TARİHÎ KAYNAKLARDA OĞUZ BOYLARI

0
607

Bilig Türk Dünyası Sosyal Bilimler Dergisi

Prof. Dr. Soltanğa ATANİYAZOV Türkmenistan Bilim ve Teknik Yüksek Kurulu

TARİHÎ KAYNAKLARDA OĞUZ BOYLARI

Türk topluluklarının özellikle de Oğuzların / Türkmenlerin boylara bölünme hâdisesi kadîm bilginlerin de dikkatini çekmişti. Meselâ büyük dil âlimi Kaşgarlı Mahmud “Divân-ı Lügatit Türk” adlı muhteşem eserinde, “Oğuzlar, Türkmenlerdir.” şeklinde yazdıktan sonra onların 22 boyunu saymış ayrıca bu boyların tağma(damga)larını göstermiş; sıralamanın ardından da

“Herkesçe bilinmesi gerekli olduğu için bu boyların hepsini yazdım.”

(Kaşgarlı,I, 1992) demiştir.

Kaşgarlı bu çalışmasında Oğuzların 22 boyunu sıralamış olsa da, aslında bu boyların sayısı 24’tür. Divân’ın üçüncü cildinde Kaşgarlı bu konuda, “Türkmenler aslında 24 kabîledir” demektedir (Kaşgarlı, I, 1992). Kaşgarlı burada konar-göçer Türkmen olan Halaç ve Karlık adlı iki boyu, Oğuzlardan ayrılmış oldukları için sıralamaya dahil etmemiştir.

Bize göre, Kaşgarlı devrinde (XI. asır), hattâ ondan da önce Türkmenler sadece 24 boyla sınırlanmamış olsa gerektir. Ancak büyük âlim Kaşgarlı Türklerin ataları olan Hunların ülke idaresinde yer alan, hizmet gören 24’lü askerî-coğrafî bölünme geleneğini göz önüne alarak Oğuzlar’ın temel 24 boyunun adını sıralıyor; bunların küçük uruğ ve tîrelerini hattâ siyaset ve nüfuz bakımından pek önemi olmayan boyların adlarını hesaba katmıyor. Bu konuda Kaşgarlı,

“Ben bunlardan(boylardan) kök ve ana boyları saydım, oymakları bıraktım. Sadece herkesin bilmesi gerekli olanlarını, Oğuz kollarını ve hayvanlarına vurulan damgaları yazdım.”

(Kaşgarlı, I, 1992) diyor.

Kaşgarlı’nın sıralamasında o devirde tanınmış, nüfusu ve nüfuzu bakımından diğerlerinden seçilmiş boylar ön sıralara getirilmiştir. Kaşgarlı bizzat kendisi de sıralamada ilk yeri “Kınık”lılara verdiğini, çünkü devrinde hakanların bu boydan çıktığını vurguluyor (Kaşgarlı,I, 1992).Kaşgarlı’dan sonra Oğuz boylarının sıralamasını yapan müelliflerin eserlerinde bu sıralamanın temelde değiştirildiği göze çarpıyor. Meselâ Kaşgarlı’da ilk yeri tutan “Kınıklar”, Reşidüddin’in ve onun çalışmasından yararlanan müelliflerin sıralamalarında en sonuncu, yani 24. yere düşüyor. Bu durumu diğer boylarda da görmek mümkündür (Aşağıda sunulan karşılaştırma tablosuna bakınız).Demek oluyor ki, Kaşgarlı’nın sıralamasında bazı boylar Reşidüddin’in ve diğerlerinin devrinde çeşitli sebeplerle önceki durumlarını değiştirerek alt yerlere düşerlerken, “Kayı”, “Tüver / Düver / Döğer” , “Yazır” gibi boylar daha sonraları üst yerlere çıkmışlardır.

Yukarıda Oğuz boylarının Kaşgarlı’da, Fahreddin Mübarekşah’ta (Sümer, 1992),Reşidüddin’de (Sümer,1992),Yazıcıoğlu’nda (Sümer, 1992), Salar Baba’da (Harıdarı, 1994), Ebulgazi’de (Ebulgazi, 1958) yer alan sıralamaların karşılaştırmalı tablosunu sunuyoruz. Bu karşılaştırma tablosu dikkatlice incelendiğinde, Oğuz / Türkmen boylarının güç ve nüfuzlarının çeşitli devirlerde belirli bir düzende olmadığını, bazı boyların önceki durumlarını daha sonra kaybettiklerini, bazılarının ise tam tersine yukarı sıralara yükseldiğini görmek mümkündür. Meselâ tablosunu Kaşgarlı’dan yaklaşık 130 yıl sonra yazan Mübarekşah’ın eserinde “Kınıklar” 1. Sıradan 2. Sıraya, “Kayılar” 2’den 5’e, “Avşarlar” 6’dan 13’e düşmüşlerdir. Kaşgarlı ve Reşidüddin’in tablolarında (aradaki zaman süresi 225 yıl civarı) boylara verilen yerler daha da farklıdır. “Kınık” 1’den 24’e, “Bayındır” 3’den 13’e, “Iva” 4’den 23’e, “Bayat” 9’dan 2’ye gibi.

Boyların sıralamasında bu büyük değişiklikleri, onların sayılarının çeşitli sebeplerle azalıp çoğalmasını, başta savaşlar ve salgın hastalıklar olmak üzere muhtelif hususlarla açıklamak mümkündür. Nitekim XIII. asrın başlarında Cengiz ordularının Türkmenistan coğrafyasına saldırması neticesinde oba ve şehirlerin pek çoğu istilaya uğramış ve insanlar kitleler halinde yok edilmişti. Cengiz Han’ın askerleri hem Harezm toprağında, hem de Ahal’ın kadîm şehirlerinde sükûnet içinde yaşayan halkı kırıp geçirmişti. Az sayıdaki halk ise dağlara, çöllere, büyük çoğunlukla da başka ülkelere göçerek bu felâketten canlarını kurtarmıştı.Yukarıda adları geçen müelliflerin tablolarında sıralanan Oğuz boylarından bir kısmının adlarına Moğol saldırılarından sonra bu coğrafyada rastlanmamasına şaşmamak gerekir. Türkmenistan’ın bazı bölgelerinde bugün bile Kınık, Bekdili, Karabölük, Alkabölük, Üregir, Alayontlu, Çepni, Yaparlı, Kızık, Alkaevli gibi kâdim Oğuz-Türkmen boylarına mensup insanlarla karşılaşılmamasına ve onların adları verilen “yer-yurt”a dahi rastlanmamasına şaşmamak gerekir. Bu belirtilen boylar Cengiz Han’ın, Timurlenk’ in ve diğer istilâcıların baskıları devrinde ya yok olmuşlar, ya diğer Türk boyları arasına karışmışlardır.

Avatar

Leave a reply