OĞUZ HAN – H. NİHAL ATSIZ

0
274

Oğuz Han, büyük destan kahramanı. Biri Uygur yazısıyla yazılmış eski, biri de Arap yazısıyla yazılmış yeni olmak üzere iki şekli vardır. Yeni şekli çok tafsilâtlıdır. Bu tafsilâtlı şekle göre Oğuz, babası Kara Han’la çarpışıp onu öldürdükten sonra devletin başına geçip büyük fütuhat yapar. Hattâ Mısır’ı da alır. Tarihte görülen Uygur, Kıpçak, Kanklı, Karluk, Kalaç gibi Türk kavimlerinm adlarını koyar. Sonra büyük bir şölenle altı oğlunun devletteki hisselerini tâyin eder.

Oğuz Han’ın, tarihî bir şahsiyetin destanlaşmış şekli olduğu eskiden beri tarihçilerin dikkatini çekmiştir. Bunlara göre Oğuz Han büyük Kun yabgusu Mete yahut Moton’ un (M. Ö. 209 – 174) halk muhayyelesinde aldığı şeklidir. Arada çok büyük benzerlikler vardır:

  1. Oğuz Han, babası Kara Han’la mücadele edip onu öldürdükten soma tahta geçer.

Mete de babası Tuman Yabgu ile çarpışıp onu öldürdükten sonra tahta geçmişti.

  1. Oğuz’la babasının savaşma sebep, Oğuz’un amcalarının kızları olan zevceleri, yani kadınlar olmuştu.

Mete ile babasının çarpışmasına, Mete’nin üveyanası olan kadım sebep olmuştu.

  1. Oğuz Uzakdoğu’dan İdil ırmagına ve Mısır’ı kadar olan yerleri zapteder.

Mete Mançurya’dan İdil’e kadar olan yerleri almıştı.

  1. Oğuz, devletini 6 oglu ve 24 torunu arasında bölüştürür. Mete de devletini 24 parçaya bölmüştür.

  2. Oğuz, devletine kanunlarla yeni bir düzen verir. Mete de aynı şeyi yapmıştır.

Bu kadar benzerliğin bir tesadüf olamayacağı tabiîdir. Esasen her destan kahramanı bir tarihî kahramanın az veya çok mübaleğalanmış şekli olduğuna göre Oğuz Han’ın da Mete Yabgu’nun biraz değiştirilmiş bir şekli olduğu muhakkaktır. Eski Türkler Oğuz Han destânına eski tarihleri gözüyle bakıyorlardı.

Kunlar daha sonraki Oğuz ve Kıpçaklar’ın eski topluluğu olduğuna göre bu destânın Oğuzlar arasında yaşaması, Kun Devleti’nde hâkimiyetin Oğuzlar’da olduğunu ve Oğuzlar’ın Kıpçaklar’dan daha kalabalık olduğunu gösterir. (25. cilt, s. 384)

H. NİHAL ATSIZ, TÜRK ANSİKLOPEDİSİ’NDEKİ MADDELER

NİHAL ATSIZ, OSMAN FİKRİ SERTKAYA, KÜLTÜR VE TURİZM BAKANLIĞI YAYINLARI: 847, TÜRK BÜYÜKLERİ DİZİSİ: 69, ANKARA – 1987, S. 140-141

Avatar

Leave a reply