Mustafa Kemal’den tarihi bir mektup

 

Bu toplantıdan [1] ve Kararnamenin düzenlenmesinden bir müddet sonra idi ki, Kolordu; Başhekimi HÜSEYİN Bey eskiden tanıdığı Mustafa Kemali ziyaret için izin is­tedi kendisini gönderdim. Bu zat Sivas a giderken Niğde ile Kayseri arasında, Sivas tan Konya ya gelmekte olan ve Heyeti Temsiliye de çalışmış bulunan eski Van Valisi Haydar Beye (VANER ) tesadüf etmiş. Söz Mustafa Ke­ mal den açılmış, Haydar Bey Mustafa Kemal in Heyeti
Temsiliye içindeki çalışma tarzını beğenmediğini, dikta­törlüğe doğru bir yol tuttuğunu söylemiş, Hüseyin Bey de bu sözleri, Sivas ta Mustafa Kemal e nakletmiş. O da bana kendi el yazısı ile 8 ARALIK 1919 tarihinde bir mek­tup göndermişti. Mustafa Kemal in DİKTATÖRLÜK ÎTHAMLARINI REDDETTİĞİ ve İnkılap Tarihimizin değer­li bir VESİKASI sayılabilecek bu mektubu aynen nakledi­yorum

12. ci Kolordu K . Fahrettin beyefendiye
18.12.1919
Muhterem Kardeşim,
Şemsettin Bey den sonra Hüseyin Beyin de Si­vas a gönderilmesi sureti ile teyidi revabıt ve uhuvette izhar buyrulan asarı samimiyeye teşekkür ederim. Şemsettin Bey son günlerin istilzam ettiği müzakerat ve mukarrerat hakkında zatı biraderlerine arzı malumat eylemiştir. Hüseyin Bey de Suriye ve Ermenistan Fevkalade Komiseri iken İstanbul Ta­riki ile Paris Sulh Konferansına giden Fransuva Jorpiko nun Heyeti Temsiliye ye mülaki olmak üze­re Sivas a gelmesindeki sebebi izah edecektir. Bu mülakata ait bir hülasa şifre ile takdim edildiği gi­bi, bir surette Hüseyin Beye takdim edilmiştir. İtal­ya nın Fevkalade Komiseri Mösyö Malis akdemce ba­zı mütaalatını mektupla bildirdiği gibi, bu defa da Sivas a bir memuru mahsus göndererek, tarefeyn için bir zemini itilaf araştırmayı tevessül etm iştir. Ingilizlerin Erzurum ve Kars havalisinde mümessili iken tanıştığımız ve ahiren Harbiye Nazırlarının daveti üzerine Londra ya giden Kaymakam Ravlinson bu defa İstanbul a avdet etmiş ve görüşmek üzere Si­vas a gelmek istediğini Trabzon daki mümessilleri vasıtası ile bildirmiştir. Mümaileyh Ravlinson Londra ya hareket edeceği sırada Erzurum da veda etmek üzere görüşmüş ve «Avdetimde dalıa müsait şeriat dahilinde görüşebileceğimizi ümid ederim» demişti. İstanbul da alelumum Şarktaki İngiliz Memurini Siyasiyesinin Tiirkleri tanımakta ve Türkiye hakkında takib ettikleri siyasette yanlış yolda gittiklerini ve bunda İstanbul muhiti ile Osmanlı Hükümeti Merkeziyelerinin muzir saik teşkil eylediklerini ilave et­miş idi.

Amerika Heyeti Tahkikiye Reisi General Harbörd Sivas ta uzun uzadıya vuku bulmuş olan müla­katımızda müşarünüleyhin ve Şark ta bulunan bütün Amerikalıların lehimizde olduğu anlaşılmış ve ahiren alman mevsuk malumat Harbord raporunun le­himizde yazıldığına ait bulunmuştur. Yalnız Amerika ahalisinin senelerden beri aleyhimizde işittikleri pro­pagandanın tesirinden suhuletle kurtarılamıyacakları itiraf olunmuştur. Avrupalıların Türkiye hakkındaki tashihleri memleketimiz üzerinde ye azami de­ recede ve daimi ve emin bir surette menfaatlerinin temini merkezindedir. Menfaatlerine muvafık zemin ihzar ve temini için istinat etmek istedikleri sebeb ve bahaneler Hükümeti Osm aninin aczi ve ekalliyetle­rin siyaseti için teminat ve. içtima edecek olan Mec­lisi Mebusan, millete istinaden vakur, bir vazı azim­kar alırsa, millet de vekillerine cidden mesnet olabi­lecek tam bir vahdet gösterirse düştüğümüz girvei izmihlalden kurtulabileceğimize emniyetim yardır. Milletimizi mevcut makus ve muzır cereyanlar ara­sında selabetli bir kitle halinde tutabilmek herşeyden evvel zatı biraderileri gibi kıymetli, hamiyetli kuman­dan arkadaşlarımızın himmet ve fedakarlıklarına muallaktır.

Rüesayı Memurini Mülkiye nin ekseriya mütelevvin olduklarını tecrübe göstermiştir. İçlerinden en hamiyetli olanlar bile daima askeri kumandanlara imtişalden başka birşey yapmamıştır.

Sayam şükür ve mahmettir kî bugün bilaistisna tekmil kolordu kumandanları arkadaşlarımız büyük bir hüsniniyetle tabiisi vatan noktasında içtihatlarını tevhid etmiş ve milleti müşekkel bir hale ifrağ için
alicenabâne ve azimkârâne bir surette çalışmaktadır­lar. Benim ve elyevm beraber bulunan Rauf Bey, Be­kir Sami Bey gibi arkadaşlarımızın pek dikkatli ola­rak çalıştığımız esaslı nokta, bütün mesaimizin arka­daşlarımızın noktai nazarlarına mutabık ve efkarı umumiyei milliyemiz muhassalasına muvafık olma­sıdır. Buna rağmen Hüseyin Beyin esnayı rahde bazı kimselerden bizim hiçbir vakit hatır ve hayalimizden geçmemiş ve geçmiyecek olan muzir fikirler propa­ganda edildiğini söylemesi cidden teessürümüzü mucib oldu.

Meselâ Diktatörlük gibi… Bu fikrin nekadar bimana olduğu erbabı izanca suhuletle takdir olunur. Bir de bu hususta zerre kadar şüphe ve tereddüde düşmüş erbabı namus ve hamiyet için Heyeti Temsiliye ye fiilen dahil olarak teşriki mesai etmek ve ta­vır ve kontrol etmek daima mümkündür. İstanbul da bulunan zevatı aliyenin serbest olanlarını, Ahmet İz­zet Paşa vesaireyi davet ettim. Fakat bu gibiler ha­yatını tehlikeye koymak istemez, huzur ve refahını feda etmez ise ne yapılır? Memleket ve milletin için­de bulunduğu elim şerait ayakıbımız düşünülecek olursa vahdeti milliyeyi, ahengi mesaimizi haleldar edecek kıylükale sebebiyet verenler hakkında ne hü­küm verilmek lazım geleceği kendi kendine taayyün eder.

Heyeti Temsiliye, kariben Kayseri, Kırşehir üzerinden Ankara ya oradan da Eskişehir kurbunda (Seyitgazi ye) gidecektir. Bu intikali henüz mahrem tutmaktayız. Maksat Eskişehir de temin olunacak iç­timai mebusana temas edebilmektir.»
M. Kemal

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

 

Haber Bültenimize Kaydolun

Türkçe Tarih'in yeni içeriklerinden en önce siz haberdar olun.

Bunları da okumak isteyebilirsiniz

Boğazlar Meselesinden Montrö’ye

Jeopolitik açıdan dünyanın en önemli yerlerinden biri olan ve Osmanlı’nın elinde bulunan Boğazlar, Karadeniz’i Akdeniz’e bağlamaktadır. 1453’te İstanbul’un fethiyle birlikte tamamen Türklerin kontrolüne girmiştir. Asya ve Avrupa kıtalarını birbirine bağlayan…