Bıkmadınız mı etrafınızda kandırılmış aydın görmekten?

Vallahi ben bıktım doğrusu…

Ne yapalım, bazen köylü kızlarını manken olacaksın diye kandırıyorlar, kimi mürekkep yalamışları da aydın olacaksın diye…

Adalet Ağaoğlu.

Bahsettiğim kandırılmış aydınların en bariz örneği herhalde Ağaoğlu’dur. Kendisi ile ilgili daha önce bir yazı yayımlamıştım. Kemalizm’in ne olup ne olmadığını irdeliyordum bu yazımda.1 Laf döndü dolaştı, Kemalist rejimi faşist olmakla suçlayan Adalet Ağaoğlu’na geldi.

Tabi Adalet hanımı anmamak olamazdı. 15 Mart 2009 tarihli Taraf gazetesine verdiği röportajda Ağaoğlu’na yöneltilen sorulardan birisi şuydu:

– Kemalizmin geldiği noktayı nasıl değerlendiriyorsunuz?

– Her iki tarafı da faşist buluyorum. Neler yaptı faşist Atatürkçüler?

Neler neler yaptı faşist Atatürkçüler

Bir başka gazete bu sefer mikrofon uzatmış kendisine, bu sefer de dert yanıyor:

“Yıllar önce yeni seçim aktivitelerine girişildiği sıralarda basın tarafından sık sık aranır, o seçimler hakkındaki düşüncelerim sorulurdu. Gitgide basının seçimler hususundaki bana yaklaşımı azaldı. Bu son seçimler üstüne de tek soruyla karşılaşmadım. Oysa, aksi gibi, son seçimler üstüne düşüncelerimi kamuya açıklayabilmek için yanıp tutuşmaktayım. Öyle ki, böyle bir açıklamaya başvurmak benim için bir mecburiyet halini almıştır.

(…)

Ben oyumu *HDP**’ye vereceğim.”2

Kimse sormuyor Adalet hanım. Sizin de dediğiniz gibi, HDP’ye oy vereceğinizi açıklamanız, sizin için bir mecburiyet halini almıştır!

Sana kimse gelipte, “hangi partiye oy vereceksiniz?” diye sormuyorsa bunun bir sebebi olmalı, değil mi? Kimse sana sormuyor, alınmışa benziyorsun. Bazıları etrafında kandırılmış aydın görmekten bıkmadıysa bile, ben bıktım.

Hatırlayın, AKP anayasa değişikliği yapmak için 12 Eylül 2010 tarihinde referandum yapmıştı. “Yetmez ama Evet” oyu verenlerden biriydi Ağaoğlu. Peki ya sonra ne oldu?

4 yıl sonra “yetmez ama evet!” için bir açıklama yapıyor Ağaoğlu:

“Ben açıkçası darbe anayasasını gayrı meşru saydım. Başından beri… Hele 12 Eylül referandumunda ne kadar umutlandık. Oradaki umut kırıklığı beni çok etkiledi. Bu benim belki de son enayiliğimdi.”3

Bir konuda kararsızım.

Yani naçizane, sizin iddia ettiğiniz gibi acaba “bu sizin son enayiliğiniz mi?”.

Umarım öyledir.

Çünkü ben etrafımda kandırılmış aydın görmekten bıktım.
*

Uğur Mumcu.

Bu ismi ne tanıtmaya, ne de üzerine bir laf söylemeye gerek yoktur.

Kendisinin tamamlayamadığı “Kürt Dosyası” isimli kitabı, oğlu Özgür Mumcu tamamlayacak sanırım.

6 Haziran 2015 tarihinde, babasının yazdığı gazetede, 7 Haziran seçimlerinde hangi partiye oy vereceğini yazdı, Özgür Mumcu. Şöyle diyor yazısında:

Her gün siyaset hakkında yazıp çizenlerin seçimden önce oyunu saklamasını doğru bulmuyorum. Yarın HDP’ye oy vereceğim. Basit matematik hesabı ortada. Baraj saçmalığı sebebiyle AKP’nin fazladan 50-60 milletvekili almasını önlemenin yolu da.

Başkanlığa karşı parlamenter rejimi savunuyorsak en geniş temsilin sağlanacağı bir Meclis’e dolayısıyla Meclis’te HDP’ye ihtiyacımız var.4

Basit matematik hesabı ortada. 50-60 milletvekili daha almak çok önemli!

Uğur Mumcu’nun abisi Ceyhan Mumcu’nun daha basit ve daha anlaşılabilir bir hesabı var:

“Uğur’un ölümünden birkaç gün önce Özgür Gündem gazetesinde Yaşar Kaya, “Yakında Kürt köylüsünün dinamizmi Uğur Mumcu sorununu çözecektir” demişti.

Özgür’ün babası Uğur, abisi olan bana “Bunlar beni öldürecekler, bu yazı benim ölüm fermanımdır” diyerek suikasta uğrayacağıkaygısını anlatmıştı.

Uğur’un son kitabı “Kürt Dosyası”nın birinci bölümü, dava dosyasına da atıf yapılarak, belge ve kanıtlarıyla Abdullah Öcalan‘ın MİT elemanı olduğunu saptıyordu.

ABD’nin Kürt siyaseti ve açılımı Turgut Özal ve ikinci cumhuriyetçilerce gündemimize oturmuş; Turgut Özal “Federasyonu tartışmanın zamanı geldi” diyerek Kürt açılımına Cumhurbaşkanı olarak desteğe hazır olduğunu anlatmıştı.

Uğur’un 1992’deki tüm yazıları, ABD’nin Kürt Devleti kurma projelerine karşı halkı uyandırma çabalarıydı. “Kürt Dosyası” kitabı da tamamlanamadan öldürüldü.

Bu siyaset bugün için de hükmünü sürdürüyor.

Özgür Mumcu bu siyasete teslim olmuş, babasının kanını da babasını öldüren projelere hediye etmiş.

Ben o kanı, Özgür gibi ABD ve onun projelerinde görev alanlara helal etmiyorum.

*

Belki de hep bu basit hesaplar yüzünden kaybediyoruzdur…

Bir bakın etrafınıza.

Ben etrafımda kandırılmış aydın görmekten bıktım.

  1. Cihan Oktay, Kemalizm ve Kemalizm’in Geleceği, Türkçe Tarih Dergisi
  2. [“Adalet Ağaoğlu: Ben oyumu HDP’ye vereceğim”*](http://t24.com.tr/haber/adalet-agaoglu-ben-oyumu-hdpye-verecegim,297764), T24, 25 Mayıs 2015
  3. “Adalet Ağaoğlu’ndan ‘yetmez ama evet’ itirafı: ‘Son enayiliğimdi'”, Haber Sol, 13 Nisan 2014
  4. Özgür Mumcu, “Oyum Kime?”, Cumhuriyet, 6 Haziran 2015

Leave a reply