KÂŞGARLI MAHMUT ANITI – FAZIL HÜSNÜ DAĞLARCA

0
277

Büyük savaşlarında Türkçenin

Sen diş eri.

İşte yapıtın gözalan göklerle ulaşır

Ta bugüne dek

Ta oralara, ileri.

Sözcüklerin dolanır ağarmalardan ağarmalara

Konar başlarımıza kuş kuş.

Güzelliklerle gerçeklerle yepyenisin

Sen anadiline gönül vereli

Dokuz yüz yıl mı olmuş?

En görkemli us örgüsüne

Açılmış ak ellerinle bir kapı.

Düşüncenin dökümü müdür nedir,

Kuruluşu mudur dağların suların ağaçların

Türkçe denilen bu sınırsız yapı.

Seni tutar tutmaz anlarım

En tatlı bir üzümdür avuçiarımdaki koruk.

Yaşarım diri anlatımlarınla sencileyin;

Geceler bir ova

Günler bir doruk.

Artçısın kocaman, Altaylara

Öncüsün kocaman, bana sen.

Öyle çocukların gelecek ki ergeç

İçeceksin söylemenin çiçekli közelerini

Kana kana sen.

Savaştır, durur yüreğindi

Yeryüzü ağırlığınca bir yas.

Ne dedin ey ulu dil

Barışlar için:

“Kanı kan ile yumas”.

Bakışlarınca sımsıcak,

Sevgigildir, yıldızla tırtıl.

Ey ulu dil ne buyurdun

Kurda kuşa uluslara

“Erdemin başı tıl”.

Sen Kâşgarlı Mahmut

“Aç ne yimes tok ne dimes” der iken Büyürsün eşitlikte bilgelikte

Koca bir kardeşlikle aşarsın çağları Büyürsün bir daha eylemde sen.

Evren olmuşsun ey ulu dil

Yarı parlasın da karanlık kalır yarım.

Senden eserı yellere

İşte ot kımıldar

İşte ben kımıldarım.

Kâşgarlı Mahmut ülküdeşin Balasagunlu Yusuf’la birlikte İki dilata’sınız.

Ta sonsuzluğa dek

Bütün yaşamaları, bütün kurtuluşları

Anlata anlata’sınız.

TÜRK DİLİ AYLIK DİL VE EDEBİYAT DERGİSİ, YIL 22, CİLT XVII, SAYI 253, 1 EKİM 1972

Avatar

Leave a reply