Tanrılar mı insanları yarattı yoksa insanlar mı tanrıları? Sümerler MÖ 3500-MÖ 2000 yılları arasında aşağı Mezopotamya’da faaliyet gösteren uygarlıktır. Mezopotamya Dicle ve Fırat arasında kalan bol alüvyonlu verimli topraktır (ki daha sonra Mezopotamya’nın bol killi topraklarını kullanarak çivi yazısını icat etmişlerdir).Sümerliler Mezopotamya’nın yerli halkı olmayıp orta Asya’nın kuzeyinden geldikleri düşünülmektedir.Sümerlilerin hayal güçlerinin,önemli icatlarının inançları üzerindeki etkisinden yola çıkılarak bir soru açığa çıkmaktadır; tanrılar mı insanları yoksa insanlar mı tanrıları yarattı?

Sümerler MÖ 3500-MÖ 2000 yılları arasında aşağı Mezopotamya’da faaliyet gösteren uygarlıktır. Mezopotamya Dicle ve Fırat arasında kalan bol alüvyonlu verimli topraktır (ki daha sonra Mezopotamyanın bol killitopraklarını kullanarak çivi yazısını icat etmişlerdir). Sümerliler Mezopotamya’nın yerli halkı olmayıp orta Asya’nın kuzeyinden geldikleri düşünülmektedir. Sümerlilerin hayal güçlerinin,önemli icatlarının inançları üzerindeki etkisinden yola çıkılarak bir soru açığa çıkmaktadır;tanrılar mı insanları yoksa insanlar mı tanrıları yarattı?

Sümerliler şehir devletleri halinde yaşamışlar ve her şehrin bir tanrısı olduğunu düşünmüşlerdir.bu şehir tanrılarına Sümerli şairler ‘şehrin sahibi’demişlerdir. Bu durum Sümerlilerin çok tanrılı din anlayışına ait olduklarını göstermektedir. Tanrı listelerinde yaklaşık olarak 1500 tanrı bulunmaktadır.bölgede gelişen (Mezopotamya) ve kurulan tüm uygarlıkların ana inanç sistemi Sümer kökenlidir. Diğer çok tanrılı dinlerde kullanılmış fakat adları değiştirilmiştir(inana/iştar gibi..). Sümerlilere göre yaşamlarında hissedebildikleri, görebildikleri her nesnenin bir tanrısı vardır. Tanrıları tıpkı insanlar gibidir; insani duyguların tamamı tanrılarındada vardır. Farklılıkları ise tanrıların olağanüstü güçlere ve ölümsüzlüğe sahip olmaları…

Tanrılar tıpkı insanlar gibi yaşar hatta insan kılığına bile girebilirler. Tanrılar ne istediklerini söylemezler, insanlardan dilemezler fakat Sümer halkı tanrının ne istediğini anlamakta çok ısrarcı davranarak tanrıya, onlardan ne istediğini sorma yoluna gitmişlerdir. Bu sorma yolu tanrıya adak olarak kesilen hayvanın karaciğerindeki şekle göre patesi/ensi(rahip-kral) tarafından yorumlanmış, insanlar böylelikle tanrının onlardan istedikleri üzerine çalışma yapmışlardır. Bir diğer yöntem ise rüya olmuştur. Dini mabede girilir, tanrıya kurban kesilir, dua edilir ve uykuya yatılır. Görülen rüyada tanrı isteğini belirtir. Fakat rüyanın olumlu veya olumsuz oluşunu yorumlayan yine patesilerdir.

Sümerliler tanrılar için şiirler ,efsaneler, ilahiler geliştirmiş ve yazıya geçirmişlerdir. Bu yazılargünümüz dinler tarihine ışık tutmuştur. Sümerlilerin kurmuş oldukları çoktanrılı din zamanla tek tanrılı bir dine dönüşerek günümüz tek tanrılıdinlerinin temelini atmıştır. Sahip oldukları tüm bilgilerin tanrılar tarafından verildiğini düşünürler. Kendilerini Sümer olarak görmeyip Ki-Engi(yerinoğlu)olarak adlandırdılar.

KISACA SÜMER MİTOLOJİSİ

Sümer tanrılarını tekrar düzenleyen Prof. Kramer’e göre önce su vardı. Tanrı AN(göktanrısı)ile tanrı Kİ(toprak/yer tanrısı) bu sudan doğdular. AN ve Kİ’nin birleşmesinden ENLİL(hava tanrısı) doğdu. Gök ile toprağın arasını doldurdu. ENLİL, karanlık göğü aydınlatmak için NANYA(ay tanrısı)’yı yarattı. NANYA da UTU(güneş tanrısı) ve İNANNA(aşk ve savaş tanrısı)’yı yarattı.

ENLİL önceleri AN’ın buyruklarını yerine getirmekle yükümlüydü.daha sonra dünyayı Kİ’nin elinden alarak yönetmeye başladı ve zamanla AN’ın yerine geçerek tüm evrenin egemeni oldu…

Sümerlerin yarattığı tanrı: AN… neden en büyük tanrı idi?

Belirli günde, belirli saatlerde yeryüzündeki suların ardı ardına alçalma ve yükselmesine gelgit(med-cezir)denir. Gelgit olayının oluşması ise ayın çekim kuvvetindendir. Ay dünyadan uzaklaşırsa çekim kuvveti azalır, yaklaştıkça çekim kuvveti artar. Gelgit olayı okyanuslarda ve özellikle ekvator çevresinde çok etkilidir. İşte Sümerliler konum olarak aşağı Mezepotamya’da yaşamaları nedeni ile bir çok gelgit olayına tanık oldular. Her yıl çiçekler açtığında, hayvanlar doğurduğunda iki nehir(Dicle-Fırat) de taşmaktaydı. Bunun nedenini araştırmaya başlayan Sümerliler yüksek tapınakları olan zigguratların en üstünü gözlem evi yaptılar. Sümerliler bu şekilde yıldızları ve gezegenleri izlediler. Nehirlerin taşma sebebinin ay olduğunu keşfettiler ve bir ay tanrısının olduğunu düşündüler. Bu tanrıyı Enlil yaratmış olmalıydı. Ay tanrısı: NANYA.. Sümerliler gök cisimlerini incelemekte daha ileriye giderek burçları keşfettiler. Burçlardan yola çıkarak bir yılı 12 aya, 12 ayı günlere, günleri 12saate,12 saati 60 dakikaya ve 60 dakikayı da 60 saniyeye bölerek takvimi keşfetmiş oldular.

Sonuç olarak: Tüm yıldızları yaratan ve bunları harekete geçiren bir güç olmalıydı. Bu güç bir tanrı idi. Bu tanrıya An ismini vererek en büyük tanrılarını yaratmış oldular. AN’ın sayesinde bilgi sahibi olduklarını düşündüler. Her yıl hayvanların doğurduğu toprağın yeşerdiği dönemlerde ekinlerine set çekip gelgitin ürünlerini çürütmesine engel oldular. Sümerliler: bilginin kaynağını onlara verdiğini düşünen tanrıları An’a elde ettikleri tüm ürünleri sundular. Ülke giderek zenginleşip güçlendi.bu bilginin sahibi, Bu verimleşmenin tek sebebi artıken büyük tanrıları An’dı.

SEVGİ KIZILCIK

Avatar

Leave a reply