MUSTAFA KEMAL’İN SİVAS KONGRESİ AÇILIŞ KONUŞMASI

0
595

Muhterem Efendiler.

Vatan ve milletin kurtuluşu amacına yönelmiş zorlayıcı nedenler, sizleri bunca
güçlük ve engeller karşısında Sivas’ta topladı. Celadetperver azminizi tebrik eder ve beyan-ı hoş amedi eylemekle bahtiyarlığımı arzederim.

Efendiler; Muhterem heyetiniz, kurtarıcı müzakeratına girişmeden evvel bazı maruzatta bulunmama müsadenizi rica ederim. Malûmdur ki milliyetler esasına müstenit vaitler üzerine 30 teşrinievvel 1918 tarihinde Düveli İtilâfiye ile mütareke akdedildi. Milletimiz adilane bir sulhe nail olacağını ümit etti. Halbuki
müterekaname ahkâmı vatan ve milletimiz aleyhinde her gün bir suretle suiistimal ve taarruz ve icbar suretiyle tatbik edildi. Düveli İtilâfiyeden kuvvet
alan memleketimizdeki Hıristiyanlar milletimizin haysiyetine dokunan çılgınca davranışlara girişti. Batı Anadolu’da İslamın harimi ismetine dahil olan yunan zalimleri, İtilâf devletlerinin hoşgörür gözleri önünde canavarca facialar
yaptılar.

Doğuda Ermeniler, Kızılırmak’a kadar genişleme hazırlıklarına giriştiler. Şimdiden sınırlarımıza kadar dayanıp toptan öldürüp yoketme politikasını gütmeye başladılar. Karadeniz kıyılarımızda Pontus Kırallığı hayalinin gerçekleşmesine bile çalışıldı. Adana, Ankara, Maraş, Konya yakınlarına kadar gelen işgalciler Antalya’ya da girdiler. Trakya’da işgal bölgesi içine alındı.
Saltanat tahtının yeri ve Halifeliğin merkezi olan İstanbul ise, hükümdar
saraylarının içine kadar sokulan boğucu bir işgal havası içinde ecnebi inhisarına ve tahakkümüne düştü. Bütün bu haksız saldırılara karşı İstanbul’daki hükümet belki tarihte bir benzeri daha görülmemiş bir katlanma ile sustu, her zaman için güçsüz, kararsız, dermansız kaldı. İşte bu haller milletimizi silkinip uyanmaya sürükledi.

Artık milletimiz pek güzel anladı ki İtilâfçı devletler bu yurtta kutsal varlıklarına ve milli kaderine sahip çıkacak bir gücün, bir isteğin olmadığına iyice hükmetmişlerde akıllarına geleni işlemişlerdir. Ve bu zehap yüzündendir ki cansız bir ülke, kansız bir millet neleri hak etmiş sayılabilirse hepsini hiç çekinmeden uygulamaya koyulmuştur. Buna karşı boyun eğip teslim olmuş görünmek, tam bir çöküntüden başka bir sonuç vermeyecektir.

Atatürk Kongre ve Etnografya Müzesi, Sivas

Atatürk Kongre ve Etnografya Müzesi, Sivas

Efendiler, milletimizin sizler gibi uyanık ve şerefli kimseleri görünüşün kaygılı
karanlıklarından umutsuzluğa düşmediler.Çünkü onlar bilirler ki tarih bir milletin varlığını, hakkını hiçbir zaman inkâr edemez. Onlar güçlü bir inanışla bilirler ki bu yırtılan örtü arkasından yersiz bir görüşle yurdumuza ve milletimize karşı verilen hükümler, ortaya sürülen kanaatler muhakkak iflâsa mahkümdur. Efendiler İtilâf devletlerinin haksızlıklarıyla İstanbul hükümeti’nin güçsüzlüğü ve
kararsızlığı karşısında milletimiz varlığını belirtmek ve bu saldırılara karşı namusunu ve istiklalini korumak gerektiğini hükmetmek zorunda kaldı. Bilindiği gibi doğuda geçen harbin her türlü meşakkat ve elemlerini görmüş ve bilhassa Ermenilerin vahşice zulmüne uğramış yaşlı hudut vilayetlerimiz milli istiklâl ve namusu kurtarmak ve amacıyla Müdafaa-i Hukuku Milliye Cemiyetleri kurdular.

Şarktan ve cenuptan tehlike hisseden Diyarbakır vilayetimizde de Müdafaa-i Vatan Cemiyeti teşekkül etti. Batıda Yunanlıların tecavüzü ihtimaline karşı teşekkül eden Müdafaa- i Hukuku Milliye Cemiyeti Yunanlıların sevgili topraklarımıza ayak basması üzerine ilhakı fiilen kıyam etti. Trakya’da, Kilikya’ da ve her tarafta milli cemiyetler teşekkül etti. Hülâsa batıdan ve Doğu’dan yükselen milletin sesi Anadolu’nun en uzak köşesinde bile yankı buldu.
Binaenaleyh milli cemiyetler, düşmanlara esaret boyunduruğuna girmemek kastiyle milli vicdanın azm-ü iradesinden doğmuş yegane teşkilât oldu. Bu sayede asırlardan beri müstakil yaşayan milletimizin mevcudiyetini âleme göstermeye başladı.

Efendiler, milletçe kurtuluş çaresinin ancak kendi gelişmesinden doğacağı kanaati tahakkuk edince, bariz tehlikeler karşısında bulunan Doğu Anadolu vilayetleri “ Erzurum Kongresi” ni davet etti. Bu sırada idi ki cereyan eden muhaberat ve ortaya çıkan hadiseler ve kendini gösteren gerçekler karşısında bütün yurdun bir bütün halinde kurtuluşunu amaç edinen Sivas kongresi
bugün muhteşem heyetinizin vücuda getirdiği umumi kongre daha 21 Haziran 1919 tarihinde kararlaştırıldı.

Efendiler burada, azim teessüflerle heyet-i aliyenize arz edeyim ki, memleketin ve milletin mukadderatını teminde güçsüzlükten, miskinlikten başka bir şey gösterememiş olan İstanbul Hükümeti, milletin sesini boğmak, belirmeye başlayan bağlılıklarını koparmak ve böylece milleti daima mağlup göstermek gibi ancak düşmanlarımızın çıkarma işleyen aykırı davranışlarda ancak gücünü gösterebilirdi. Bu hal milli tarihimizde elbette İstanbul Hükümeti hesabına lekeli bir sayfadır. Teşekkür olunur ki efendiler, millet ve kudreti milliyenin tam dayanağı olan namuskâr ordumuz hükümeti merkeziye yi ikaz etmekle birçok büyük zararları önlemiş oldu. Yinede bu halin milli davranışta birçok gecikmelere ve duraklamalara sebep olduğu unutulamaz. Hatırlarda olacaktır ki, Sivas umumi kongresine teşrifleri için 22 Haziran’da vuku bulan davetnamede Erzurum Kongresi’nden bahsedilerek 10 Temmuz, in’ikat için esas itibar
edilmişti. Batı Anadolu delegelerinin bu zamana kadar Sivas’a vasıl olabilecekleri tahmin olunarak Erzurum heyetinin de Sivas’ta umumî içtimaa dahil olabileceğine imkân tasavvur edilmişti. Hâlbuki Sivas’ta toplantı ancak bugün gerçekleşebildi. Aradan bir aydan çok zaman geçti. Bu uzun süre içinde, Erzurum Kongresi delegelerini bekletip durdurmaktansa herkesin kavrayıp katıldığı amaçlar ve esaslar üzerinde konuşulup kararlara varılması uygun düştü. Ve sonradan delegelerin seçildikleri yerlere dönüp alınan kararları uygulamaya girişmeleri tercih edildi. Fakat kongre heyeti umumiyeti ve binaenaleyh Doğu Anadolu namına Sivas Kongresinde hazır bulunmak üzere Heyeti Temsiliye’den bir heyetin teşkiline karar verildi. Erzurum Kongresi’nin bildirisinden ve tüzüğünden başka gizli kalmış hiçbir kararı yoktur. Yalnız Sadrazam Ferit Paşa’nın Paris seyahatinden dönüşte Anadolu’da karışıklık
olduğuna dair yayınladığı bir tamimi Kongrece büyük teessüflerle okunmuş gerçeğe uymayan, memleket ve milletin çıkarlarına zarar veren bu gafilane tebliğin derhal tekzibi şiddetle kendisinden talep edilmiştir. İstenen bir şey de milletvekili seçiminin çabuklaştırılmasıdır.

Erzurum Kongresi yalnız Doğu Anadolu delegelerinden kurulu olduğu için yetkisine bu çevre içinde sıkışmış görmekle yetinmiştir. Ancak batı Anadolu ve Rumeli delegelerinin katılmasıyla belirebilecek yaygın ve tüm bir yetkinin kullanılmasını sizin muhterem topluluğunuzun gerçekleşmesi koşuluna bağlı gördü. Hatta bu sebeplerdir ki, Doğu Anadolu’daki milli cemiyetlerin birleşmesinden hasıl olan kütleye unvan verirken, “ Şarki Anadolu “ kaydı konuldu. Durup dururken, “ Anadolu Müdafaa-i Hukuk cemiyeti “ yada “ Anadolu – Rumeli Müdafaa-i Hukuk Cemiyeti “ adlarına kullanmak ve bütün milletin hukuku namına kendi kendine selâhiyet vermek doğru olmazdı. Bu taktirde İstanbul’da vuku bulduğu gibi beş-on kişinin bir araya gelerek bütün milletin sahibi selâhiyet vekilleri imiş gibi aslı selâhiyet vekilleri imiş gibi aslı selâhiyet milletle ilgisiz davranışları bir bakıma tekrarlanmış olurdu.

Bununla beraber efendiler. Erzurum Kongresi bütün memleketin ve milletin ittihat ve ittifak noktasında Doğu Anadolu vilayetlerince diğer vilayetler ile her noktai nazarında işbirliğine hazır olduğunu belirtmeyi kararlarının başında saymıştır. Elbette yüce varlığımızla kurulmuş bulunan bu Sivas Kongresi, vatanımızın yekpare, milletimizin yek vücut olduğunu gerektiği gibi ortaya koyup ispatlayan kararları alacak esasları koyacaktır.

Efendiler, Millet Meclisi’nin toplanması için öteden beri gösterilen milli dilekler
karşısında İstanbul hükümetinin daha ilk günden baştan savma davranışları, sonraları Anayasa’ya aykırı inatçı direnişleri, son günlerde milli cereyanın tesiratıyle az çok gevşemiş durumdadır. Seçimler için emir verildiği malûmunuzdur. Bunun gerçekleşmesi, Allah’ın izni ile sizin davranışlarınız ve dirençlerinizle sağlanacaktır. Ancak seçim başlayıp bitmeden önce bir ya da birkaç yabancı memleketin mandasını kabullenmek gibi doğrudan doğruya hayat ve istiklâlimizle alâkadar bir mesele mevzubahis olmaktadır.

Milli Meclis’in henüz toplanmamış olduğu bir sırada yabancıların kuşattığı ve
istiklâlini kaybetmiş olan İstanbul hükümetin tek başına ve gayrı meşru bir kararı veyahut milli emellere karşı bazı yabancı teklifleri hoş görüp kabullenmesini hesaba katarak Erzurum ve Sivas kongrelerinin birbiri ardı sıra birbirinden daha yetkili toplanmış olması, muhakkak bir fali hayr-ü selâmettir.

Maruzatım hitam bulunurken, vatan ve milletin kurtuluş ve yükselişi amacına bağlı olan heyetimizin hayırlı bir başarıya ulaşması dileğini Tanrı’nın yüce katına yükseltmek isterim.

Ömer Sami COŞAR, İstiklal Savaşı Gazetesi, 5 Eylül 1919

Avatar

Leave a reply