TAGAR – TAŞTIK KÜLTÜRÜ’NE AİT OTAĞ ŞEKLİNDEKİ AĞAÇ KÖŞKLER

0
178

EMEL ESİN

Tagar-Taştık devrinden yerleşme bölgelerindeki kalıntılar ve petroglif’lerden (kaya üzerine al boya ile resmedilmiş veya sivri bir uç ile çizilmiş levhalardan) bu kültürün mensûblarımn, otağ şeklinde, ağaçdan köşkler yapdıkları öğrenilmişdir (lev. I / d ) . Bunların yapılış tarzı Taştık devri künbedli mezarlardan da bilinir. Künbedler gibi mûnhanî kısımlar, eğilmiş dallar ile vücûda getiriliyordu. Böylece türkçe, kubbe, künbed ve kemer anlamına gelen «eğme» ve «eğin» gibi kelimelerin, otağ kubbesin­de olduğu gibi, ağaç malzemeyi eğerek Kullanan bir yapı usûlüne işâret
ettiği hatıra gelir. Kubbe veya künbedin altındaki yapı, «tegirmi tam» denen üstüvânî şekilde olabileceği gibi, dört-köşe planda da olabiliyordu. O takdirde yatık kütüklerden mürekkeb duvarları da bulunabiliyordu. Her iki şekilde, merkezî ocak ve onun tepesindeki «tüğünük» denen baca de­liği mevcûddu (lev. I /d ).

Otağların ve otağ şeklinde meskenlerin toplandığı yerleşme bölgele­rinin etrafına, kütük ve dallardan, eski Türkçe adı ile «çıt» (çit) denen dıvarlâr örülüyor ve yine Türkçede «titig» denen, hayvan tüyleri veya sa­manla karıştırılan, balçık harç ile tahkim ediliyordu. Bu çok sağlam di­yarların kalıntıları. Sibiryanın bazı bölgelerinde, bugüne kadar kalmışdır. Türkçe «balık kelimesinin, hem balçık anlamına, hem de çevresi dıvarlar ile müstahkem kale ve şehir manâsına gelmesi, belki bu yapı geleneği ile ilgili idi.

EMEL ESİN, İSLÂMİYETTEN ÖNCEKİ TÜRK KÜLTÜR TÂRİHİ VE İSLÂMA GİRİŞ (TÜRK KÜLTÜRÜ EL-KİTAB I, II, CİLD l/b ’ DEN AYRI BASIM, EDEBİYAT FAKÜLTESİ MATBAASI İSTANBUL 1978, S. 11-12

Avatar

Leave a reply