Yoksun

Yoksun
Bu kitabı paylaş
Share on facebook
Share on twitter
Share on linkedin
Share on whatsapp
Share on pinterest
Share on reddit
Share on email

Birliğinin olmayışının faturasını ödeyenler”

Farz et ki “Yoksun”

Cismen varsın ama resmen “Yoksun”, Başına bir iş gelse, şikayet etme hakkın Yok. Çünkü sen “Yoksun”

Hastalansan gidecek hekimin Yok. Çünkü sen “Yoksun”, Çocuğunu okula gönderemezsin. Çünkü sen “Yoksun”

Daha da kötüsü; senin resmi olarak bir çocuğun da Yok.

Ayrıca…

Ev alamazsın, bankada para birikmezsin, bir işte resmi olarak çalışamazsın, öldüğünde mezarının bile kaydı olamaz.
Çünkü sen “Yoksun”

“Yoksun” Haklarından yoksunları vicdani sorumluluğu gereği anlattı.

“KİMLİKSİZ TÜRKLER’İN SIKINTILARI BÜYÜK”

“Ötekileştirilen ler’in leri yok. Herhangi bir resmi ifadeleri yok. Böyle bir hayatları var. Dolayısıyla ben sivil toplum kuruluşlarında olan çalışmalarım sebebiyle bu hayatlara şahitlik ettim. Bizim milli sorumluluğumuz gereğince kesinlikle ve kesinlikle bir şey yapmamız gerektiğini düşündüğüm için bu alanda çok çalışma yürüttüğümden dolayı konuyu ele aldım. Konu dipsiz bir kuyu gibi çok fazla yere dokunuyor. Çok fazla insanı rah ettiğinden bu konuyu yürütebilen başka kişi olmadı. Tek başıma bu konuyu yürütmeye çalışıyorum. Birde Kültür Derneği’nde olduğu gibi gönlü ile beni destekleyen insanlarımız var. Bundan çok memnunum. Yaklaşık 5 yıldır bu konu üzerindeyim. Son geldiğimiz nokta artık bunun insanlara duyurulmasıdır.”

“Yapılabilir tüm destekleri, sözleri aldık. Ama artık gitmiyor, çünkü konu bilinmiyor. Bilinmeyen konu da öncelik olamıyor. Oysa burada insanlarımızın hayatları sözkonusudur. Bu insanlar bizim insanlarımızdır. Hepsi de ’tür. Ama çözüm gemiyoruz. 1930 yılında Ata’ün koyduğu bir yasa var. Ata 1930’lu yıllarda ’nın dağılmasıyla orada ki ler’in bir devlet olarak kendi yaşamlarına devam edeceklerini belirtmiştir. Ondan önce bizim onlarla diyalog halinde olmamız gerekiyor. Buna istinaden çıkarılan yasada sınırdan girdikleri zaman ‘Ben üm’ dediklerinde iye i Devleti vatandaşısınız. O zaman bu yasa Doğu istan’dan gelen olsun, Afgan leri’nde, , Kazak leri’nde uygulandı. Kayseri’ye, Van’ın Erciş bölgesine yerleştiler. 1990’lı yıllarda hemen herkes hatırlar ki Bulgaristan leri bu yasa ile geldiler. iye i Devleti vatandaşı oldular. Bu son oldu. Artık bu insanlar alamıyorlar. alamayıp kaçak konumuna düşenlerin kaçakta olsa bir resmiyetleri var. Ama onların çocukları doğduğunda onların leri yok. Bu çocuklar ne okuyabiliyor ne de büyüdüklerinde çalışabiliyorlar. Evlenecek duruma geldiklerinde resmi bir muhatapları yok. Resmi olmayan şekilde evlenerek bir handikabın içinde giriyorlar. Eğitimi geçtim bir insan olarak günlük ihtiyaçlar göz önüne alındığında sağlıktan ekmek maya kadar insanlar çalışamıyorlar. Bizim iye’de yaşayan kardeşlerimize destek olmak yüksek sesle bunu dile getirmemiz şarttır. Bu nedenle bu kitabı yazdım.”

Kocatepe Gazetesi / Burcu AYDIN / 31.12.2019

Kitap detayları
Kitap Yazarı : Elçin Öztürkoğlu
Yayınevi : US YAYINLARI
Yayın dili : Türkçe
Basım Yılı : 2020
Sayfa sayısı : 200
Basım yeri : İSTANBUL
Bu kitabı paylaş
Share on facebook
Share on twitter
Share on linkedin
Share on whatsapp
Share on pinterest
Share on reddit
Share on email
Takip et
Bildir
guest
0 Yorum
Inline Feedbacks
View all comments
Benzer içerikler

Kürtçülük

Kürtçülüğü tarihimiz içindeki yerine oturtan, meraklı okuyucuların, araştırmacıların, gerçeği bilmek isteyen herkesin yararlanacağı bir araştırma.

Lozan Günlüğü

“Tarih yazan tarih yapana sadık kalmalıdır” kuralına bağlılık, Bilâl N. Şimşir’in tüm çalışmaları gibi son eseri olan Lozan Günlüğü’nü de değerli kılıyor. 1922-1923 Lozan Konferansı ve Barış Sürecinin belgesel bir kronolojisi olan kitap, Yakın Türk Tarihinin bu büyük olayını gün gün belgeleyerek gözler önüne seriyor.

Türkçe Tarih'e hoşgeldiniz

Hesabınıza giriş yapın

Daha Fazla Oku