Yakın ÇağYazarlar

27 Yıldır Süren Acı: Srebrenitsa Soykırımı

2
Srebrenitsa Katliamı
Kaynak: Wikimedia Commons'tan Özgür medya deposu

Birinci Dünya Savaşının bitiminde kurulan 1. Yugoslavya kurulmadan önce, Balkanların bir kısmında Bosna-Hersek’i, Hırvatistan’ı kapsayan Avusturya Macaristan savaş sırasında yıkılınca Bosna-Hersek, Hırvatistan ve Slovenya ayrı bir devlet olarak Avusturya-Macaristan’dan ayrıldı. O dönemde Balkanlarda Krallığı ve Karadağ Krallığı vardı. Krallığı bugünkü Sırbistan’ı, Kosova’yı ve Makedonya’yı kapsıyor. Öte yandan Karadağ bağımsız bir devletti. Birinci Dünya Savaşı’ndan sonra Karadağ ve Sırbistan birleşirken Hırvatistan, Bosna ve Slovenya ayrı olarak İtalya’nın baskısı altında kaldı. İtalya’nın etkisinde kalmaktan korktukları için Sırbistan Krallığıyla birleşme kararı alarak 1918’de birleştiler ve Yugoslavya İsmini böylelikle almış oldu. Bu ülke Slovenler, Hırvatlar, , Müslümanlar, Makedonlar, Arnavutlar, Türkler, Ulahlar vb.15’e yakın farklı etnik unsur içeriyordu.

Hırvatistan ve Slovenya’nın resmi olarak bağımsızlıklarını 25 Haziran 1991’de ilan etmesi sonrasında Yugoslavyada İç Savaş başladı. Sırbistan, Karadağ, Bosna-Hersek, Hırvatistan, Slovenya ve Makedonya’dan oluşan ülke dağılma sürecine girdi.

ı – Kaynak: euronews

1991’de bağımsızlığını ilan eden Hırvatistan’da Hırvat güçleri ile Yugoslav askerleri arasında devam eden çatışmalar, 29 Şubat-1 Mart 1992’de gerçekleştirilen referandumla eski Yugoslavya’dan ayrılarak bağımsızlığını ilan eden ’e sıçradı. Sırpların kontrolündeki Yugoslav ordusunun, o dönemde nüfusunun büyük çoğunluğunu Hırvatların oluşturduğu ın Ravno köyüne saldırması ’teki savaş bu saldırı ile gayrı resmi olarak başlamasına neden oldu.

Sırplar Büyük Sırbistan’ı kurma hedefleri yolunda Tito zamanında Boşnak köylerine Sırpları yerleştirmeye başlamışlardı. Bosna Hersek’in bağımsızlığını ilan etmesiyle önceden planlanan 95 Krivaya Harekâtını başlattılar. Amaçları Boşnakları katlederek ve sürgün ederek etnik temizlik yapmak ve sadece Sırpların yaşayacağı bir bölge olan Sırplar, bu amaçla katliamını gerçekleştirdiler.

– Kaynak: euronews

Sırplar 6 Temmuz 1995 gecesi Bosna’nın doğusunda bulunan Srebrenitsa’yı  bombalamaya başladıkları bu saldırıda Bosna Sırp Cumhuriyeti kuvvetleri ile Yugoslavya halk ordusu birlikte hareket etti. Rusya ve Yunanistan’dan gelen gönüllülerin de katıldıgı askeri birlik doğrudan Ratko Mladiç Ve Radovan Karaciç’in emrinde bulunuyordu. Sırpların saldırısı üzerine Boşnaklar BM birliklerinden silahlarını geri istediler. Bölge BM tarafından “Güvenli Bölge” ilan edilmişti. BM kuvvetleri bölgenin güvenliğinden kendilerinin sorumlu olduğunu gerekçe göstererek Boşnaklara silahlarını teslim etmediler.

Binlerce Boşnak erkek, kadın ve çocuk, Srebrenitsa’nın hemen dışındaki Potocari’de bulunan 400 Hollandalı asker denetimindeki BM barış gücü karargahına sığındı.Hollandalı askerler, karargaha sığınan Boşnaklar’a burada güvende olacaklarını söyledi.

Mladiç komutasında Srebrenitsa’ya giren Sırp ordusu en az 8 bin 372 Boşnak sivili ormanlık alanda, fabrikalarda ve depolarda katletti. 2. Dünya Savaşından bu yana, dünya tarihinin gördüğü en büyük katilam olarak kaydedilen Srebrenitsa katliamında, katledilen Boşnaklar, kimliklerinin tanınmaması için parçalanarak ve yakılarak, bir çok farklı toplu mezara gömüldü.

Srebrenitsa Soykırımı 3
– Kaynak: euronews

Hollanda’nın Lahey kentideki Uluslararası Adalet Divanı, 2007’deki kararında, Srebrenitsa ve civarında yaşananları “soykırım” olarak nitelendirdi.

Sırp komutan Ratko Mladic, Uluslararası Savaş Suçları Mahkemesi (ICTY)’de 2020 kasım ayında sonuca bağlanan davada, aralarında Srebrenitsa Soykırımının da bulunduğu birçok suçtan müebbet hapse mahkum edildi. Ülke genelinde kurulan yüzlerce toplama kampında esir tutulan Boşnaklar, işkencelere maruz kaldı, tecavüze uğradı ve katledildi. Savaş, 1995 yılında imzalanan Dayton Barış Antlaşması ile sona erdi.

Soykırımda katledilen Boşnaklardan bazılarının fotoğrafları – Srebrenitsa Soykırımı – Kaynak: euronews

Savaşın ardından kayıpları bulmak için yapılan çalışmalarda, toplu mezarlarda cesetlerine ulaşılan soykırım kurbanları, kimlik tespiti ardından her yıl 11 Temmuz’da Potoçari Anıt Mezarlığı’nda toprağa veriliyor. Bu sene 27’nci yıl dönümü kapsamında anma programı ve cenaze töreninin düzenleneceği 11 Temmuz’da, kimlik tespiti yapılan ve ailesinin onay verdiği 50 soykırım kurbanı daha Potoçari Anıt Mezarlığına defnedilecek.

Tuba Kızılkan
19 Mayıs 1978 yılında İzmir’de doğdu. İlk, orta ve yüksek öğrenimini İzmir’de tamamladı. 2000 senesinde Ege Üniversitesi Edebiyat Fakültesi İngiliz Dili Edebiyatı bölümünden mezun oldu ve İngilizce öğretmeni olarak atandı. Çeşitli ilk ve orta öğretim kurumlarında görev yaptı. İkinci Lisans Eğitimini Uluslarası İlişikler alanında tamamladı. Öğrenci koçluğu, Optimum dengeli Modeli, NLP, Zihin Haritaları Uygulayıcı eğitimi gibi pek çok konuda eğitim aldı. Halen bir devlet kurumunda görevine devam etmekte, Türk tarihi ve pek çok konuda araştırmalar yapmakta, araştırmalarını bloğunda yayınlamakta ve Ahmet Yesevi Üniversitesi’nde İngiliz Dili Öğretimi alanında yüksek lisansına devam etmektedir.

Göç Trajedisi Struma Faciası

Önceki yazı

Eski Türklerde savaş araç ve gereçleri

Sonraki yazı

Bu yazılar da ilginizi çekebilir

2 Yorumlar

  1. Kaleminize ve araştırmalarınıza sağlık, sayın hocam 👏 Sayenizde tarihin bu en karanlık sahnelerinden birine sunmuş olduğunuz daha detaylı bilgiler ile tanıklık edebildik. Yeniden teşekkürler 👏

  2. Değerli yorumunuz ve takdiriniz için teşekkürler Ahmet Hamdi bey. Bu geri dönütünüzle amacımıza ulaşabildiğimizi görmek bizleri memnun etti. Esenlikler dileriz.

Bir yorum yaz

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Daha fazla yazı Yakın Çağ