İSTANBUL’DA İZ BIRAKAN PAŞA, SÜREYYA PAŞA (İLMEN)

0
543

Süreyya Paşa, 1874 senesinde Karadağ’ın Podgoriçe (Podgorica) şehrinde dünyaya geldi. Babası, II. Abdülhamid’e on yedi sene Seraskerlik yapmış olan
Mehmet Rıza Paşa’dır. Annesi ise Çerkez asıllı Adviye Hanım’dır. Eğitim hayatına Galos’ta başladı, İstanbul, Denizli, İzmir ve İzmit’te devam etti. Babası
gibi asker olmayı isteyen Süreyya Paşa, askerliğe ilk adımı 1885 yılında, Üsküdar’da Paşa Kapısı’ndaki askeri okula kayıt yaptırarak attı. Aynı yıl Rıza
Paşa’nın Doğu Rumeli’deki olaylar münasebetiyle 3. Tümen Komutanlığı’na
tayin edilmesi sebebiyle Edirne’ye taşınarak eğitimine buradaki askeri rüştiyede
devam etti. Edirne’de bulunduğu kısa süre içerisinde Talat Bey (Sadrazam Talat
Paşa) ile sınıf arkadaşlığı da yaptı.

1888 senesinde Rıza Paşa’nın 2. Tümen Komutanlığı’na atanmasıyla İstanbul’a gelen Süreyya Paşa, öğrenimini Akaretler’deki askeri okulda tamamladı. 1889’da Kuleli Askeri Lisesi’ne kayıt oldu ve üçüncü sınıfta okurken babası Rıza Paşa, Seraskerlik makamına atandı. 1892 yılında Pangaltı Harp Okulu’na kayıt oldu. Birinci sınıftan sonra bizzat II. Abdülhamid tarafından yalnızca paşa çocukları ve şehzadelerin eğitim gördüğü zâdegân sınıfına alındı. 1894 yılında harp okulundan mezun oldu ve teğmen arkadaşıyla beraber kurmay sınıfına kayıt oldu ve kolağası (önyüzbaşı) rütbesine yükseltildi. Süreyya Paşa, harp okulunu bitirdikten sonra Sultan Abdülhamid tarafından kurmay heyetine alındı. 1900 yılında 27 yaşında iken, mirliva (tuğgeneral) 1906 senesinde de ferikliğe yani korgeneralliğe kadar yükseltildi. Süreyya Paşa, II. Meşrutiyet’in ilanından sonra, Erkan-ı Harbiye’nin ikinci şubesine atandı. Kendisi çalışmalarına, 1912 senesine kadar bu şubede devam etti. 31 Mart vakasından sonra, İttihat ve Terakki’nin yönetime tamamen hâkim olmasıyla birlikte orduda yeni bir düzenlemeye gidildiğinden Süreyya Paşa’nın rütbesi de korgenerallikten, yarbaylığa düşürüldü. Erkan-ı Harbiye’nin ikinci şubesine atanan Süreyya Paşa, bundan sonra askerlikle ilgili eserler yazmış ve neşretmiştir. Bu cümleden olarak, 1910 senesinde, Osmanlı Ordusunda ilk askeri cep takvimini çıkardı 8 . Takvim, 1911 ve 1912 yıllarında da Süreyya Paşa tarafından çıkarılmaya devam etti. Süreyya Paşa, Mahmud Şevket Paşa’nın Harbiye Nazırı olması üzerine Osmanlı’da ilk askeri havacılık çalışmalarını başlatmak üzere görevlendirildi (1911). Bu görevini Mahmud Şevket Paşa’nın Harbiye Nazırlığı döneminde başarıyla sürdürdü.

Süreyya Paşa, 1914 Nisan’ında askerlik mesleğinden ayrılarak Nice şehrinde bulunan babasının yanına gitti. Dönüşte İstanbul’un Balat semtinde Süreyya Paşa Mensucat Fabrikası’nı kurdu. Fabrikaya makine almak üzere Almanya da bulunduğu sırada Bulgaristan’ın savaştan çekilmesiyle birlikte sınırların kapanması üzerine yaklaşık bir sene zorunlu olarak burada ikamet etti. Bu süre içinde Millî Mücadele ile ilgili haberleri basından takip etti. Sınırların açılmasıyla İstanbul’a döndü. Millî Mücadele’ye destek olmak için bazı faaliyetlere girişti. Özellikle, başkanlığını yaptığı Hilal-i Ahmer Cemiyeti Kadıköy şubesi vasıtasıyla Anadolu’ya yardım gönderdi. Aynı zamanda Kadıköy Müdafaa-i Hukuk Cemiyeti’ne katılarak Cafer Ağa Mahallesi şubesinin başkanlığını üstlendi. Kadıköy ve Üsküdarlıları Millî Mücadele’ye katılmaya teşvik etti.

Türkiye Cumhuriyeti kurulduktan sonra Süreyya Paşa, 2 Şubat 1924’te Halk Fırkası’na üye oldu. 1924 senesi, siyasi hayatı için bir dönüm noktası oldu. Bu tarihte Üsküdar ilçesi idare meclisi üyeliğine seçildi. 1925 Şubat’ında, İstanbul Milletvekili Abdurrahman Şeref Bey’in ani vefatı üzerine boşalan İstanbul milletvekilliği için gazetelerde adı geçse de seçilemedi. 1 Mayıs 1925’te Cumhuriyet Halk Fırkası’nın ilk İstanbul kongresi yapıldı. Bu kongreye 39 delege katıldı. Kongre, baş mutemet vekili Refik İsmail Bey’in konuşmasıyla başladı. Yapılan seçimde kongre başkanlığına Süreyya Paşa seçildi. Kongrede, İstanbul, Beyoğlu ve Üsküdar ilçeleri idare heyetleri de teşekkül etti. Hâkim Rıza Bey 18 Üsküdar ilçe teşkilatına mutemet, Süreyya Paşa’da üye olarak seçildi. Süreyya Paşa kongre sonunda; maliyetini karşıladığı bir kitap hazırlatarak parti teşkilatına dağıttı.

Süreyya Paşa, Emin (Erkul) Bey’in İstanbul Belediye Başkanlığına atanmasıyla (1924) birlikte bir yıl kadar sürecek fahri danışmanlık ve İstanbul’un imarı için kurulan komisyonda da üyelik görevlerine seçildi. Ancak Cumhuriyet Halk Fırkası il kongresinde, Üsküdar’ın İstanbul’dan ayrılarak müstakil bir şehir yapılması yönündeki yaklaşımları desteklemesi ve basına bu konuda açıklamalar yapması üzerine, Belediye Başkanı Emin Bey’le görüş ayrılığına düştü. Bunun üzerine, Emin Bey, 5/6 Ağustos 1925’te Süreyya Paşa’yı fahri danışmanlıktan aldı. Süreyya Paşa, Hâkim Rıza Bey’in Kütahya Milletvekili seçilmesiyle Kasım 1925’te, Cumhuriyet Halk Fırkası Üsküdar idare heyeti başkanlığına getirildi. Süreyya Paşa, gerek parti azalığı, gerekse Üsküdar idare heyeti başkanlığı süresince, Cumhuriyet Halk Fırkası’nın Üsküdar, Kadıköy, Beykoz, Ömerli, Şile, Kartal, Gebze teşkilatlarını kurmak için büyük çaba sarf etti. Bu çerçevede, parti merkeziyle yakın bir ilişki kurdu. Merkezden gelen; örneğin Üsküdar’da kimlerin milletvekili olabileceği ya da Üsküdar halkının milletvekillerinden memnun olup olmadığı gibi soruları, kaza teşkilatlarının görüşlerini alarak cevaplandırdı.

Süreyya Paşa, 11 Şubat 1926’da Cemiyet-i Umumiye-i Belediye’ye Üsküdar üyesi olarak seçildi. Böylece İstanbul Belediyesi’ndeki faaliyetlerine belediye azası olarak devam etti. Burada, Üsküdar, Kadıköy ve çevresinin imarı için yoğun bir çaba içerisine girdi. Nitekim bu konuda belediye meclisine birçok önerge verdi. Bu teklifler gazetelere “Süreyya Paşa’nın Meşhur Takrirleri” şeklinde yansıdı. Kendisi, bu görevlerini, 2 Eylül 1927’de Türkiye Büyük Millet Meclisi’ne III. dönem İstanbul Milletvekili olarak seçilene kadar
sürdürdü.

TAMAMINI OKUMAK İÇİN: SÜREYYA (PAŞA) İLMEN VE SERBEST CUMHURİYET FIRKASI.pdf

Avatar

Leave a reply