Mustafa Kemal için olumsuz, sahte bir biyografi yazmak eğilimi…

0
643

İlber Ortaylı

Mustafa Kemal için olumsuz, sahte bir biyografi yazmak eğilimini sadece fundamentalizme bağlamıyorum. Burada bir etnik kıskançlık da var. Maalesef Türkiye’de bazı grupların etnik duyguları, ana unsur sayılan Türklerin kültürel hafizadaki, tarihteki yerini tahrip etmekle ilgili bir çabaya yöneliktir. Dünya tarihinde ve hâlihazırda bazı ülkelerde basit milliyetçilik akımlarında bu gibi çabalar göze çarpar. Mesela Rusya Türkleri arasında, kurumsal eğitim almadan ve Avrupa’da okumadan evvel, Rus kültürünü karalama ve küçümseme eğilimi çok yaygındı ve ana unsurdan izolasyonv la benliği korumaya yönelikti. Ancak 19. yüzyılda Kazan, Azerbaycan ve Kırım’da askerî ve sivil okullarda eğitim alanlar, Osmanlı kültür ve eğitimiyle temasa geçenler ve hatta Avrupa’da okuyanlar artmaya başladıkça millî meseleleri karşılıklı mütalâaya alan aydınlar arasında hakkaniyet yer etmeye başladı. İsmail Gaspıralı’nın bizzat Tercüman gazetesinde “Rusya’nın 1000 yılı” adlı makalesinde bu yaklaşımı görmek mümkün. Hiçbir zaman iğneleyici ve saldırıcı bir milliyetçi üslüb benimsemedi; mühim olan ayaklarını yere basamayacağı, dünya ve hatta muasır ülke aydınlarından destek alamayacağı bir milliyetçilik yapmak değildi. Yapılması gereken bir kavmin aydınlatılması, dilini, tarihini iyi öğrenmesi ve Rusya’daki Müslümanların diğer Türk kavimleriyle medeni alâkalarının, etimolojik beraberliğinin gösterilmesi ve kültürel birliğin sağlanmasıdır. Halen birtakım askerî raporların, çağdaş askerî önderlerin ve onların raporlarının, hatıralarının aksine, bazı yayın organlarının, bazı kişilerin “Filistin’de ve Çanakkale’de Mustafa Kemal yok” demesini buna bağlıyorum. Yalnız bu saçma iddia hiçbir askerî rapora dayanmıyor. Askerî hatıran okuduğunuz zaman, sadece bizimkileri değil Mareşal Lord Carver gibi Britanya kumandanlanm da dikkatle okuduğunuz zaman, bu yorumların mesnedsizliği anlaşılıyor.

İlber Ortaylı, Atatürk, Kronik Kitap, Ocak 2018, s. 120-121

Leave a reply