Yükleniyor...

Yazı Hakkında

Yazı Kategorileri
Yayınlanma Tarihi 08 Şubat 2018 - 20:30
Son Düzenlenme Tarihi 08 Şubat 2018 - 20:14

KIZIL TUĞ - ABDULLAH ZİYA KOZANOĞLU

1190’lı yıllarda, Timuçin ve yakın arkadaşı, yoldaşı Celmenin hayallerini süsleyen tek şey vardı. Göktürk imparatorluğunu yeniden kurmak. Türk milletlerini bir çatı altında toplamaktı. Bütün günleri hep bu hayalin gerçekleşmesi konusundaki konuşmalarla geçiyordu. Bir gün yine beraber bir derenin başında oturup hayal kurarlarken karşı kıyıda oturan bir delikanlı gördüler. Bu delikanlı kendisini dünyanı hakimi zannediyor gibi duruyor. Bu Timuçin de Celmenin de tersine gitmişti. Celme delikanlının yanına gidip delikanlının kendini ülkenin hakanı gibi görmesinin nedenini sordu. Delikanlının kimseye eyvallahı yoktu, cevap vermedi. Sadece Celme’yi alaya alır gibi bir bakış attı. Celme dayanamayıp delikanlının üzerine atıldı ve kavgaya tutuştular. Delikanlı, güçlülüğüyle nam salmış olan Celmeyi yendi. Timuçin delikanlının bu cesaretini çok beğenmişti, ona kendileriyle kalmasını söyledi fakat delikanlı “ben kimsenin buyruğuna girmem diyerek gidecekti ki meydana yirmi kişiden fazla, askeriyle Timuçin kavgalı olduğu kardeşi Bekter geldi. Kavgaya tutuştular. Bekter haince Timuçin’i sırtında vuracağı sırada delikanlı Bekter’i öldürdü. Timuçin delikanlıya artık kardeş olduklarını ve her zaman onun yanında olacağını, isterse yanlarında kalabileceğini söyledi. Fakat delikanlı benim adım dağlarda gezen otsukarcıdır. Ben şimdiye kadar kimsenin buyruğu altına girmedin diyerek teklifi reddetti. Bunun üzerine Timuçin, otsukarcıdan Alamut kalesinin sahibi Şeyhükcebel’e gidip, ondan Timuçin’in hakanlığını kabul etmesini söylemesini istedi. Otsukarcı da kabul etti. Timuçin kendi atı Palaza’yı Otsukarcıya verdi, Otsukarcı yola koyuldu. Otsukarcı Alamut kalesine yaklaşmıştı ki Şeyhülcebelin askerleri tarafından yakalandı, apar topar Şeyhülcebel’in yanına götürüldü. Şeyhülcebel Otsukarcıyı görünce çok şaşırdı. Çünkü Otsukarcı, oğlu Halit’e tıpatıp benziyordu. Aklına hemen bir cinlik geldi. Otsukarcıyı Talmaç Beyninin pehlivanı ile görüştürebilirdi, çünkü görüyordu ki Otsukarcı hem çok güçlü hem de oğluna çok benziyor. Zaten başka çaresi yoktu çünkü oğlu Halit kılıç çekmesini dahi bilmiyordu. Şeyhülcebel Otsukarcıyı alıkoyduğunu söyledi, Otsukarcıya anlattı, Otsukarcı da kabul etti. Otsukarcı bunu neden kabul ettiğini de bilmiyordu, sadece kalbinin hızlı hızlı çarpıntısını hissediyordu. Büyük gün geldi. Otsukarcı, Halit adıyla meydana çıktı. Talmaç Bey’i bütün pehlivanlarını atletti. Fakat bu sırada yapılan bu hileyi fark eden Ali ve Ömer gidip Otsukarcının bir sahtekar olduğunu ilan ettiler. Ortalık birden karışıverdi. Bütün halk Otsukarcıyı öldürmek istiyordu. Bu sırada, Otsukarcının yol adaşı olan Çakır, Otsukarcı burada diyerek bir çadırı gösterdi. Askerler çadırdan Otsukarcı zannettikleri Halit’i çıkararak öldürdüler. Çakır ve Otsukarcı da yeniden yollara koyuldu. Fakat Otsukarcının aklı hala Alamut kalesindeydi. Sabiha’ya aşık olmuştu ve onu orada bırakmanın acısını duyuyordu. Sonra günler sonra dayanamayarak yeniden Şeyhülcebel’in kalesine gitti. Fakat tuzağa düşüp yakalandı. Sabiha Çakır’a yardım etti ve ikisi Otsukarcıyı kurtardılar. Otsukarcı zar zor toparladığı cümlelerle, Sabiha’ya onu sevdiğini, onunla gelmesini istediğini söyledi. Sabiha babasını yalnız söyleyerek Otsukarcı’nın teklifi geri çevirdi. Otsukarcı da Sabiha’yı hep bekleyeceğini söyleyerek oradan ayrıldı. Kaleden ayrıldıktan sonra, Otsukarcı yüreğindeki sızının da etkisiyle, bir çok vuruşmaya katıldı. Hep yendi, namı bütün diyarlara ulaştı. Hep iyilik, doğruluk için çarpıştı ama hiçbir zamcın kimsenin buyruğuna girmedi, kimseden emir almadı. Yıllar vuruşmalarla, zorluklarla geçti. Bir de tabi ki yüreğindeki, sevdayla…. Sabiha’nın da kendisi sevdiğini hissediyordu ama ona kavuşamıyordu. Yıllar yılları kovaladı. Timuçin ülkenin hakanı olmuştu. Bütün Moğolları bayrağı altında toplamıştı. Bunu yaparken de baba, kardeşi dost demeden kendine karşı gelen herkesi kılıçtan geçirmişti. Otsukarcı bir gün Sabiha’nın Timuçin’in elinde olduğunu ve başını vurduracağını duydu. Hemen Timuçin’in yanına gitti. Aralarındaki dostluğu ve samimiyete güvenerek, “işittim ki özlediğim bir hatunu bizim erler Tutsak almışlar. Tez buyur da başını boş bıraksınlar” dedi (s 229). Timuçin gürleyerek, Otsukarcının kendi buyruklarına karşı çıkmayacağını, eğer karşı çıkarsa onunda başını vurdurtacağını söyledi. Otsukarcı, can yoldaşı, dostu gördüğü Timuçin ‘in bu tavrını hiç beğenmemişti. Otsukarcı Timuçin’e hakaretler savurdu, Timuçin’in askerleriyle vuruşmaya başladı. Kavga iyice kızışıyordu ki Çakır’ın da yardımıyla Sabiha kurtuldu ve Otsukarcı Sabiha’yı da alıp gitti. Fakat Timuçin’in önüne geçeceğini, ona düşman kesileceğini de söylemişti. Yıllar geçti Bu sırada Otsukarcı sabiha’yla evlenmiş, Timuçin sınırlarını iyice genişletmişti. Timuçin Harzemlere sataşmıştı. Harzem padişahının oğlu Cemaleddin, dost oldukları Otsukarcı’dan da yardım istedi. Timuçin’den alınacak bir öcü olan Otsukarcı hemen kabul etti. Otsukarcı, Çakır ve Cemalleddin komutasındaki askerler heryerde Timuçin’in ordularının önüne geçti, Timuçin ordularını dağıttı. Bir gün bir yerde Timuçin ve Otsukarcı karşılaştılar. Otsukarcı Timuçin’in canını iyice sıkmıştı. Artık sıra Timuçin ve Otsukarcının çarpışmasına gelmişti. İki kardeşin birbirini vurmasına dayanamayan Cemlei artık bu saçma sapan kavganın sona ermesini istedi. Otsukarcı da Timuçin’de kabul etti. Timuçin bir süre sonra daha hakanlığı sürdürdü, oğlu Tuluy ‘un ölüm acısına dayanamayarak öldü. Otsukarcı da Sabiha’yla sakin bir hayat sürdü, savaşmadı

Yayınevi: ATLAS KİTABEVİ

Sayfa Sayısı: 224

Türkçe Tarih İncelemesi: Türklüğün sembolü "Kızıl Tuğ" Abdullah Ziya Kozanoğlu'nun güçlü anlatımı ile Türk tarihinden günümüze ışık tutuyor. Yazar bu romanda Türk insanının güçlü özelliklerini tarihimizin en güzel dönemlerinden birinde kurguladığı olaylar ile bizlere sunuyor. Türk insanının milli bilinç gelişimi adına okuması gereken bu kıymetli eseri tüm okurlarımıza tavsiye ediyoruz.

+1 Beğeni ziyaretçilerin beğenme sayısı

Tüm Zamanlar

Tüm zamanlar görüntülenme
+14
İstatistikler 2019 yılından itibaren tutulmaya başlanmıştır.