlarda Anadolu’da İğdir ismini taşıyan 43 yer mevcuttur. Bunlardan zamanımıza kadar on dördü gelebilmiştir. Kayseri’de XVI. yüzyılda Kızılırmak boylarında Kenar-ı Irmak Nahiyesi’ne bağlı Eğdir mezrasının hâsılı 2500 akçe, malikânesi 2500 akçedir.

Kınık

Kınık, Büyük Selçuklu Devleti’ni çıkaran boyun ismidir. XVI. yüzyıla kadar Anadolu'da seksen bir yerin ismi Kınık idi. Bugün ise Anadolu'da kırk altı yerin ismi Kınık adını taşır. Kayseri ve çevresinde Kınık ismi ile yerleşim yeri olmamakla birlikte Kınıklar, Develi, Pınarbaşı ve Sarız çevresine yerleşmişlerdir.

Çepni

Tomarza ve çevresinde Çepni kolundan Türkler de yerleşmiştir. Çepniler, genellikle Felâhiye, Özvatan, Sarıoğlan hattından Sivas’a kadar uzanan bir hatta yerleşmişlerdir. Bunlardan küçük bir kol da Tomarza’ya yerleşmiştir. XVI. yüzyıl kayıtlarında Kenar-ı Irmak nahiyesine bağlı Yazıçepni mezrasının hâsılı ve malikânesi 290 akçedir.

Kızık

Kızıklar, Kayseri de ve Develi’de Kızık isimli iki ayrı köy teşkil etmişlerdir. Kızık boyu Tomarza ve Develi çevresine yerleşmiştir. XVI. yüzyılda Sahra nahiyesine Bağlı Kızık köyünde 37 caba, 7 çift, 38 bennâk, 29 nim olmak üzere toplam 111 vergi nüfusu bulunmaktaydı. Köyde üretilen mahsuller içinde arpa, buğday, meyve, bağ, ceviz ve bostan vardır. Arıcılık ta köyün geçim kaynakları arasındadır. Bunların dışında köyde 1 adet bezirhane de bulunmaktaydı. Vergi hâsılı ise 5040 akçe olarak kaydedilmiştir.

Büğdüz

Bügdüzler de Anadolu’nun fetih ve iskânında oldukça mühim katkılarda bulunmuşlardır. Anadolu'da XVI. yüzyılda bu boyun ismini taşıyan yirmi iki yer adı mevcud iken, bunlardan bugün zamanımıza kadar üçü gelebilmiştir. Kayseri Bünyan’a bağlı Büyük Bürüngüz köyü bunlardan biridir. XVI yüzyıl kayıtlarında Koramaz nahiyesine bağlı olan Büyük(Ulu) Bürüngüz köyünde 3 mahalle kaydedilmişti. Merkezde 30 hane bennâk, 9 hane topraksız, 4 hane tapulu toprağı olan, 5 hane nim olmak üzere toplam 48 hane vergi nüfusu kaydolmuştur. Ayrıca 1 pir-i fani, 1 müezzin, 1 imam, 1 a’ma bulunmakta olan köyde 7 tane de hariç yerden galen hane kaydedilmiştir. Karlu mahallesinde 13 hane nim, 31 hane bennâk, 24 hane topraksız, 5 hane tapulu toprağı olan olmak üzere toplam 73 hane vergi nüfusu kaydedilmiştir. Ayrıca 5 nim babasının yerine, 1 nim kardeşleriyle birlikte babalarının yerine kaydedilmiş olup bu mahallede bir de hariçten gelen kişi kaydedilmiştir. Orta mahallesinde 18hane nim, 29 hane bennâk, 15 hane topraksız, 7 hane tapulu toprağı olan olmak üzere toplam 69 hane vergi nüfusu bulunmaktaydı. Ayrıca 6 nim babasının yerine kaydedilmiştir. Güçerimahallesinde 46 hane bennâk, 25 hane toprağı olmayan, 16 hane nim, 5 hane tapulu toprağı olan, 2 hane çift olmak üzere toplam 94 hane vergi nüfusu bulunmaktaydı. Ayrıca 2 çift, 5 nim babasının yerine, 1 nim kardeşleriyle beraber babalarının yerine kaydedilmişlerdir. Bu mahallede 23 hane hariç yerden gelen olarak kaydedilmiştir. Arpa, buğday, bağ, meyve ve ceviz mahsullerinin üretildiği köyde hayvancılık ve arıcılık da yapılmaktaydı. 4 adet bezirhane bulunan köyden alınan vergi hâsılı 15000 akçe iken malikânesi 9330 akçeydi. KüçükBürüngüz köyünde ise 11 hane nim, 7 hane topraksız, 15 hane bennâk olmak üzere 33 hanevergi nüfusu ve hariçten gelen 6 hane kayıtlıdır. Köyde arpa, buğday, bağ ve bahçe ürünleri ile meyve, bostan ve sebze üretilen mahsuller arasındadır. Hayvancılık ve arıcılık da yapılan köyde 2 adet bezirhane bulunmaktaydı. Köyden alınan vergi hâsılı 4000 akçe iken malikânesi 2860 akçeydi. Bugün Küçük Bürüngüz adını taşıyan köy merkez ilçeye bağlıdır.

Sonuç

Kayseri ve onun bir ilçesi olan Tomarza, tarih boyunca birçok devletin hâkimiyetinde kalmıştır. Osmanlılardan önce bölgeye Beylikler, Selçuklu ve Timur hâkim olmuştur. Kayseri ile birlikte Tomarza ve çevresi Osmanlı egemenliğine geçtikten sonra ise Osmanlı idari yapısı içerisinde şekillenmiştir. Fakat bu gün bir ilçe merkezi olan Tomarza, Osmanlı idari mekanizması içerisinde köy statüsündedir. Bu günkü Tomarza ilçesine bağlı köylerde o günkü Köstere ve Malya nahiyelerinin sınırlarını oluşturmuştur.

Bu bölgeye oğuz yerleşmeleri Selçuklular döneminden başlayarak Osmanlılar dönemine kadar devam etmiştir. Kayseri ile birlikte Tomarza ve çevresine yerleşen Oğuzlar,yerleştikleri yerlere kendi adlarını verdikleri gibi orta Asya’dan getirmiş oldukları kültürlerini de devam ettirmişleridir. İncelemiş olduğumuz XVI. yüzyıl ve günümüz isimlerinin tutmamasının nedenleri, bazı köy ve mezraların zamanla göç vererek ortadan kalkması ve bir kısmının da isminin değiştirilmiş olmasındandır. 24 Oğuz boyunun hemen hemen tamamınınTomarza ilçesini de içine alacak şekilde Kayseri ve çevresine yerleşmiş olduğunu söyleyebiliriz. Bunlardan bir kısmı isimlerini aynen korumaktadırlar.

İncelemiş olduğumuz dönem itibari ile Tomarza ilçesinde arpa ve buğday başta olmak üzere tahıl üretiminin yapılmakta olduğunu söyleyebiliriz. Tarım faaliyetlerinin yanı sıra bölgede hayvancılık ve arıcılığında önemli bir geçim kaynağı olduğu tahrir kayıtlarından anlaşılmaktadır.

+1 Beğeni ziyaretçilerin beğenme sayısı

Tüm Zamanlar

Tüm zamanlar görüntülenme
+80
İstatistikler 2019 yılından itibaren tutulmaya başlanmıştır.