Yükleniyor...

Yazı Hakkında

Yayınlanma Tarihi 10 Nisan 2015 - 15:36
Son Düzenlenme Tarihi 03 Ocak 2019 - 21:52
Alplar ve Elfler:Türk ve İskandinav Dünyalarında Kahramanlık Olgusu

Alplar ve Elfler:Türk ve İskandinav Dünyalarında Kahramanlık Olgusu

ALPLAR VE ELFLER

Doç.Dr. Osman Karatay
Emre AygünSon yıllardaki araştırmalar Türk anayurdunun Altaylarda, hele de Sibirya’nın doğusunda olamayacağını açıklıkla göstermiştir. Muhtemel Türk yurdu İdil‐Ural bölgesindedir. Eski Türkçenin söz varlığının bir ormancı‐ avcı‐tarımcı topluma işaret etmesi bunun bir kanıtıdır. Ziraat yapan insanları ot bitmez bölgelere yerleştiremeyiz. Bölgedeki yer adlarının Türkçe isimlerinin de olması buna işaret eder. Biz Anadolu’da bin yıldır ırmak isimlerini Türkçeleştiremeyip, sadece bazılarına renk izafe ederken, Doğu Avrupa’da ve Batı Sibirya’daki neredeyse tüm ırmak isimlerinin Türkçe adları vardır .

Eski Türkleri betimleyen kaynaklar neredeyse hep bir ağızdan sarışın bir kavimden bahsederler ve Kumanlar bu bahislerde sadece küçük bir yer tutar. Bu tip insanı herhalde en iyi bu bölgede bulabiliriz. Türk boy isimlerinin ezici çoğunluğu batı tarafa aittir ve doğuda geçmez. Şu an, dayatılmış kalıpları bırakarak eldeki veri ışığında düşünen bir dilbilimcinin rahatlıkla söyleyebileceği şey, Türkçenin en yakın akrabasının Macarca olduğu ve bu ikisinin muhtemelen aynı dilden indiğidir. Bu da aynı bölgeye işaret edecektir. Hatta başka ayrıntılar da tespit edilmiştir. Örneğin Osman Karatay’ın yenilerdeki bir tespitine göre, Göktürk devletini kuracak olan Türk budun, uğradığı felaketin ardından Ergenekon vadilerine sığınmadan önce Orta İdil civarında yaşıyordu .

Dolayısıyla İskandinavya ile İdil boylarını harita üzerinde düşündüğümüzde, aralarında çok sıkı tarihi ve kültürel ilişkilerin bulunması değil, bulunmaması şaşırtıcı olacaktır. Hatta sıkı bir etnik ilişki düşünmek için de zemin bulunmaktadır. Yaklaşık aynı iklimi yaşayan iki kuzey bölgesinden bahsediyoruz. Şu an üzerinde bir proje olarak çalıştığımız saga metinlerinin incelenmesi bu konuda haklı olduğumuzu her geçen gün daha bir katiyetle göstermektedir.

[show-map id='1']

Alplar uzun boylu ve insanüstü bir güce sahiptir. Doğduktan sonra çok hızlı büyümektedir. Bir anlatıya göre Alpın çocuğu, normal insanların çocukları ile oynamak ister. Çocukların onu oyuna almak için ondan olağandışı isteklerde bulunması üzerine alpın çocuğu, bunların hepsini yerine getirir . Fiziksel özellikleri itibariyle popüler belleğin Asya‐ Türk tiplemesinden farklı olabilmektedirler. Sözgelimi Şan‐Şakkay sapsarı sakallıymış. Bunun için ona Sarı Alp demişler . Bir başka anlatıma göre, eskiden panayıra giden bir grup, alpın sapsarı saçlı kızlarını evlerinin bahçesinde dolaşırken görmüş . Kökenlerine ilişkin olarak, eski geleneklerle Hıristiyanlığın karışması sonucu ortaya çıkmış çok ilginç tevatürler vardır. Bir tanesine göre bir gün Tanrı, Adem ve Havva’yı ziyaret eder. Havva çocuklarını gösterir. Tanrı, başka çocukları olup olmadığını sorduğunda Havva yok der, ama vardır. Çocuklar temiz olmadığı (yıkanmadığı) için göstermeye utanmıştır. Tanrı, “Benden gizlenenler insanoğlundan da gizlenecektir!” der ve o günden sonra bu çocuklar ölümlülere görünmez olur. Koru, fundalık, tepecik ve taşlarda yaşarlar. İşte elfler bunlardan türemiştir. İnsanlar ise Havva’nın gösterdikleri çocuklardan gelir. Ölümlüler elfleri, onlar kendilerini göstermedikçe göremezler. Fakat elfler insanları görebilir.

Hepsi : Osman Karatay'ın makalesini indirmek için tıkla

Resim : Thranduil . Hobbit 2 filminden...

+1 Beğeni ziyaretçilerin beğenme sayısı

Tüm Zamanlar

Tüm zamanlar görüntülenme
+35
İstatistikler 2019 yılından itibaren tutulmaya başlanmıştır.