Generic selectors
Sadece birebir eşleşmeler
Başlıkta ara
İçerikte ara
Yazılarda ara
Sayfalarda ara

14 Temmuz 1959 Kerkük katliamı

Bu içeriği paylaş
Share on facebook
Share on twitter
Share on linkedin
Share on whatsapp
Share on pinterest
Share on reddit
Share on email

Yapay bir devlet olarak ’ın kuruluşu ve bağımsızlığını elde etmesi oldukça sancılı bir süreç olmuştur diyebiliriz. Bölge de çok sayıda etnik yapının var oluşu uzlaşma boyutunu sınırlandıran bazı önemli faktörlerindendir. Kürtler ilk zamanlardan bu yana Arapların idaresinde yaşamayı zaten kendilerine konduramamış ve her fırsatta bağımsızlık için adım atmışlardır. Bu noktada in politikaları bölgedeki Kürt politikalarından ayrılmaktadır. ı öncesinde yaşanan 1924 ve 1946 hadiseleri de hatırlanacak izler bırakmıştır. Fakat ı in gelecek nesillere psikolojik olarak travma aktarımına neden olmuştur. a maruz kalan bir neslin çocukları da kuşkusuz bu psikoloji ile büyümüşlerdir. ın sorumluluğunu iki taraf birbirinin üzerine atsa da açısından Barzani taraftarı Kürtler, Komünist Partisi ve bunlara göz yuman General Abdülkerim Kasım ın faillerindendir. Devleti’nin uyarıları dikkate almaması ve olaylara geç müdahale etmesi ın oluşumundaki en büyük etkendir diyebiliriz. Ölen insanlar 14 Temmuz günü ortaya çıkan arbede de değil, daha sonrasında uygulanan tutuklamalar sonucunda öldürülmüştür. Bu da gösteriyor ki; eğer devlet zamanında müdahalede bulunsaydı ın boyutu bu derece olmayacaktı. Ölen kişi sayısı ile alakalı net bir bilgi olmamakla
birlikte en az 26 kişinin öldüğü bilinmektedir.

Devleti’nin geç müdahalesinin sonucu, de Devletine aidiyet ve güven duygusunun azalması olmuştur. Aynı şekilde bölgedeki Kürtlere de güvensizlik duyan güvenecek bir grup görmemektedir. Olaylar da ’te yaşayan Kürt halkını topyekûn suçlamamaya da özen gösterilmektedir. Lakin ilişkilerin normale dönmesi isteniyorsa Kürt liderlerin bu ile yüzleşmesi ve den özür dilemesi gerekmektedir. i üzen ve kimsesiz hissetmelerine neden olan bir başka faktör ise Türkiye’den bekledikleri desteği alamamış olmalarıdır. Turancılık ve Türkiye’ye casusluk gibi suçlamalar ile la yüz yüze gelip Türkiye’den destek görememekte ayrı bir trajedi olmuştur. 1924 yılında İngilizler, 1959 yılında ise komünistler sırf Türk oldukları için bölgedeki e zulüm uygulamışlardır. Bugün bölgede peşmergenin baskıları ve 2003 ABD işgalinden bu yana ’ün demografik yapısını değiştirme çabaları barış ortamını zedeleyen bir diğer faktördür. 1959 ı öncesi nüfus sayımının esas alınmasını talep ederken Kürtler bunu reddetmektedir. Bu bağlamda ’ün statüsü başka bir tartışma konusu yaratmaktadır.

Kaynakça
Makale yazarı :
Tunahan HAZIR
Bibliyografya :
Kaynak :

14 Temmuz 1959 Kerkük katliamı, Tunahan Hazır, Yüksek Lisans Öğrencisi, Niğde Ömer Halisdemir Üniversitesi, Sosyal Bilimler Enstitüsü, s. 7-8

Bu makale, yazının sonuna doğru “Kaynakça” ismiyle yer alan kısımda belirtilen yerden alınmıştır. Türkçe Tarih, toplumda farkındalık ve tarih bilinci oluşturmak amacıyla, tarih ve dil ile ilgili bilimsel araştırmaları derleyerek, herkesin kolayca olaşabilmesi için çalışmaktadır. Eğer bu makalenin yazarı veya sahibiyseniz ve kaldırılmasını istiyorsanız, lütfen bizimle iletişime geçin; içeriğinizi derhal kaldıracağız. Anlayışınız ve işbirliğiniz için önceden teşekkür ederiz.

Bu içeriği paylaş
Share on facebook
Share on twitter
Share on linkedin
Share on whatsapp
Share on pinterest
Share on reddit
Share on email
Takip et
Bildir
guest
0 Yorum
Inline Feedbacks
View all comments
Benzer içerikler

Büyük Taarruz

Türk İstiklal Harbi’nin dönüm noktası olan Büyük Taarruz ve Başkomutanlık Muharebesi, yok edilmek ve vatanından

Sivas Kongresi

Türk milletinin bağımsızlığını sağlamak için 4-11 Eylül 1919 tarihleri arasında gerçekleşen Sivas Kongresi’nin anlatıldığı belgeselde;

Türkçe Tarih'e hoşgeldiniz

Hesabınıza giriş yapın

Daha Fazla Oku