Kafkasya İçin Türkiyat Araştırmalarının Önemi

Bu içeriği paylaş
Share on facebook
Share on twitter
Share on linkedin
Share on whatsapp
Share on pinterest
Share on reddit
Share on email

Kafkasya İçin Türkiyat Araştırmalarının Önemi

Kafkasya’da yaşamakta olan Türk topluluklarından söz edecek olursak, bunlardan Karaçay-Malkarlılar ve Kumuklar, Kafkasya’da ortaya çıkmış, etnogenezlerini-etnik oluşumlarını Kafkasya’da tamamlamış, diğer Kafkasyalı unsurlarla tarih boyunca sıkı bir biçimde kaynaşmış ve karışmış Türk boyları olarak dikkati çekmektedirler. Kafkasya halkları grubuna dahil olmayan, ancak son birkaç yüzyıl içinde çeşitli sebeplerle Kafkasya’nın kuzey bozkırlarına getirilip yerleştirilen bazı Türk boyları da bugün Kafkasya’da yaşayan Türk toplulukları olarak değerlendirilmektedir. Bunlardan en önemlileri Kafkasya’nın kuzeyinde dağınık bir biçimde yerleştirilmiş olan Nogay Tatarlarıdır. Nogay Tatarları farklı fizyonomileri, değişik hayat tarzları sebebiyle Kafkasya Halkları ile bir bütünlük içine giremeseler de, onların bazı âdet ve geleneklerini benimsemişler, zamanla içlerinden bazı unsurlar Abaza, Adige, Karaçay, Çeçen, Kumuk gibi Kafkasya halkları arasına karışarak oralarda asimile olmuşlar ve farklı etnik kimlikler kazanmışlardır.

Nogay Tatarları ile birlikte Karaçay-Malkarlılar ve Kumuklar konuştukları Türk lehçelerinin özellikleri sebebiyle Kıpçak grubuna girmektedirler. Bugün Kafkasya’nın Stavropol eyaleti bozkırlarında Türkmenistan’dan göç ederek gelip yerleşmiş Türkmenler ile Dağıstan’ın Derbent şehri civarında yerleşmiş olan Azerî toplulukları Kafkasya’da yaşamakta olan Oğuz grubu Türklerini temsil etmektedirler.

Tarih boyunca kuzeyden gelen Hun-Bulgar, Avar, Peçenek, Hazar, Kıpçak gibi Türk kavimlerinin hâkimiyeti altına giren, Altın Ordu İmparatorluğu ve Kırım Hanlığı gibi Türk devletlerine tâbi olan Kafkasya’da, bugün nüfus açısından Türk kökenli dil konuşan toplulukların azınlıkta olması şaşırtıcıdır.

Sovyet Türkolojisi, Kafkasya’da yaşayan Türk topluluklarının aslında etnik açıdan Türk değil, Kafkasyalı veya Moğol olduklarını, dil açısından Türkleştiklerini ileri sürüyordu. Kafkasya’daki kökenleri en az 2.500 yıl öncesine dayanan Karaçay-Malkar ve Kumuk Türklerinin ataları ile ilgili her türlü bilimsel değer taşıyan buluntuların ya üzeri kapatılıyor, ya da Kafkasya’da yaşayan diğer halkların atalarına mal edilerek, elde edilen bilimsel verilerin eski Kafkas veya Hint-Avrupa halklarına ait oldukları iddia ediliyordu.

Sovyetler Birliği’nin en karanlık dönemlerinden biri olan Stalin’in diktatörlüğü sırasında, Rus bilim adamlarından biri cesurca bir çıkış yaptı. Profesör A. Miller, Kafkasya’da yaptığı arkeolojik araştırmalar neticesinde Hun Türklerinin Kafkasya’da uzun süren bir hâkimiyet dönemi yaşadıklarını, Kafkasya halklarını pek çok yönden etkilediklerini ortaya koydu. Bilimsel çalışmaları sonucunda elde ettiği bilgilere dayanarak, Kafkasya’nın sarp dağ boğazlarında yaşamakta olan Karaçay-Malkar Türklerinin, Hunların bir kabilesi olan Kara Bulgarların torunları olduklarını çeşitli yönlerden ispatladı (Miller 1985:42). Ancak A. Miller, 1933 yılı sonlarında Sovyet hükümeti tarafından tutuklanarak Sibirya’ya sürüldü. Miller’in Sibirya’da ölümüyle birlikte Kafkasya’da Hun-Bulgar Türklerine ait yazıtlar ve eserler meselesi rafa kaldırılmış oldu.

Özellikle İ. Miziyev, Karaçay-Malkarlıların Kıpçaklara dayandığı tezini reddederek, onların etnik atalarını Hint-Avrupa kökenli değil, Proto-Türk kökenli olduklarını ileri sürdüğü İskitlere ve onların Kafkasya’da Orta Çağdaki uzantıları sayılan Alanlara ve Bulgar Türklerine dayandırdı. Miziyev’in araştırmalarına göre Karaçay-Malkarlıların ataları İskitler, Bulgarlar ve Alanlardı.

Kaynakça
Makale yazarı :
Doç. Dr. Ufuk TAVKUL
Bibliyografya :
Kaynak :

Tamamı : Makaleyi Türkçe Tarih’ten İndir

Ayrıca
Ufuk Tavkul – Kaflasyada Konuşulan Türk Lehçeleri
Ayrıca bkz: Karaçay Türkleri Humara Yazıtı

Resim : Damga Tablosu

Bu makale, yazının sonuna doğru “Kaynakça” ismiyle yer alan kısımda belirtilen yerden alınmıştır. Türkçe Tarih, toplumda farkındalık ve tarih bilinci oluşturmak amacıyla, tarih ve dil ile ilgili bilimsel araştırmaları derleyerek, herkesin kolayca olaşabilmesi için çalışmaktadır. Eğer bu makalenin yazarı veya sahibiyseniz ve kaldırılmasını istiyorsanız, lütfen bizimle iletişime geçin; içeriğinizi derhal kaldıracağız. Anlayışınız ve işbirliğiniz için önceden teşekkür ederiz.

Bu içeriği paylaş
Share on facebook
Share on twitter
Share on linkedin
Share on whatsapp
Share on pinterest
Share on reddit
Share on email
Takip et
Bildir
guest
0 Yorum
Inline Feedbacks
View all comments
Benzer içerikler

Türk sözü

Şimdiye kadar birçok kitaplar ve risaleler çıktı. Kimse alıp okumuyordu. Muharrirler: Ah bizim Türkler… diye

Türkperestlik, Türkiyat

Türkçülüğün memleketimizde zuhurundan evvel, Avrupa’da Türklüğe dair iki hareket vücuda geldi. Bunlardan birincisi Fransızcada (Türküri)

İskit çağı

Erken Demir Çağı dönemi, Avrasya bozkırlarında “İskit Çağı” olarak da adlandırılmaktadır. Diğer bir deyişle bütün

Uygurca 31. Ders

Ottuz birinçi (31-) Ders – Néme Qilişni Yaxşi Körisiz? Cemile inglizçe öginivatqan oquğuçi. Burhan uniñ

Türkçe Tarih'e hoşgeldiniz

Hesabınıza giriş yapın

Daha Fazla Oku