Eyalet

Osmanlı İmparatorluğunda en büyük sivil veya askeri yönetim birimi. Arapça idare etme, valilik görevini yapma anlamındaki “iyalet” kelimesinden gelmektedir.  XVI. yüzyılda ve daha önceler eyalet tabiri, beylerbeylik ve vilayet tabirleri gibi en büyük idari birim olarak kullanılmıştır.[1] Osmanlı İmparatorluğunda eyaletler esas itibariyle üç kısma ayrılmıştır. Sayıca fazla olan birinci kısım eyaletler, tımar sisteminin uygulandığı sancaklardan meydana gelen ve topraklarının büyük bir kısmı miri arazi rejimine bağlı olan eyaletlerdir. Bu eyaletlerin beylerbeylerine gördükleri hizmet karşılığında haslar tahsis edilmiştir. Rumeli, Anadolu, Karaman, Diyarbakır, Şam, Sivas, Erzurum, Van, Budin, Cezayir, Halep, Maraş, Kıbrıs, Girit, Bosna, Temeşvar, Trablusşam, Trabzon, Kefe, Rakka, Şehri Zor, Çıldır, Kars ve Musul bu kısım eyaletlerdendir. İkinci kısım eyaletler yarı özerk statüde ve salyane ile idare edilen eyaletlerdir. Bu eyaletler de beylerbeyinin idaresi altında olmasına karşın diğerlerinden farkı, topraklarında tımar rejiminin uygulanmaması ve beylerbeyinin bir kral naibi gibi mahalli lordlar(beyler) üzerinde denetim kurmak için gönderilmiş olmasıdır. Bu eyaletlerde tımar sistemi ve örfi kanunlar uygulanmadığından bir tür özerklik olduğu söylenebilir. Merkezi otoritenin bu eyaletlere kısmi özerklik tanımasının yanı sıra yeniçeri garnizonu, kadı ve defterdar gönderdiği, eyaletlerin gelirlerinin defterdar tarafından tahsil edildiği, elde edilen gelirden belli bir miktarının beylerbeyine maaş olarak verildiği bilinmektedir. Bu tür bir eyalet yapılanmasına gidilmesinin temel nedeni, merkezden uzak bazı eyaletlerde dirlik sistemi kurulamaması ve ayrıca bu eyaletlerin bazılarında göçebe halkın yaşamasıdır. Salyaneli eyaletler Mısır, Bağdat, Yemen, Habeşistan, Basra, Lahsa, Cezayir-i Garp, Trablusgarp ve Tunus’tur.  Üçüncü kısım eyaletler ise mümtaz eyaletler olup, bu eyaletler hanlık, voyvodalık, şeriflik, hidivlik gibi özel yönetim biçimine sahip iç işlerinde serbesttir. Devlete yıllık maktu bir vergi verdiği ve bazen sefer zamanı asker temin ettiği bilinmektedir.[2]


[1]Iasha Bekadze, “Osmanlıda Kullanılan Vilâyet Tabiri Üzerine”, Karadeniz, sy. 36, 2017, s. 258.

[2] Mehmet Boztepe, “Osmanlı Devleti’nin Taşra Yönetimini Şekillendiren Merkeziyetçilik Yaklaşımı ve Günümüze Etkileri”, Dumlupınar Üniversitesi Sosyal Bilimler Dergisi, sy. 36, Nisan 2013, s. 4.