Soğd Maddesi – W. Barthold

0
156

SOGD. SOĞD, AL-SOĞD veya AL-SOĞD

Orta Asya’da bir yer ismi. Aynı isim (eski farsça Suguda, yeni-avesta, sugva, grek. Sogdioi, yahut sogdianoi, memleket adi: Sogdiane). Kadim çağda perslere tabi ve arazisi, grek rivayetlerine göre, Amu-Derya [b. bk.]’dan Sır-Derya [b.bk.]’ya kadar uzanan (hiç olmazsa Darius I., 522-486’dan beri] İrani menşe’li bir kavmi gösteriyordu. İslam devrinde Sogd ülkelerindeki dil, bilhassa takvim ile alakalı ıstılahlar ve zerdüşti bayramlar hakkında al-Biruni [b.bk.]’de, Chronologie orientalischer Völker (nşr. Sachau, Leipzig 1878, bilhassa s. 46 v.d., 233 v.dd.)’de geniş teferrüat bulunmaktadır. al-Biruni’nin Sogdca hakkında verdiği bilgiler sayesined devrimizin iraniyatçıları (bilhassa F. C. Andreas ve F. W. K. Müller) şarki Türkistan’da meydana çıkan bir çokel yazması parçalarının (ticari akidnameler, Buda, Mani, hıristiyan dini metinleri) “sogd” dilinde olduğunu teşhis edebilmişlerdir. Kadim çağda olduğunu teşhis edebilmişlerdir. Kadim çağda olduğu gibi, al-Biruni’de de (ayn. esr., s. 45, 21) sogdlular, Hvarizmlilerin yanında, Maveraünnehr’in zerdüşt dininde bir yerli kavim olarak zikredilmiştir.

Uzak memleketlerde islamdan önceki Soğd muhacirleri hakkında yalnız Çin kaynaklarında değil, islami kaynaklarda da bilgi bulunur; krş. Hudud al-‘alam (halen Leningrad Asya müzesinde bulunan tek Tumanskiy yazması), bk. W. Barthold Die historische Bedeutung der altturkischen Inschriften, s. 4, not ı (W. Radloff, Die alttürkischen Inschriften der Mongolei, yeni seri, Petersburg, 1897 ilavesi); Toguzguzlar ülkesinedik Sogdlular hakkında (bk. El, mad. Oğuz ve Mahmud Kaşgari, Divan lugat al-turk, İstanbul, 1331, I, 31, ve 391 v.d.); Balasagun’da “türk adetlerini ve giyim tarzını” almış olan soğdlu muhacirler (Orhun kitabelerinde: Sugdak) hakkında ve Balasagun’dan İsficab yahut Sayram (Sayram’ın “ak şehir” diye anıldığı hususunda bk. ayn. esr., II$I, 132)’da soğdca ve Balasagun Türkçesi konuşan şehir ahalisi hakkında bk. E I, mad. BALASAGHUN. Keza R. Gauthiot tarafından gösterilen uyguralrın yazılarını sogdlulardan almış olmaları hususu islami devirde zaten maalum görünüyor (Fahr al-Din Mubarak Şah, VII.=XIII. asır baları, E. D. Ross, ‘Acabnama, A Volume of Oriental Studies presented to E. G. Browne, Cambridge, 1912, s. 405. aşağıda). “kasaba, şehir” manasında türkçe kent kelimesinin soğdcadan alınmış bir kelime olduğuna daha Kandiya (metin içined bk. W. Barthold, Turkestan vepohu mongolskago naşestviya, Petersburg, 1898, I, 48)’de işaret edilmiştir.

Memleket adı olarak Soğd kelimesi, islamı devirde kadım çağdakinden çok daha dar bir manada kullanılmıştır. İştahri (BGA, I, 316)’ye göre, asıl Soğd, Buhara’nın şarkında Dabusiya’den Semerkand’a kadar olan sahaları ihitva ediyordu; aynı kaynakta, başkalarının bu araziye Buhara, Kişş (Kaş; b. bk.) ve Nesef’i ilave etikleri söyleniyor. Kaş, bazan Soğd’un payitahtı olarak gösterilmektedir, BGA, VII, 299, 19’da böyle (Ya’kubi); Kaş bölgesinin en eski çince adı Suhiai (eski telaffuzu: Su-git)’nin, J. Marquart (Chronologie der alttürkischen Inschriften, Leipzig, 1898, s. 57)’ın düşündüğü üzere, Sogd adından çıkmış olması mümkündür. Diğer taraftan Ya’kubı (BGA, VII, 293) Semerkand’ı Sogd’un payitahtı olarak gösterir; Kaş ve Nesef Soğd’a bağlı, fakat Buhara ondan ayrıdır. Biruni’nin, coğrafı olarak, Soğd” adı altınad tasavvur ettiği, saha bizce malum değildir; onun he hangi bir Soğd bayramını muayyen birsahaya bağladığı her defasında,daima Buhara arazisinde bir kasaba bahis mevzuudur. Narşahi (nşr. Schefer, s. 47)’nin, Buhara bölgesinde konuşulan dilden zikrettiği bazı tabirleri F. Rosenberg (Pracie Linguistyozne, fiarowane J. Baudouinovide Courtenay, Krakav, 1921, s. 94 v.dd.) soğdea olarak izah etmiştir. İştahri (s. 314)’ye göre de, Buhara’da konuşulan dil soğdea idi. Kaşgarlı Mahmud (I, 391 v.d.)’a göre, Sogd Buhara ile semerkand arasındaki memlekettir. Bugün coğrafı bakımdan, Semerkand arazisinin yalnız bir kısmı Soğd sayılmakta ve Zarafşan’ın iki kolunun (Ak-Darya ve Kara-Darya)meydana getirdiği adadaki “Yarı Soğd” (Nim Sugud) ile, Ak-Darya’nın şimalindeki, Büyük Sogd” (Sugud-i Kalan) arasında fark gözetilmektedir. Soğdlularına dili, kısmen türkçe (bilhassa muhacirler ile meskun yerlerde) tarafından istimalden kaldırılmış görünüyor. F.C. Andreas tarafından orta soğdca” adı verilen dil, bugün sadece, tek başına kalmış bir “yeni-soğdea” lehçe olan Yağnobi (krş. Gr. J. Ph, I, Kısım Iı, s. 291)’de yaşamaktadır

Bibliyografya: F. W. K. Müller, Die “persischen” Kalenderausdrücke im chinesischen Tripitaka (S B Pr. Ak. W., 1907, XXV); F. C. Andreas, Zwei soghdische Excurse zu Vilhelm Thomsens: Ein Blutt in türkischer Runenschrift (S B Pr. Ak. W. 1910), XV); R. Gauthiot, De l’alphabet sogdien (J A, seri 10, XVII, 81 v.dd.); ayn. mll. (Comptes rendus des seances de l’Academie des Inscriptions et Belles-Lettres, 1913, s. 671 v.dd.); ayn. mll., Essai de grammaire sogdienne, I, Phonetique (Paris, 1914-1923); P. Tedesco (Z. F. Indologie, 1925, IV, 95); F. A. Rosenburg, O sogdiych (Zap. Kollegii Vostokovedov, I, 1925, I, 81 v.dd.); V. L. Vyatkin, Materialı kistoriçeskoy geografii samarkandskago vilayeta (Sprav, Knijko Samark. Oblasti, 1902, VII, 57 v.dd.).

(W. BARTHOLD.)

(İ.A., Soğd Maddesi, W. Barthold, Cilt. 10 s.736- 737 sayfaları arasından alınmıştır)

Leave a reply