TÜRK MİTOLOJİSİNDE “KURBAN”

0
998

JEAN PAUL ROUX

Kurban eski Türklerdeki en önemli kült eylemidir. Sunulan kurbanın ilk ve en önemli alıcısı Tengri, yani büyük gök tanrıdır. Bu duruma hem Doğu T’u-küelerde hem de Batı T’u-küelerde, ayrıca daha başka halklarda da, örneğin T’opalarda rastlamaktayız. Çince metinlerde bu konuyla ilgili bazı açıklamalar yer alır: “O vakte kadar, göğe sunulan
kurban konusunda […] T’o-pa kralı şu ritüeli yerine getiriyordu: Gün doğmadan önce, baştan aşağı silahlanmış bir
şekilde, peşinde yirmi biniciyle birlikte atının üstünde tepenin etrafını dolanıyordu. Ardından tepenin üstüne çıkıp
kurbanım sunuyordu. Sonunda at üstünde tepenin etrafını bir kez daha dolaşıyordu.” Bu merasimin adına “göğün etrafını dolanmak” deniyordu. Diğer taraftan, T’o-paların en büyük tanrıya tapınmak için kurban kesilen bir eve sahip oldukları anlaşılıyor. T’u-küeler ise “gök tanrıya kurban sunmak için üçüncü ayın ortasında toplanırlardı…” Çok sayıda
koyun ve atı keserlerdi. Bu merasim bir Dağda, ancak daha çok Tamir Nehrinin kıyılarında gerçekleşirdi. Theophylaktos Simokatta, Türklerin tanrıya at, öküz ve koyun kurban ettiklerini belirtir.

Daha birçok güce kurban sunulurdu. Çinliler, T’u-küelerin ikinci ayda, Ay’ın üçüncü günü “kıra açıldıklarında” kes-
tikleri kurbanları kime sunduklarını belirtmiyorlar. Fakat yedinci ayın yedinci gününde Ata babaya kurban sunul-
duğunu biliyorlar. Dediklerine göre, kağanın bizzat kendisi atalar mağarasına kurban kesmek için önderlik ediyormuş.
Yere sunulan kurban bu metinde dolaylı olarak belirtilmekte, bir başka metinde ise göğe sunulan kurbanla birlikte
teyit edilmektedir. Zaman zaman sunulan kurbanlar arasında en iyi bildiğimiz, ölü gömme (—”Ölünün Gömülmesi)
vesilesiyle sur ulan kurbanlardır; bu en sık rastlanılandı. Fakat bunun dışında daha niceleri vardı. T’u-küelerde, bir köprünün üstünde bir anlaşma imzalanmadan önce bir kırat kurban edilirdi. Uygurlarda ise kış gündönümünde hay-
vanlar kurban edilirdi. Beşinci ayın sekizinci gününde T’uküeler cinlere, Kırgızlar da Suya ve Ağaçlara kurban sunardı. Yakut, Karlukların büyük bir Taşa tapındıklarını ve ona kurbanlar sunduklarını belirtir. Hoytu Tamir’de ise,
yolun tehlikeli bir kısmında kurban kesildiğinden söz edilir.

Henüz ilk döneme ait metinlerde, “adak adama”yı gerçekleşmiş bir dilek veya himaye altına alınmış olmak karşılığında edilen teşekkür olarak görmekteyiz. Her ne kadar at en önemli kurban hayvanı olarak görünse de, daha başka hayvan türleri de kurban edilmekteydi. Daha önce de belirtildiği üzere, sığır ve koyun kurban edilirdi, hatta bazı halklar Köpek kurban ederdi, örneğin Kumanlar ve Bulgarlar. Muhtemelen at başka bir hayvandan, şüphesiz boynuzu olan bir hayvandan sonra gelmekteydi. Kumanlar da at kurban etmekteydi. Onlardaki geleneğe göre at kazığa
geçirilmekteydi ya da en azından derisi asılmaktaydı. Bu ise, o geleneğin daha önceki bir aşamasıydı. Wilhelm von
Rubruck Kuman bozkırlarında yaptığı seyahat sırasında, “her dördü bir yöne bakacak şekilde, dört ayrı yönde grup-
landırılmış olarak onaltı atın derisinin uzun sırıkların ucunda asılı” olduğunu görür. Bu, T’u-küelerde de benzer bir
şekilde cereyan etmekteydi, onlarda özellikle koyun ve atların kafaları kazığa geçirilmekteydi. Kurban [merasimlerini] kimin yönettiğini her zaman bilmiyoruz. Bazı durumlarda bu konuda şüphe yok: Ya hükümdarın kendisi ya da resmen bu işle görevlendirilmiş olan üst düzey yetkililerden biriydi. Fakat bu kişi, özellikle atalara kurban sunulurken eylemde bulunan kişi, bir aile kültünün baş rahibi değil mi? Özel olarak yetiştirilmiş kurban rahipleri, belki de Şamanlar, daha önce belirtilmiş olan Hoytu Tamir bölgesinde mevcuttu.

JEAN PAUL ROUX, ESKİ TÜRK MİTOLOJİSİ, BİLGESU YAYINCILIK, 1.BASKI – 2011, s. 88-89

Avatar

Leave a reply

Daha Fazla Oku