Generic selectors
Sadece birebir eşleşmeler
Başlıkta ara
İçerikte ara
Yazılarda ara
Sayfalarda ara

Gerilla nedir, ne değildir?

Ali Fuat Cebesoy Atatürk'ü anlatıyor
Ali Fuat Cebesoy Atatürk'ü anlatıyor
Bu içeriği paylaş
Share on facebook
Share on twitter
Share on linkedin
Share on whatsapp
Share on pinterest
Share on reddit
Share on email

Şimdi, Mustafa Kemal’in ha­yatında etkisi olan bir olay­dan bahsetmek istiyorum. Yarbay Nuri Bey, bir gün tâbiye dersinde gerilladan ge­nişçe bir şekilde bahsetti. «Gerilla nedir, ne değildir?» konu­su üzerinde uzun uzun durdu. İzahat verdi ve bir ara:

— Efendiler, dedi. Gerilla yapmak ne kadar güçse, onu bastırmak da o nisbette güçtür.

Arkadaşlar, kendisinden bir kaç misal vermesini rica et­tiler. Mustafa Kemal ise, konunun daha iyi anlaşılabilmesi
için, hâdisenin memleketin herhangi bir yerinde olmuş gibi izahının mümkün olup olamayacağını sordu. Onu arkadaşım Tevfik Selânik de destekledi. Bunun üzerine Nuri Bey:

— Öyle ise, Boğaza ait haritalarınızı açın.

Emrini verdi. Demek hocamız misali bu kadar yakından vermek istiyordu. Hep beraber haritalarımızı açtık. Elindeki
cetvelle Dudullu köyünü işaret etti:

— isyanın bu köyde çıktığını farzedin.

Dedi. İlgimiz bir kat daha arttı. Hocamıza göre, isyan iki kol halinde, inkişaf ediyordu. Bir kol Beykoz’a, bir kol da Üs­küdar üzerine yürüyordu. Üsküdar’a yürüyen kol hükümet kuvvetleri tarafından yenilgiye uğratılmış ve dağıtılmıştı. Fakat Beykoz’a kadar gelmeye muvaffak olanlar, gece karan­lığından faydalanarak kayıklarla önce Ortaköy’e geçmişler, sonra yaya olarak ve süratle Ortaköy sırtlafina çıkmışlardı. Merakımız büsbütün artmıştı. Sonra acaba ne olmuştu? Bu kolun hedef ve gayesi ne idi? Nuri Bey:

— Mesele burada bitmiştir.

Dedi ve bize çözülmek üzere iki görev yerdi. Bu isyan ne için yapılabilir ve nasıl idame ettirilebilirdi? Hükümet ve ordu isyanı nasıl bastırabilecekti? Mustafa Kemal» derhal söz istedi ve şu suali sordu:

— Neden isyanın Dudullu’da çıktığını farzediyorsunuz da, başka bir yer göstermiyorsunuz?

Nuri Bey cevap verdi:

— Tatbikat meselelerinde mümkün olduğu kadar hakikî durumları bulmağa çalışmak lâzımdır. Bir isyan ya içeride, ya dışarıda olabilir.

Biraz durdu ve sonra ilâve etti:

— Ne demek istediğimi anladınız mı?

Hocamızın ne demek istediğini anlar gibi olmuştuk. Fa­kat bunun orada izahı mümkün değildi. Dersten sonra Mustafa Kemal, hocanın arkasından gitti.

— Efendim, bu söylediğiniz Gerilla hakikat olabilir, değil mi?

Nuri Bey kendine mahsus olan, daima kullandığı nev’ima kelimesini de ekliyerek:

— Olabilir, dedi. Fakat artık bu kadarı kâfi.

Bu olaydan Mustafa Kemal çok bahsetmiştir. Sayın pro­fesör Âfet İnan, kendisinden dinliyerek edebî bir üslûpla kaleme almıştır. Benim bu yazdıklarım, hafızada kalan sadece keskin çizgilerdir. Mustafa Kemal, bu tabiye dersinin ilk tatbik sahasını Savaşları’nda buldu. Bana Tobruk’tan yolladığı bir mektupta, Kurmay Yarbay Nuri Bey’in Gerilla metotla­rını başarı ile tatbik ettiğini yazıyordu.

Kaynakça
Makale yazarı :
Ali Fuat Cebesoy
Bibliyografya :
Kaynak :

Sınıf arkadaşım Atatürk okul ve genç subaylık hatıraları, Cumhuriyet yayınları, 1997- İstanbul, s. 43-45

Bu makale, yazının sonuna doğru “Kaynakça” ismiyle yer alan kısımda belirtilen yerden alınmıştır. Türkçe Tarih, toplumda farkındalık ve tarih bilinci oluşturmak amacıyla, tarih ve dil ile ilgili bilimsel araştırmaları derleyerek, herkesin kolayca olaşabilmesi için çalışmaktadır. Eğer bu makalenin yazarı veya sahibiyseniz ve kaldırılmasını istiyorsanız, lütfen bizimle iletişime geçin; içeriğinizi derhal kaldıracağız. Anlayışınız ve işbirliğiniz için önceden teşekkür ederiz.

Bu içeriği paylaş
Share on facebook
Share on twitter
Share on linkedin
Share on whatsapp
Share on pinterest
Share on reddit
Share on email
Takip et
Bildir
guest
0 Yorum
Inline Feedbacks
View all comments
Benzer içerikler

Uygurca 37. Ders

Ottuz yettinçi (37-) Ders Adil kiçik dukandin oquş quralliri ve bir neççe uşşaq yémeklik alğili

Türkçe Tarih'e hoşgeldiniz

Hesabınıza giriş yapın

Daha Fazla Oku