Komünizmin Baş Silahı : Yalan – Dr. Fethi TEVETOĞLU

0
205

İnsan haklarını hiçe sayan komünizm, dünyadaki hürriyet ve demokrasi nizamını yıkmak yolundaki müca­delesinde birçok denemelerle öğrenmiştir ki, bir milletin istiklalini elinden alabilmenin, o memlekette komünizmi hakim kılmanın en kolay ve kestirme yolu, fırsatları kollamak ve bizzat imkan, vasat, ve firsatlar yaratmaktır.

Bir milletin vatansever elemanları milli menfaatler hesabına herhangi bir harekete giriştiklerinde, komünist hemen suret-i hak’tan görünerek bu harekete katılır ve bu kaçınılmaz fırsattan faydalanmaya kalkar. Çok defa da gençliği, işçiyi, köylüyü, basını istismara çalışır. Bunların pek hassas olduğu vatani, milli, dini kültürel veya ekonomik bir konuyu ele alıp, «hayır yolun­da» görünen bir protesto yürüyüşünü, bir basın kampanyasını, bir mitingi, bir açık oturumu, bir grevi, bir ih­tilali kendi « şer planları » nı gerçekleştirmek için bizzat tertipler.
­
Önce, türlü çeşidi bulunan sosyalizmin hangi nev’i olduğunu bildirmeden kitleleri kandırarak yalnız « Sos­yalist » adıyla meydana çıkmış , sonra «Marksist Sosyalist» ve nihayet saati gelince bütün çıplaklığı ile « Kızıl Komü­nist » olduğunu açıklamış bir komünist köleler partisinin 1947’de Polanya, Romanya, Bulgaristan ve Macaristan’da, 1 948 de Çekoslovakya’ da, bu memleketleri Demirperde gerisine yuvarlamaktaki metod ve başarısı, hep bu çe­şit « şer tertipleri » nin sonucudur.

Komünizm çok iyi bilir ki, bir toplumda kendi işine yarıyacak kargaşalığı çıkarabilmek için evvela bu toplu­mu teşkil eden fertler, zümreler ve sınıflar, bilhassa silah­lı kuvvetlerle sivil vatandaşlar arasında ayrılık, ikilik, ih­tiras ve nefret hisleri yaratmak lazımdır. Bu sebeple komünizm, güven ve sevgiyi sarsıp kaldı­rarak kitleleri birbirinden ayıracak, korku ve tehditlerle toplumun huzurunu kaçıracak, nizamları bozacak ve böy­lece fertler, zümreler, sınıflar ve nihayet milletler arasın­da düşmanlık yaratacak şuur dışı, uzlaşmaz bir kuvvet ve mel’anete, bir şer silahıma muhtaçtır. Komünizmin bu baş silahı «yalan » dır.

Gerçekte komünizm « kuvvet» değil, «zaaf» olduğu için yalan’a başvurur. İnsanlarda da incelenir, aranırsa yalan söyleyenlerin başında ruhen zayıf olanlar, ruh has­taları gelirler. Yalanı yalan olduğu için kullanan, seven ve söyleyenler hep bu psikopat’lardır. Ceza korkusu tesiriyle yaptığı suçu arkadaşına yük­lerneğe çalışan çocuktan, kaatile, hırsıza, fahişe kadına kadar bütün kabahatliler, suçlular, günahkarlar, başarıya
dürüst ve meşru yollardan ulaşamıyacaklarını zayıf ve aşa­ğılık varlıklarında duyarak diğer insanların hak ve hür­riyetlerine tecavüz eden kin ve husuınet malulleri, yalanı «gerçek» olarak kullanırlar. Kızıl cehennemin dünya cenneti olduğuna kendilerini kandırmış görünen akibetleri meçhul ajanlar, henüz ko­münist gayyasına düşmemiş gafilleri de bu yalana inan­dırmağa çalışırlar. Komünistlerin aşağılık şahıslannda, bütün maddi ve manevi taraflarıyla bir psikopat, bir hır­sız ve bir fahişenin her üçü birleşmiş halde temsil edil­diklerinden, bu hasta ruhlu, hak ve hürriyetlere düşman, kirli ve mülevves yaratı kl ar, bütün sağlam, hak ve hür­riyetsever, temiz insanlara düşmandırlar. Onlan lekelemeğe, yıpratmağa ve yoketmeğe çabalarlar.

Kendilerinde yokluğunu hissettikleri herşeyi kimde görür ve bulurlarsa ona düşman kesilirler. Vatansızdırlar, vatanseverlere; şuursuzdurlar şuurlulara; bir burjuva uy­durması addettikleri haya, iffet ve namustan yoksuldur­lar, hayalı, iffetli ve namuslulara; dinsizdirler dindarla­ra; inkarcıdırlar inananlara ve kısacası yalancı ve müfte­ridirler doğrulara, düşmandırlar. Komünistlerin geçmişleri araştınlınca görülür ki, ya
türlü ahlaksızlık yüzünden okuldan kovulmuştur. Yahut disiplinsizlik, hırsızlık veya vatana ihanetle ordudan tard­ edilmiştir. Cinsi sapıktır, sevdiğinin, ailenin ve toplumun reddine uğramıştır. Bu aşağılık duygularının kendilerine verdiği «insan ve toplum düşmanlığı » ile şahısları, onla­rın şahıslarında idealler i ve nihayet bu ideallerin kurdu­ğu müesseseleri yıkmak, her komünistin başlıca vazife saydığı hedeflerdir.
Dünya’nın her tarafında seçimle iş başına gelmiş, hak ve hürriyetin, milli hakimiyetin temsilcisi olan meş­ru ve milli parlamento müesseselerine komünistler daima düşmandırlar. Parlamentoyu teşkil eden azalan, parti ve teşekkülleri yıpratarak, kanun dışı olan komünizmin ve komünist partisinin kanun çerçevesine ve Meclis içi­ne alınmasını temin ve böylece murad ve hayal ettikleri kavuşmak, her memlekette gerçekleştirmeğe ça­baladıkları planın tatbikatı meyanındadır. Ve tatbikatta kullandıkları başlıca silah yalan’dır. Söylenmedik sözleri söylendi, yapılmadık işleri yapıldı, diye yayarlar. Her gün renk, her gün cephe ve ağız değiştirirler. Ko­münist vokabülerinde « ak » ın manası « kara» olduğu kadar, « gerçek » in manası da « yalan » dır.

FAŞİST YOK KOMÜNİST VAR, DR. FETHİ TEVETOĞLU, KOMÜNiZMLE MÜCADELE YAYlNLARI: 1, 3. BASKI, ANKARA -1963, S. 53-55

Avatar

Leave a reply